#smrgKİTABEVİ Çağdaş İslâmi Bir Akım Olarak Türkiye'de 19'culuk - 2026
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'an'ın matematiksel bir şifre ile korunduğudur. Kur'an'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö. 1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu hâline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak “Kur'an Bize Yeter” düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular, sünneti bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. “Kur'an metninin 19 sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu” temel görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis metinlerinin dini kaynaklığı; Kur'an tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslamî-dinî cemaat/topluluk hüviyetine bürünmüş görünmektedir.
Çalışmamıza konu olan 19'cuların temel iddiaları Kur'an'ın matematiksel bir şifre ile korunduğudur. Kur'an'ı bilgisayar ortamına aktaran Mısırlı biyokimyager Reşâd Halîfe (ö. 1990), Kur'ân'ın matematiksel olarak şifrelendiğini iddia etmektedir. Bu iddiaları dünya çapında çeşitli kesimler tarafından kabul edildiği gibi Türkiye'de de bazı kişiler tarafından bu iddialar kabul görmüş ve bu kişiler bu iddianın savunucusu hâline gelmişlerdir. Türkiye'ye bu akımı duyuran ve mezkûr anlayışın sıkı bir savunucusu olan kişi ise Edip Yüksel'dir. 1980'li yıllarda Reşâd Halîfe'den etkilenen Edip Yüksel, radikal bir iddia ortaya koyarak “Kur'an Bize Yeter” düşüncesini benimseyerek bütün geleneği reddetmiştir. Bu bağlamda 19'cular, sünneti bağlayıcı bir delil olarak kabul etmeyip sert bir dille eleştirmişlerdir. “Kur'an metninin 19 sayısına dayanan matematiksel bir şifreyle şifrelendiği ve bu yolla korunduğu” temel görüşünden neş'et eden düşüncenin taraftarları, geçen zaman içinde sünnet ve hadis metinlerinin dini kaynaklığı; Kur'an tefsirinde farklı bir yaklaşım, tasavvuf geleneğine olumsuz bakış, bilimsel veri ve teknik bazı gelişmeleri dini kaynaklık bakımından kullanma ve yaygın-bilinen anlayıştan farklı amelî uygulamalar ile müstakil bir İslamî-dinî cemaat/topluluk hüviyetine bürünmüş görünmektedir.