#smrgKİTABEVİ Cihada Gidemeyen Adam -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Yayın Yönetmeni:
Furkan Çlaışkan
ISBN-10:
9786258581546
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199261900
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
288
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
279,30
Havale/EFT ile: 273,71
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199261900
649503
Cihada Gidemeyen Adam -
Cihada Gidemeyen Adam - #smrgKİTABEVİ
279.3
İnsan, kendini aramakla başlayan yolculuğun sonunda kendine rastlayacağını zanneder.

Bülent Akyürek, Cihada Gidemeyen Adam'da kendi iç âleminde sıkışmış, sürekli düşünen ve bu yüzden parçalanıp duran bir adamın hikâyesini anlatır: doğduğu andan itibaren kendini uyumsuz hisseden, düşünmekten kaçamayan, sıradan hayatın akışına karışamayan bir adamın zihinsel ve ruhsal çözülüşünü... Çocukluğundan bu yana kendini ve varlığı anlamaya çalışırken giderek düşüncelerinin içinde sıkışır, inançla şüphe arasında gidip gelir, dünyayı düzeltme arzusu ile kendi içindeki karanlık arasında dalgalanıp durur. Okudukça ve düşündükçe insanlardan uzaklaşır, yalnızlaşır, kendi içine kapanır, hayatın basit akışını sürdüremeyen birine dönüşür. Zamanla varlık, yokluk, ölüm, anlam, kader gibi meseleler zihninde büyürken gerçeklikle kurduğu bağ zayıflar; zihni çıkışı belirsiz bir labirente dönüşür. Okuyucu bu labirentin içinde dolaşırken bir insanın hem kendini kurmaya çalışmasına hem de aynı anda kendini yıkmasına tanıklık eder. Sonuçta ortaya çıkan şey; bir düşüncenin insanı nasıl tükettiğini, inanç ile akıl arasında sıkışan bir zihnin nasıl parçalandığını ve insanın en sonunda kendi mezarını nasıl kendi içinde aramaya başladığını gösteren yoğun, karanlık ve sarsıcı bir iç yolculuktur.

İnsan, kendini aramakla başlayan yolculuğun sonunda kendine rastlayacağını zanneder.

Bülent Akyürek, Cihada Gidemeyen Adam'da kendi iç âleminde sıkışmış, sürekli düşünen ve bu yüzden parçalanıp duran bir adamın hikâyesini anlatır: doğduğu andan itibaren kendini uyumsuz hisseden, düşünmekten kaçamayan, sıradan hayatın akışına karışamayan bir adamın zihinsel ve ruhsal çözülüşünü... Çocukluğundan bu yana kendini ve varlığı anlamaya çalışırken giderek düşüncelerinin içinde sıkışır, inançla şüphe arasında gidip gelir, dünyayı düzeltme arzusu ile kendi içindeki karanlık arasında dalgalanıp durur. Okudukça ve düşündükçe insanlardan uzaklaşır, yalnızlaşır, kendi içine kapanır, hayatın basit akışını sürdüremeyen birine dönüşür. Zamanla varlık, yokluk, ölüm, anlam, kader gibi meseleler zihninde büyürken gerçeklikle kurduğu bağ zayıflar; zihni çıkışı belirsiz bir labirente dönüşür. Okuyucu bu labirentin içinde dolaşırken bir insanın hem kendini kurmaya çalışmasına hem de aynı anda kendini yıkmasına tanıklık eder. Sonuçta ortaya çıkan şey; bir düşüncenin insanı nasıl tükettiğini, inanç ile akıl arasında sıkışan bir zihnin nasıl parçalandığını ve insanın en sonunda kendi mezarını nasıl kendi içinde aramaya başladığını gösteren yoğun, karanlık ve sarsıcı bir iç yolculuktur.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat