#smrgKİTABEVİ Âb-ı Hayat (Ciltli) -
Modern zamanda fakat zamanın dışındaymış gibi yaşayan bir arifin bakış, görüş, duyuş ve anlayış biçimi. Bir gönül inşa etmenin incelikleri. Ölçülü ve bir hekim gibi yaşamak sanatı.
Yüz seksen meclisten meydana gelen Âb-ı Hayat; adalete, merhamete ve muhabbete; iyi niyete, güzel ahlaka ve sağlam bir anlayışa; Hakk'a, insana ve hayata bambaşka bir boyuttan bakmayı öneriyor.
Üstad kimdi peki? Evi barkı yoktu, sokaklarda yaşıyordu, kimi kimsesi de yoktu, üstü başı eski püsküydü, bulursa bir lokma ekmek yer, bulamazsa günlerce bir şey yemezdi. Kimseden bir şey istemez, kolay kolay kimseden de bir şey kabul etmezdi. On yıl takip ettiği, bir sağanağı andıran konuşmalarını not ettiği Üstad'ını şöyle tarif eder Ömer Faruk Dönmez: “İnanılmaz bir yaşam sürüyordu, âdeta gerçek dışıydı, ‘normal' bir insanın kaldıramayacağı koşullarda bir mücadele veriyordu. Peki neyin mücadelesiydi bu? Söylediğine göre hakikatin nöbetini tutuyordu, dünyayı sanki dünyadayken terk etmişti; hakikati yaşıyor, hakikati taşıyordu.”
Daha önce üç cilt hâlinde yayımlanan Âb-ı Hayat şimdi tek kitapta.
Modern zamanda fakat zamanın dışındaymış gibi yaşayan bir arifin bakış, görüş, duyuş ve anlayış biçimi. Bir gönül inşa etmenin incelikleri. Ölçülü ve bir hekim gibi yaşamak sanatı.
Yüz seksen meclisten meydana gelen Âb-ı Hayat; adalete, merhamete ve muhabbete; iyi niyete, güzel ahlaka ve sağlam bir anlayışa; Hakk'a, insana ve hayata bambaşka bir boyuttan bakmayı öneriyor.
Üstad kimdi peki? Evi barkı yoktu, sokaklarda yaşıyordu, kimi kimsesi de yoktu, üstü başı eski püsküydü, bulursa bir lokma ekmek yer, bulamazsa günlerce bir şey yemezdi. Kimseden bir şey istemez, kolay kolay kimseden de bir şey kabul etmezdi. On yıl takip ettiği, bir sağanağı andıran konuşmalarını not ettiği Üstad'ını şöyle tarif eder Ömer Faruk Dönmez: “İnanılmaz bir yaşam sürüyordu, âdeta gerçek dışıydı, ‘normal' bir insanın kaldıramayacağı koşullarda bir mücadele veriyordu. Peki neyin mücadelesiydi bu? Söylediğine göre hakikatin nöbetini tutuyordu, dünyayı sanki dünyadayken terk etmişti; hakikati yaşıyor, hakikati taşıyordu.”
Daha önce üç cilt hâlinde yayımlanan Âb-ı Hayat şimdi tek kitapta.