#smrgKİTABEVİ Afyon'a Doğru -
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum. Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu öyküler...
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum. Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu öyküler...