#smrgSAHAF Anka'nın Yükselişi ve Düşüşü: Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme - 1987

Stok Kodu:
1199071460
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
VII + 209 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1987
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199071460
457362
Anka'nın Yükselişi ve Düşüşü: Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme -        1987
Anka'nın Yükselişi ve Düşüşü: Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme - 1987 #smrgSAHAF
0.00
Osmanlı devletinin dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biri olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Böyle bir devletin tarihi bugünü kadar genellikle "iç tarih" açısından yazılmış, dünya devletler sistemi içindeki yeni pek az ele alınmıştır. Bu tutumun sonucu olarak, dünya ve özellikle Avrupa güç dengelerindeki yeri, siyasi tarihin ana konusu olan temel gelişmeler ya da değişikliklerdeki payı ortaya konamamıştır. Ancak, bu büyük imparatorluğu, dünya tarihinin genel akışının, güç dengelerinin içine yerleştirmek, bir bakıma "tarihsel bağlam" içinde değerlendirmek ve özellikle Avrupa diplomasi tarihi içindeki önemli payını elden geldiğinde ortaya çıkarmak gerekiyor. Bu nitelikteki çalışmalar, aynı zamanda, imparatorluğun bazı bakımlardan "mirasçısı" olan ve çok küçük ölçüde de olsa temelde Osmanlı coğrafyası üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin izlediği politikaların daha anlamlı bir perspektif içinde değerlendirilmesine de yardımcı olacaktır.

Osmanlı tarihinin bu yönüyle mümkün olduğu kadar eksiksiz, tüm Osmanlı tarihini kapsayacak biçimde incelenmesi, gelecek kuşaklara kalıyor ister istemez. Bugün için milyonlarca belgenin sınıflandırılması, okunması ve değerlendirilmesi çok zordur. Bir de, Osmanlı diplomasisinin özelliğinden gelen sınırlandırmalar var. Osmanlıların 600 yıllık hayatının ilk 400 ya da 450 yılı boyunca, devletin dış ilişkilerinin düzenli ve sistematik bir biçimde incelenmesine olanak verecek haberleşmeler çok sınırlıydı. Bu, dönemde dış politikayı, gerek merkezde ve gerekse yabancı ülkelerde plânlayıp yürütecek kuruluşlar yoktu. Büyük Avrupa imparatorluklarının dış politika tarihlerinin yazılmasında temel kaynak olarak, merkez-elçilik yazışmaları, yani yabancı ülkelerde bulunan temsilcilerin günlük olarak tuttukları notlar, merkeze gönderdikleri raporlar ve merkezden aldıkları yönergeler kullanılmıştır. Dolayısıyla, tüm Osmanlı belgelerinin sınıflandırılıp değerlendirilmesi durumunda bile, dış ilişkilerinin akışının anlatımında önemli boşlukların kalacağı açıktır.

Bütün, bu sınırlamalara rağmen, Anka Kuşu gibi, çok uzun bir süre görkemli bir biçimde yaşayan ve sonra kendini 1. Dünya Savaşı'nın ateşi içine atıp, küllerinden yepyeni bir benlikle doğan bu gerçekten olağanüstü devleti, yeni bakış açılarıyla değerlendirmek gerekiyor. Bu yolda, elinizdeki çalışmanın amacı, siyasi tarih içinde Osmanlı devletinin dış ilişkilerinin genel akışını ve belirgin kalıplarını ortaya koymağa yardımcı olmaktır. -Oral Sander (Önsözden)

Osmanlı devletinin dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biri olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Böyle bir devletin tarihi bugünü kadar genellikle "iç tarih" açısından yazılmış, dünya devletler sistemi içindeki yeni pek az ele alınmıştır. Bu tutumun sonucu olarak, dünya ve özellikle Avrupa güç dengelerindeki yeri, siyasi tarihin ana konusu olan temel gelişmeler ya da değişikliklerdeki payı ortaya konamamıştır. Ancak, bu büyük imparatorluğu, dünya tarihinin genel akışının, güç dengelerinin içine yerleştirmek, bir bakıma "tarihsel bağlam" içinde değerlendirmek ve özellikle Avrupa diplomasi tarihi içindeki önemli payını elden geldiğinde ortaya çıkarmak gerekiyor. Bu nitelikteki çalışmalar, aynı zamanda, imparatorluğun bazı bakımlardan "mirasçısı" olan ve çok küçük ölçüde de olsa temelde Osmanlı coğrafyası üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin izlediği politikaların daha anlamlı bir perspektif içinde değerlendirilmesine de yardımcı olacaktır.

Osmanlı tarihinin bu yönüyle mümkün olduğu kadar eksiksiz, tüm Osmanlı tarihini kapsayacak biçimde incelenmesi, gelecek kuşaklara kalıyor ister istemez. Bugün için milyonlarca belgenin sınıflandırılması, okunması ve değerlendirilmesi çok zordur. Bir de, Osmanlı diplomasisinin özelliğinden gelen sınırlandırmalar var. Osmanlıların 600 yıllık hayatının ilk 400 ya da 450 yılı boyunca, devletin dış ilişkilerinin düzenli ve sistematik bir biçimde incelenmesine olanak verecek haberleşmeler çok sınırlıydı. Bu, dönemde dış politikayı, gerek merkezde ve gerekse yabancı ülkelerde plânlayıp yürütecek kuruluşlar yoktu. Büyük Avrupa imparatorluklarının dış politika tarihlerinin yazılmasında temel kaynak olarak, merkez-elçilik yazışmaları, yani yabancı ülkelerde bulunan temsilcilerin günlük olarak tuttukları notlar, merkeze gönderdikleri raporlar ve merkezden aldıkları yönergeler kullanılmıştır. Dolayısıyla, tüm Osmanlı belgelerinin sınıflandırılıp değerlendirilmesi durumunda bile, dış ilişkilerinin akışının anlatımında önemli boşlukların kalacağı açıktır.

Bütün, bu sınırlamalara rağmen, Anka Kuşu gibi, çok uzun bir süre görkemli bir biçimde yaşayan ve sonra kendini 1. Dünya Savaşı'nın ateşi içine atıp, küllerinden yepyeni bir benlikle doğan bu gerçekten olağanüstü devleti, yeni bakış açılarıyla değerlendirmek gerekiyor. Bu yolda, elinizdeki çalışmanın amacı, siyasi tarih içinde Osmanlı devletinin dış ilişkilerinin genel akışını ve belirgin kalıplarını ortaya koymağa yardımcı olmaktır. -Oral Sander (Önsözden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat