#smrgKİTABEVİ Cinsel Kimlikler: Nefertiti'den Emily Dickinson'a Sanat ve Çöküş - 2026

Editör:
Nil Dilara Çolak
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199266686
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
768
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Merve Yılmaz
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
742,50
Havale/EFT ile: 727,65
1199266686
654572
Cinsel Kimlikler: Nefertiti'den Emily Dickinson'a Sanat ve Çöküş -         2026
Cinsel Kimlikler: Nefertiti'den Emily Dickinson'a Sanat ve Çöküş - 2026 #smrgKİTABEVİ
742.5
Yirminci yüzyılın en tartışmalı, en çok konuşulan kamusal entelektüellerinden -akademisyen, yazar, kültür eleştirmeni ve kendini "muhalif feminist" olarak tanımlayan- Camille Paglia'nın kült başyapıtı Sexual Personae; ilk basımından tam otuz beş yıl sonra Cinsel Kimlikler adıyla Türkçede. Nefertiti'den Emily Dickinson'a, 700 sayfayı aşan bu devasa çalışma; sanatı, cinselliği ve Batı uygarlığının kökenlerini akademik feminizme, çağın hâkim düşünce kalıplarına ve rahat kabullere meydan okuyan bir cüretle yeniden ele alıyor. Esasen bir doktora tezi olarak 1980'lerin başında tamamlanan ancak yıllarca yayımlanamayan Sexual Personae, nihayet 1990'da Yale University Press tarafından basılmıştı. Kitap aynı yıl National Book Critics Circle Ödülü'ne aday gösterilmiş, kısa sürede akademik çevrelerin dışına taşarak geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Güncelliğini Koruyan Bir Provokasyon Toplumsal cinsiyet, kimlik ve temsil tartışmalarının bu denli merkezi olduğu bir dönemde Paglia'nın otuz beş yıl önce yazdığı satırlar hâlâ rahatsız edici derecede güncel. "Uygarlık, doğaya karşı çekilmiş bir savunma hattıdır." Camille Paglia'nın kitabı boyunca savunduğu bu tez, sanat tarihini bildiğimiz biçimiyle okumayı zorlaştırır. Paglia'ya göre Batı sanatının merkezinde bir korku yer alır: Doğurgan, kayıtsız ve yok edici doğanın karşısında insanın duyduğu ilkel dehşet. Apolloncu form-heykelin keskin hattı, şiirin ölçüsü, portrenin sabitlenmiş bakışı bu dehşetle baş etme girişimidir. Ama bastırılan şey geri döner; Dionysosçu güç, sanatın en parlak yapıtlarında bile yüzeyin hemen altında beklemeye devam eder. Bu tezi; Nefertiti'nin büstünden Botticelli'ye, Spenser'dan Blake'e, Baudelaire'den Wilde'a ve Dickinson'a uzanan olağanüstü geniş bir yelpazede sınar. Androjinlik, sadizm, pagan imgelerin Hıristiyanlık içinde hayatta kalışı: Alışkın olduğumuz eserler burada yeniden ve başka bir bakış açısıyla okunur. Yayımlandığı günden bu yana tartışma yaratmayı sürdüren Cinsel Kimlikler, hiçbir zaman kolay bir kitap olmaya niyetlenmedi. Katılmadığınız yerlerde bile sizi düşünmeye zorlayan ender kitaplardan biri.
Yirminci yüzyılın en tartışmalı, en çok konuşulan kamusal entelektüellerinden -akademisyen, yazar, kültür eleştirmeni ve kendini "muhalif feminist" olarak tanımlayan- Camille Paglia'nın kült başyapıtı Sexual Personae; ilk basımından tam otuz beş yıl sonra Cinsel Kimlikler adıyla Türkçede. Nefertiti'den Emily Dickinson'a, 700 sayfayı aşan bu devasa çalışma; sanatı, cinselliği ve Batı uygarlığının kökenlerini akademik feminizme, çağın hâkim düşünce kalıplarına ve rahat kabullere meydan okuyan bir cüretle yeniden ele alıyor. Esasen bir doktora tezi olarak 1980'lerin başında tamamlanan ancak yıllarca yayımlanamayan Sexual Personae, nihayet 1990'da Yale University Press tarafından basılmıştı. Kitap aynı yıl National Book Critics Circle Ödülü'ne aday gösterilmiş, kısa sürede akademik çevrelerin dışına taşarak geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Güncelliğini Koruyan Bir Provokasyon Toplumsal cinsiyet, kimlik ve temsil tartışmalarının bu denli merkezi olduğu bir dönemde Paglia'nın otuz beş yıl önce yazdığı satırlar hâlâ rahatsız edici derecede güncel. "Uygarlık, doğaya karşı çekilmiş bir savunma hattıdır." Camille Paglia'nın kitabı boyunca savunduğu bu tez, sanat tarihini bildiğimiz biçimiyle okumayı zorlaştırır. Paglia'ya göre Batı sanatının merkezinde bir korku yer alır: Doğurgan, kayıtsız ve yok edici doğanın karşısında insanın duyduğu ilkel dehşet. Apolloncu form-heykelin keskin hattı, şiirin ölçüsü, portrenin sabitlenmiş bakışı bu dehşetle baş etme girişimidir. Ama bastırılan şey geri döner; Dionysosçu güç, sanatın en parlak yapıtlarında bile yüzeyin hemen altında beklemeye devam eder. Bu tezi; Nefertiti'nin büstünden Botticelli'ye, Spenser'dan Blake'e, Baudelaire'den Wilde'a ve Dickinson'a uzanan olağanüstü geniş bir yelpazede sınar. Androjinlik, sadizm, pagan imgelerin Hıristiyanlık içinde hayatta kalışı: Alışkın olduğumuz eserler burada yeniden ve başka bir bakış açısıyla okunur. Yayımlandığı günden bu yana tartışma yaratmayı sürdüren Cinsel Kimlikler, hiçbir zaman kolay bir kitap olmaya niyetlenmedi. Katılmadığınız yerlerde bile sizi düşünmeye zorlayan ender kitaplardan biri.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat