#smrgKİTABEVİ Bize Yalan Söylediler : Mimarlıkta Emek Üzerine -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Yaylacık Matbaacılık
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199270227
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
264
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
315,00
Havale/EFT ile: 308,70
1199270227
658434
Bize Yalan Söylediler : Mimarlıkta Emek Üzerine -
Bize Yalan Söylediler : Mimarlıkta Emek Üzerine - #smrgKİTABEVİ
315
Neoliberal kent politikaları, mega projeler ve kriz ortamları çağında doğa ve toplum yararına başka türlü mimarlıklar üretmek mümkün mü?

Günümüzde mimarlığın iş değil de ilham ve deha ürünü addedilerek sanat halesiyle bezenmesi mimar-işçilerin manevi tatminle, deneyim edinmekle yetinmesi gerektiği efsanesini körüklüyor, sömürü koşullarının kolaylıkla gizlenmesine yol açıyor. Suya sabuna dokunmayan öğrenme süreçleri ise genç mimarları kapitalist üretim biçimleri ve etik-dışı projeler karşısında hazırlıksız bırakıyor; okulda ve onu besleyen çevrede vaat edilen mimarlık ile orada hiç konuşulmayan ama meslekte karşılaşılan gerçeklik arasındaki uçurum, hem mimarlığın toplum ve yeryüzü üzerindeki etkilerini sorgulamanın zeminini daraltıyor hem de kitaba adını veren “bize yalan söylediler” halet-i ruhiyesini doğuruyor.

Zihin emeği ile kol emeği, tasarım ile inşaat arasında bölünmüş mimarlık pratiği ve eğitimini, mimarların sosyo-ekolojik krizlerdeki payını göz ardı etmeden ve yaratıcı emeğin büyüsüne de kapılmadan irdeleyen Bize Yalan Söylediler yazarları, mimarlığa emek merceğinden bakmaya davet ediyor bizi.

Neoliberal kent politikaları, mega projeler ve kriz ortamları çağında doğa ve toplum yararına başka türlü mimarlıklar üretmek mümkün mü?

Günümüzde mimarlığın iş değil de ilham ve deha ürünü addedilerek sanat halesiyle bezenmesi mimar-işçilerin manevi tatminle, deneyim edinmekle yetinmesi gerektiği efsanesini körüklüyor, sömürü koşullarının kolaylıkla gizlenmesine yol açıyor. Suya sabuna dokunmayan öğrenme süreçleri ise genç mimarları kapitalist üretim biçimleri ve etik-dışı projeler karşısında hazırlıksız bırakıyor; okulda ve onu besleyen çevrede vaat edilen mimarlık ile orada hiç konuşulmayan ama meslekte karşılaşılan gerçeklik arasındaki uçurum, hem mimarlığın toplum ve yeryüzü üzerindeki etkilerini sorgulamanın zeminini daraltıyor hem de kitaba adını veren “bize yalan söylediler” halet-i ruhiyesini doğuruyor.

Zihin emeği ile kol emeği, tasarım ile inşaat arasında bölünmüş mimarlık pratiği ve eğitimini, mimarların sosyo-ekolojik krizlerdeki payını göz ardı etmeden ve yaratıcı emeğin büyüsüne de kapılmadan irdeleyen Bize Yalan Söylediler yazarları, mimarlığa emek merceğinden bakmaya davet ediyor bizi.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat