#smrgKİTABEVİ Cumhuriyet Dönemi Devlet - Basın -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253645663
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199266730
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
260
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur Kâğıt
Dili:
Türkçe
indirimli
308,00
Havale/EFT ile: 301,84
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266730
654620
Cumhuriyet Dönemi Devlet - Basın -
Cumhuriyet Dönemi Devlet - Basın - #smrgKİTABEVİ
308
Basının kamuoyu üzerindeki gücünü bilen Mustafa Kemal Atatürk, kritik dönemlerde basını stratejik biçimde kullanarak Türk milletini bilgilendirmiş ve millî hedefler aleyhine gelişen söylemlere karşı uyarmıştır. Cumhuriyet döneminde ise 1931 tarihli Matbuat Kanunu, basın-devlet düzleminin yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası olmuştur. Bu süreçte “basın hürriyeti” etrafında şekillenen söylemsel mücadele, Türk basınında ve siyasal alanda tartışmaların merkezinde yer almıştır. Hâkimiyeti Milliye, Ulus, Vakit, Cumhuriyet, Akşam, Milliyet ve İkdam gibi hükûmete yakın gazeteler inkılapları, toplumsal bir zorunluluk olarak çerçevelemiş; bu söylemin inşasında ise Falih Rıfkı Atay, Yunus Nadi Abalıoğlu, Necmettin Sadak, Mahmut Soydan ve Asım Us belirleyici rol oynamıştır. Buna karşılık Son Posta gazetesinde Zekeriya Sertel daha eleştirel bir tartışma zemini sunarken Arif Oruç'un Yarın gazetesi Matbuat Kanunu'na yönelik açık bir muhalif söylem geliştirmiştir.Bu eser, Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Türk basınının dönüşümünü ele alarak Ankara merkezli bir basın yapısının nasıl inşa edildiğini ve Cumhuriyet döneminde basın-iktidar düzleminin hangi sınırlar içinde şekillendiğini ortaya koymaktadır.
Basının kamuoyu üzerindeki gücünü bilen Mustafa Kemal Atatürk, kritik dönemlerde basını stratejik biçimde kullanarak Türk milletini bilgilendirmiş ve millî hedefler aleyhine gelişen söylemlere karşı uyarmıştır. Cumhuriyet döneminde ise 1931 tarihli Matbuat Kanunu, basın-devlet düzleminin yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası olmuştur. Bu süreçte “basın hürriyeti” etrafında şekillenen söylemsel mücadele, Türk basınında ve siyasal alanda tartışmaların merkezinde yer almıştır. Hâkimiyeti Milliye, Ulus, Vakit, Cumhuriyet, Akşam, Milliyet ve İkdam gibi hükûmete yakın gazeteler inkılapları, toplumsal bir zorunluluk olarak çerçevelemiş; bu söylemin inşasında ise Falih Rıfkı Atay, Yunus Nadi Abalıoğlu, Necmettin Sadak, Mahmut Soydan ve Asım Us belirleyici rol oynamıştır. Buna karşılık Son Posta gazetesinde Zekeriya Sertel daha eleştirel bir tartışma zemini sunarken Arif Oruç'un Yarın gazetesi Matbuat Kanunu'na yönelik açık bir muhalif söylem geliştirmiştir.Bu eser, Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Türk basınının dönüşümünü ele alarak Ankara merkezli bir basın yapısının nasıl inşa edildiğini ve Cumhuriyet döneminde basın-iktidar düzleminin hangi sınırlar içinde şekillendiğini ortaya koymaktadır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat