Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
#smrgKİTABEVİ Ali Şeriati ile Düşünce Seyrimiz - 2025
Editör:
Gürkan Güzel
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
124
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
175,00
Havale/EFT ile:
171,50
1199261575
649176
https://www.simurgkitabevi.com/ali-seriati-ile-dusunce-seyrimiz-2025
Ali Şeriati ile Düşünce Seyrimiz - 2025 #smrgKİTABEVİ
175
Zamanın ufkunda bir isim, bazen şahıs sınırlarını aşarak tavra, itiraza ve sönmeyen meşaleye dönüşür. Elinizdeki mezkûr eser; Ali Şeriati isminin etrafında örülen kuru biyografik malumattan ziyade; mütefekkirin ruhuyla kurulan, on yıllara sâri dertleşmenin, hesaplaşmanın ve nihayetinde “aktif şahitliğin” meyvesidir. Feta Yayıncılık, düşünce dünyamızın mezkûr sarsıcı sentezini okurla buluştururken; sadece kitap yayımlama gayesinin ötesinde, “kültür gerillası” cephanesini sokağa, meydana ve vicdanlara taşımayı arzulamaktadır. Ali Şeriati'yi anlamak; Mezinan'ın yakıcı güneşinin altında çatlayan toprağın dilini öğrenmekle başlar. Horasan'ın sessizliğinden alınan kadim “çöl” terbiyesi; Paris'in gürültülü, parıltılı entelektüel kulelerine taşınan bir mirastır. Mütefekkirin hayatı, iki kutup arasındaki gerilimde şekillenir: Çölün vahyi ve içsel arınmayı fısıldayan mutlak sessizliği ile şehrin yabancılaşmayı, sömürüyü dayatan kaba gürültüsü. Elinizdeki metin; mezkûr hicreti zihinsel göç olarak yeniden okumaktadır. Şeriati'nin Mazinan'dan Sorbonne'a, oradan Meşhed'e ve nihayetinde Hüseyniye-i İrşâd'a uzanan yolculuğu; modern insanın iç zindanlarından kaçış denemeleriyle paralel kurgulanmaktadır. Batı'nın sömürgeci aklını bizzat mezkûr aklın merkezinde deşifre eden Şeriati; aslında öze dönüş manifestosu yazmaktadır. Mezkûr çalışma; manifestonun bugünün Türkiye sosyolojisindeki, dijital putperestlik çağındaki yankısını aramaktadır.
Zamanın ufkunda bir isim, bazen şahıs sınırlarını aşarak tavra, itiraza ve sönmeyen meşaleye dönüşür. Elinizdeki mezkûr eser; Ali Şeriati isminin etrafında örülen kuru biyografik malumattan ziyade; mütefekkirin ruhuyla kurulan, on yıllara sâri dertleşmenin, hesaplaşmanın ve nihayetinde “aktif şahitliğin” meyvesidir. Feta Yayıncılık, düşünce dünyamızın mezkûr sarsıcı sentezini okurla buluştururken; sadece kitap yayımlama gayesinin ötesinde, “kültür gerillası” cephanesini sokağa, meydana ve vicdanlara taşımayı arzulamaktadır. Ali Şeriati'yi anlamak; Mezinan'ın yakıcı güneşinin altında çatlayan toprağın dilini öğrenmekle başlar. Horasan'ın sessizliğinden alınan kadim “çöl” terbiyesi; Paris'in gürültülü, parıltılı entelektüel kulelerine taşınan bir mirastır. Mütefekkirin hayatı, iki kutup arasındaki gerilimde şekillenir: Çölün vahyi ve içsel arınmayı fısıldayan mutlak sessizliği ile şehrin yabancılaşmayı, sömürüyü dayatan kaba gürültüsü. Elinizdeki metin; mezkûr hicreti zihinsel göç olarak yeniden okumaktadır. Şeriati'nin Mazinan'dan Sorbonne'a, oradan Meşhed'e ve nihayetinde Hüseyniye-i İrşâd'a uzanan yolculuğu; modern insanın iç zindanlarından kaçış denemeleriyle paralel kurgulanmaktadır. Batı'nın sömürgeci aklını bizzat mezkûr aklın merkezinde deşifre eden Şeriati; aslında öze dönüş manifestosu yazmaktadır. Mezkûr çalışma; manifestonun bugünün Türkiye sosyolojisindeki, dijital putperestlik çağındaki yankısını aramaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.