#smrgKİTABEVİ Aşk ve İtidal : İbn Sina ve İbn Hazm'ın Sevgi Felsefeleri Üzerine -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786258596380
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
276
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
280,00
Havale/EFT ile:
274,40
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199263884
651528
https://www.simurgkitabevi.com/ask-ve-itidal-ibn-sina-ve-ibn-hazmin-sevgi-felsefeleri-uzerine
Aşk ve İtidal : İbn Sina ve İbn Hazm'ın Sevgi Felsefeleri Üzerine - #smrgKİTABEVİ
280
Bu çalışma, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak, aşkın metafizik, kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır. İbn Sînâ'nın, aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm'ın, beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması, çalışmanın temel hareket noktalarıdır. Çalışmanın amacı, aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir. Bu doğrultuda, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışları, "itidal" kavramı çerçevesinde, kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar. Her iki düşünür de aşkta aşırılığı, insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir. İbn Sînâ'nın, aşkı, ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı; İbn Hazm'ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar. Bu çözüm, bireyin, duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, çalışmamızda, aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın yaklaşımlarından hareketle, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir.
Bu çalışma, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak, aşkın metafizik, kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır. İbn Sînâ'nın, aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm'ın, beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması, çalışmanın temel hareket noktalarıdır. Çalışmanın amacı, aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir. Bu doğrultuda, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışları, "itidal" kavramı çerçevesinde, kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar. Her iki düşünür de aşkta aşırılığı, insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir. İbn Sînâ'nın, aşkı, ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı; İbn Hazm'ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar. Bu çözüm, bireyin, duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, çalışmamızda, aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın yaklaşımlarından hareketle, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.