#smrgKİTABEVİ Bir Milletin Umudu: Sandık - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199256431
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
280
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
363,75
Havale/EFT ile: 356,48
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256431
643884
Bir Milletin Umudu: Sandık -        2026
Bir Milletin Umudu: Sandık - 2026 #smrgKİTABEVİ
363.75
Bu kitap; Anadolu'nun karanlık bir döneminde, bir emanetin peşine düşen sıradan insanların hikâyesi üzerinden, bir milletin nasıl ayağa kalktığını anlatıyor. Ancak okur çok geçmeden fark ediyor ki bu anlatı, sadece tarih sayfalarında kalmıyor; bugünle sessiz ama güçlü bağlar kuruyor. Erman Açıkgöz, bu romanda büyük nutuklardan çok vicdanın sesine kulak veriyor. Kahramanlarını makamlarla değil, fedakârlıklarla; gücü ise zorla değil, emanet bilinciyle tarif ediyor. Sandık burada yalnızca bir nesne değil; sorumluluğun, sadakatin ve ortak kaderin simgesi hâline geliyor. Bugün, toplum olarak geleceğe dair sorular sorduğumuz, iradenin, adaletin ve güven duygusunun ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırladığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu kitap tam da bu nedenle manidar bir zamanda okurla buluşuyor. Geçmişten gelen bir hikâye aracılığıyla, bugünün insanına şunu fısıldıyor:?Bir milletin umudu, sandığın kendisinde değil; ona sahip çıkan bilinçte yaşar. Bir Milletin Umudu: SANDIK, taraf tutmuyor, slogan atmıyor. Ama okuru, kaçamayacağı bir soruyla baş başa bırakıyor: Emanet kimin omzunda ve biz o yükü taşımaya hazır mıyız?
Bu kitap; Anadolu'nun karanlık bir döneminde, bir emanetin peşine düşen sıradan insanların hikâyesi üzerinden, bir milletin nasıl ayağa kalktığını anlatıyor. Ancak okur çok geçmeden fark ediyor ki bu anlatı, sadece tarih sayfalarında kalmıyor; bugünle sessiz ama güçlü bağlar kuruyor. Erman Açıkgöz, bu romanda büyük nutuklardan çok vicdanın sesine kulak veriyor. Kahramanlarını makamlarla değil, fedakârlıklarla; gücü ise zorla değil, emanet bilinciyle tarif ediyor. Sandık burada yalnızca bir nesne değil; sorumluluğun, sadakatin ve ortak kaderin simgesi hâline geliyor. Bugün, toplum olarak geleceğe dair sorular sorduğumuz, iradenin, adaletin ve güven duygusunun ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırladığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu kitap tam da bu nedenle manidar bir zamanda okurla buluşuyor. Geçmişten gelen bir hikâye aracılığıyla, bugünün insanına şunu fısıldıyor:?Bir milletin umudu, sandığın kendisinde değil; ona sahip çıkan bilinçte yaşar. Bir Milletin Umudu: SANDIK, taraf tutmuyor, slogan atmıyor. Ama okuru, kaçamayacağı bir soruyla baş başa bırakıyor: Emanet kimin omzunda ve biz o yükü taşımaya hazır mıyız?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat