#smrgKİTABEVİ Bir Bankacı Kadın - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
6256184152
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
3&7
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
228
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
187,50
Havale/EFT ile:
183,75
Siparişiniz 3&7 iş günü arasında kargoda
1199249326
636362
https://www.simurgkitabevi.com/bir-bankaci-kadin-2025
Bir Bankacı Kadın - 2025 #smrgKİTABEVİ
187.50
Hayatının en önemli kararını verdiğinden haberi yoktu bu mesleğe girerken. Bıraktığı kariyeri ve şehri hiç aklına gelmemişti iş sözleşmesini imzaladığı o kasım son baharının kasvetli gündüzünde. Bilemezdi geçmişi özleyeceğini. İçini kasıp kavuran ”Neden geldim buraya?” sorusuna veremediği cevap onun bilinç dışında kime kendini kanıtlamaya uğraştığının öznesiydi. Zamanla geçeceğine inandığı bir sistem aksaklığı, bir tavır yanlışlığıydı; tutunduğu umut buydu. Ama yapamadı. Sibel'in umut dediği diğerlerinin öğrenilmiş çaresizliğiydi mutemadiyyen ve evrilmeyecekti asla bu çaresizlik. Sonuna kadar giderim sandığı mesleğini zirvede bırakmak zorunda kalmıştı. Kimseden yardım dilemedi, dilemediğine de pişman oldu. Kifayetsiz, karakteri böyleydi. Öncüydü, kararlıydı ve en acısı yalnızdı. Boğulmuştu koca denizde. Kurtaranı olmadığı gibi ölmesine sevinenlerle doluydu etrafı. Olabilirdi... Bata çıka, su yuta yuta yüzüp karaya çıkacak ve yeniden yaşamak için diğer kulvardaki öğrenilmiş çaresizlik üyeleriyle çevrili küçük bir şehirde bir kulübe daha inşa edecekti. Yapayalnız bedeniyle somut varlıklarının esamelerinin okunmadığı bu topluluk içinde öğrenemediği rol yapma sanatını yalapşap sergileyip çekilecekti bu sahneden bir gün, herkes gibi...
Hayatının en önemli kararını verdiğinden haberi yoktu bu mesleğe girerken. Bıraktığı kariyeri ve şehri hiç aklına gelmemişti iş sözleşmesini imzaladığı o kasım son baharının kasvetli gündüzünde. Bilemezdi geçmişi özleyeceğini. İçini kasıp kavuran ”Neden geldim buraya?” sorusuna veremediği cevap onun bilinç dışında kime kendini kanıtlamaya uğraştığının öznesiydi. Zamanla geçeceğine inandığı bir sistem aksaklığı, bir tavır yanlışlığıydı; tutunduğu umut buydu. Ama yapamadı. Sibel'in umut dediği diğerlerinin öğrenilmiş çaresizliğiydi mutemadiyyen ve evrilmeyecekti asla bu çaresizlik. Sonuna kadar giderim sandığı mesleğini zirvede bırakmak zorunda kalmıştı. Kimseden yardım dilemedi, dilemediğine de pişman oldu. Kifayetsiz, karakteri böyleydi. Öncüydü, kararlıydı ve en acısı yalnızdı. Boğulmuştu koca denizde. Kurtaranı olmadığı gibi ölmesine sevinenlerle doluydu etrafı. Olabilirdi... Bata çıka, su yuta yuta yüzüp karaya çıkacak ve yeniden yaşamak için diğer kulvardaki öğrenilmiş çaresizlik üyeleriyle çevrili küçük bir şehirde bir kulübe daha inşa edecekti. Yapayalnız bedeniyle somut varlıklarının esamelerinin okunmadığı bu topluluk içinde öğrenemediği rol yapma sanatını yalapşap sergileyip çekilecekti bu sahneden bir gün, herkes gibi...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.