#smrgKİTABEVİ 20. Yüzyıl Hayaletleri - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
344
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Esat Ören
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
284,00
Havale/EFT ile:
278,32
1199259006
646652
https://www.simurgkitabevi.com/20-yuzyil-hayaletleri-2026
20. Yüzyıl Hayaletleri - 2026 #smrgKİTABEVİ
284
“Bazı kapılar kapandığında, içeride ne kadar bağırırsanız bağırın, sizi kimse duyamaz.” Joe Hill, türün sınırlarını zorladığı bu kült öykü derlemesinde, korkunun sadece karanlık köşelerde değil; bir bodrum katının yalıtılmış sessizliğinde, bir sinema salonunun tozlu koltuklarında ve insan ruhunun en mahrem dehlizlerinde saklandığını gösteriyor. Imogene, 1945'ten beri bir sinema salonunun tozlu koltuklarında gün sayan genç ve güzel bir ölü. Francis bir zamanlar insandı, şimdiyse hüzünlü şarkısıyla dünyayı sarsan dev bir böcek. John, yarım düzine çocuğun kanıyla lekelenmiş bir bodrumda tutsak. Hattı çoktan kesilmiş antika bir telefonla, geceleri ölülerden gelen aramaları bekliyor. Nolan ise kardeşinin inşa ettiği devasa karton kalenin ardında pusuya yatmış tekinsiz dünyaları keşfediyor. Hill, her sayfada gerçekliğin zeminini ayağınızın altından kaydırırken sizi kurbanla celladın birbirine karıştığı o dar koridorlara hapsediyor. Gözkapaklarına dikilen gülen yüz düğmeleri, geri dönüşü olmayan o karanlık ormanlar ve sessizliğin içinden gelen fısıltılar, okuru kaçışı olmayan bir dehşetin içine çekiyor. Kitabı kapattığınızda bile bu hayaletler sizinle kalmaya devam edecek. “Joe Hill sinsi bir herif. Dev bir böceğe dönüşen çocuğu anlattığı hikâyesi bile incelikli ve itiraf edelim, bu sık rastlanan bir şey değildir.” —Christopher Golden
“Bazı kapılar kapandığında, içeride ne kadar bağırırsanız bağırın, sizi kimse duyamaz.” Joe Hill, türün sınırlarını zorladığı bu kült öykü derlemesinde, korkunun sadece karanlık köşelerde değil; bir bodrum katının yalıtılmış sessizliğinde, bir sinema salonunun tozlu koltuklarında ve insan ruhunun en mahrem dehlizlerinde saklandığını gösteriyor. Imogene, 1945'ten beri bir sinema salonunun tozlu koltuklarında gün sayan genç ve güzel bir ölü. Francis bir zamanlar insandı, şimdiyse hüzünlü şarkısıyla dünyayı sarsan dev bir böcek. John, yarım düzine çocuğun kanıyla lekelenmiş bir bodrumda tutsak. Hattı çoktan kesilmiş antika bir telefonla, geceleri ölülerden gelen aramaları bekliyor. Nolan ise kardeşinin inşa ettiği devasa karton kalenin ardında pusuya yatmış tekinsiz dünyaları keşfediyor. Hill, her sayfada gerçekliğin zeminini ayağınızın altından kaydırırken sizi kurbanla celladın birbirine karıştığı o dar koridorlara hapsediyor. Gözkapaklarına dikilen gülen yüz düğmeleri, geri dönüşü olmayan o karanlık ormanlar ve sessizliğin içinden gelen fısıltılar, okuru kaçışı olmayan bir dehşetin içine çekiyor. Kitabı kapattığınızda bile bu hayaletler sizinle kalmaya devam edecek. “Joe Hill sinsi bir herif. Dev bir böceğe dönüşen çocuğu anlattığı hikâyesi bile incelikli ve itiraf edelim, bu sık rastlanan bir şey değildir.” —Christopher Golden
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.