#smrgKİTABEVİ Anlatıcının Mekânı: Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç'un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199264865
Boyut:
14x22
Sayfa Sayısı:
142
Basım Yeri:
Konya
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
170,00
Havale/EFT ile: 166,60
1199264865
652549
Anlatıcının Mekânı: Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç'un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar -
Anlatıcının Mekânı: Bir Anlatıcı Olarak Sezai Karakoç'un Hikâyeciliği ve Hikâyelerinde İmgesel Mekânlar - #smrgKİTABEVİ
170
İnsanın dille ilişkisinin iletişim kurmanın ötesinde, onun varlığının özüyle yani insan olmaklığıyla ilgili olduğunu gerek dinî gerekse felsefi öğretiler vurguladı, vurguluyor. Dilin bu özsel hüviyeti, onun nüvesi olan sözü de değerli hatta yüce kılıyor. Bunun farkında olanlar, söz etmenin sonsuzluğa uzanmak olduğunu da bildikleri için lakırtıdan korkarak konuştular. Anlatmak insan için onca zamandır hâlâ önemliyse sözün kıymetini bilenler sayesindedir belki. Söz etmeyi mümkün kılan mekân olarak bedeni de insanın kendine “yer” kılabilmesi, belki insan olmaklığa yüklenen bu anlamın idrakiyle mümkündür.

Sözün yani anlatmanın ve bunu mümkün kılan bedenden hareketle mekânın varoluşsallığını savunan bu kitap, iddiaları desteklemesi noktasında Sezai Karakoç'un anlatıcı vasfına ve hikâyelerine odaklanıyor. Şairin varoluşunu anlamlandırma yolunda çerçevelediği düşünce dünyasında anlatmaya değer olanların ve bunun tatbik sahası olarak mekânların imgesel açıdan izi sürülüyor. İmgesel açıdan çünkü diğer türlü bu mekânların varoluşu çerçeveleyen düşünce dünyasında nelere karşılık gelebileceği konuşulamazdı.

Anlatmaya, mekâna, Sezai Karakoç'a ya da onun hikâyelerine bir bakış açısı getirmesi adına söylenmiş bunca sözün lakırtıdan öte bir değer taşıması hatta belki mümkünse sonsuzluğa uzanması niyetimizdir. Bu niyetle çıktığımız yolda okurun da yoldaş olmasını umuyoruz.

İnsanın dille ilişkisinin iletişim kurmanın ötesinde, onun varlığının özüyle yani insan olmaklığıyla ilgili olduğunu gerek dinî gerekse felsefi öğretiler vurguladı, vurguluyor. Dilin bu özsel hüviyeti, onun nüvesi olan sözü de değerli hatta yüce kılıyor. Bunun farkında olanlar, söz etmenin sonsuzluğa uzanmak olduğunu da bildikleri için lakırtıdan korkarak konuştular. Anlatmak insan için onca zamandır hâlâ önemliyse sözün kıymetini bilenler sayesindedir belki. Söz etmeyi mümkün kılan mekân olarak bedeni de insanın kendine “yer” kılabilmesi, belki insan olmaklığa yüklenen bu anlamın idrakiyle mümkündür.

Sözün yani anlatmanın ve bunu mümkün kılan bedenden hareketle mekânın varoluşsallığını savunan bu kitap, iddiaları desteklemesi noktasında Sezai Karakoç'un anlatıcı vasfına ve hikâyelerine odaklanıyor. Şairin varoluşunu anlamlandırma yolunda çerçevelediği düşünce dünyasında anlatmaya değer olanların ve bunun tatbik sahası olarak mekânların imgesel açıdan izi sürülüyor. İmgesel açıdan çünkü diğer türlü bu mekânların varoluşu çerçeveleyen düşünce dünyasında nelere karşılık gelebileceği konuşulamazdı.

Anlatmaya, mekâna, Sezai Karakoç'a ya da onun hikâyelerine bir bakış açısı getirmesi adına söylenmiş bunca sözün lakırtıdan öte bir değer taşıması hatta belki mümkünse sonsuzluğa uzanması niyetimizdir. Bu niyetle çıktığımız yolda okurun da yoldaş olmasını umuyoruz.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat