#smrgKİTABEVİ Benim Adım 1864 : Çerkes Hikâyeleri - 2022
“Türk ırkının necip güzelliğini” temsil eden “Çerkes prensesi” Keriman hanımdan, Çerkescesi tek kelimeden ibaret olana… “Köle”den “at hırsızı”na… “Ermeni yetimi” tutandan, “devletine hayırlı bir asker” olana… Her biri bir roman nüvesi barındıran “münferit” hayat hikâyeleri bir halkın gerçekliğinin farklı yüzlerine mercek tutuyor.
“Uzun Çerkeskası açlıktan zayıflamış vücudunu örtmeye yetse de garipliğini saklayamıyordu. Belki bir at hırsızı, bir dağlı çoban, ya da bir asi köleydi… (…) İsmini sorduğumda, acı bir tebessümle ‘Nıbjoğ,' demiştin bana. ‘Ne önemi vardı bu kızıl kıyamette ismin, soyun, sülalenin. Bizden geriye bir tek bu şanlı kelime kalacak,' demiştin. Sen Nıbjoğ, ben Nıbjoğ, tüm isyankâr dağlılar artık tek bir ruh, tek bir isimdik.”
Elbruz Aksoy
Samsun Koleji'nden mezun olduktan sonra 1996'da Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde okumak için İstanbul'a yerleşti. 1996'dan bugüne Türkiye'de ve Ortadoğu ülkelerinde çeşitli seyahatler gerçekleştirip ötekiler, hafıza, mekân, hatırlama ve yüzleşme ekseninde sözlü tarih çalışmaları yürüttü. Resmî tarih söylemine bir alternatif olarak, coğrafyamızın mahrem, anlatılmayan ve unutulmak istenen insan hikâyelerini gün yüzüne çıkartmaya çalıştı. Topladığı bu verileri edebi metinler haline getirip sosyal medya üzerinden yayın yapan farklı sitelerde yayımlayarak yazı hayatına başladı. 2018'de Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde Beyaz Köleler üzerine yüksek lisans tezini yazdı. 19. yüzyıl Osmanlı toplumu, kölelik ve cariyelik, Osmanlı kadını, azınlıklar, erken Cumhuriyet dönemi politikaları ve Kafkasya üzerine çalışmalarına devam etti. İletişim Yayınları'ndan daha önce Benim Adım 1864 adlı kitabı yayımlandı (2018).
“Türk ırkının necip güzelliğini” temsil eden “Çerkes prensesi” Keriman hanımdan, Çerkescesi tek kelimeden ibaret olana… “Köle”den “at hırsızı”na… “Ermeni yetimi” tutandan, “devletine hayırlı bir asker” olana… Her biri bir roman nüvesi barındıran “münferit” hayat hikâyeleri bir halkın gerçekliğinin farklı yüzlerine mercek tutuyor.
“Uzun Çerkeskası açlıktan zayıflamış vücudunu örtmeye yetse de garipliğini saklayamıyordu. Belki bir at hırsızı, bir dağlı çoban, ya da bir asi köleydi… (…) İsmini sorduğumda, acı bir tebessümle ‘Nıbjoğ,' demiştin bana. ‘Ne önemi vardı bu kızıl kıyamette ismin, soyun, sülalenin. Bizden geriye bir tek bu şanlı kelime kalacak,' demiştin. Sen Nıbjoğ, ben Nıbjoğ, tüm isyankâr dağlılar artık tek bir ruh, tek bir isimdik.”
Elbruz Aksoy
Samsun Koleji'nden mezun olduktan sonra 1996'da Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde okumak için İstanbul'a yerleşti. 1996'dan bugüne Türkiye'de ve Ortadoğu ülkelerinde çeşitli seyahatler gerçekleştirip ötekiler, hafıza, mekân, hatırlama ve yüzleşme ekseninde sözlü tarih çalışmaları yürüttü. Resmî tarih söylemine bir alternatif olarak, coğrafyamızın mahrem, anlatılmayan ve unutulmak istenen insan hikâyelerini gün yüzüne çıkartmaya çalıştı. Topladığı bu verileri edebi metinler haline getirip sosyal medya üzerinden yayın yapan farklı sitelerde yayımlayarak yazı hayatına başladı. 2018'de Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde Beyaz Köleler üzerine yüksek lisans tezini yazdı. 19. yüzyıl Osmanlı toplumu, kölelik ve cariyelik, Osmanlı kadını, azınlıklar, erken Cumhuriyet dönemi politikaları ve Kafkasya üzerine çalışmalarına devam etti. İletişim Yayınları'ndan daha önce Benim Adım 1864 adlı kitabı yayımlandı (2018).