#smrgKİTABEVİ Cumhuriyet'in Aynası Osmanlı -

Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Araştırma İnceleme Dizisi
ISBN-10:
9786054052219
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Stok Kodu:
1199123623
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
320 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2010
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199123623
509324
Cumhuriyet'in Aynası Osmanlı -
Cumhuriyet'in Aynası Osmanlı - #smrgKİTABEVİ
0
Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyetin ilk yıllarındaki bazı olaylara değinen bu kitaptaki yazılar tamamen hayatın içinden konuları içeriyor. Hortumculuktan cami soygunculuğuna, büyücülükten çöpçatanlığa ve aşk intiharlarına, bütçe açıklarından enflasyona ve işçi grevlerine, futboldan boğa güreşine, İstanbul'un ilk ulaşım araçları ve bunların toplumsal konumundan İstanbul'un çöplerine, tarih boyunca gündemden düşmeyen kadın erkek çekişmelerine kadar birçok konu kitapta yer alıyor. Bu yönüyle bakıldığında kitap, gerek Osmanlının son dönemlerinde, gerekse de Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan ve içinde insan unsurunu da bulunduran bazı olayların bir derlemesi şeklinde oluştu. Bu aşamada Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet dönemi olayları arasındaki benzerlikler de dikkati çekiciydi. Esasında bu olayların birbirini takip eder ve benzer şekilde karşımıza çıkması da doğaldı.

Bunun en belirgin nedeni, Osmanlı Devleti diye nitelediğimiz siyasi yapı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinden farklı devletler olmamalarıdır. Hatta şu tespiti de yapmakta fayda vardır. Esasında 11. yüzyılın sonlarına doğru Anadolu'da oluşan ve giderek geniş coğrafyalara yayılan, sonra da biraz kabuğuna çekilen tek bir Türk devletinin varlığından söz edebiliriz.

Tarihimize sahip çıkma konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşadığımız bir gerçektir. Hâlbuki hep bilinir ve söylenir: Tarih toplumların hafızasıdır ve aynı zamanda da aynasıdır. Geçmişe bakarsınız ve orada geleceğinizi görürsünüz. Dolayısı ile geçmişimizi ne kadar iyi bilirsek ve sahip çıkarsak geleceğimizi de ona göre yönlendirmiş oluruz. Tarih geleceğe yönelik bir ayna vazifesi görür dedik. O zaman, geçmişe doğru olarak bakabilmek ve doğru bilgilere ulaşabilmek çok önem kazanıyor. Peki, bunu başarabiliyor muyuz? İtiraf etmek gerekir ki maalesef bu konuda sıkıntılarımız vardır. Bununla ilgili olarak çok değerli tarihçimiz Halil İnalcık'ın bir tespiti var. Halil İnalcık diyor ki: "Türk tarihi en çok tahrif edilmiş, bozulmuş bir tarihtir. Ne yazık ki, gençlerimiz de; batılıların düşmanca geleneklerle biriktirdiği kötü imajlardan kurtulamıyorlar. Bir aşağılık duygusu içindeyiz. Osmanlı sosyal ve kültür tarihini yeniden yazmak gereklidir". Halil Hoca'nın da isabetle belirttiği gibi tarihimiz bir takım önyargılarla ve yanlış bilgilerle maalesef tahrif edilmiştir. Bu önyargılar ve yanılgılardan kaçınma ve kurtulmanın yolu, tarihi bilgilere sağlam kaynaklardan ulaşmak ve aynı zamanda bu bilgileri doğru olarak yorumlamaktır.

Günümüzde Osmanlı arşivleri sağlam ve doğru bilgiye ulaşma konusunda bize birçok imkânlar sunmaktadır. Bu imkânlar değerlendirildiği ölçüde, doğru bilgiler üzerine bina edilmiş, düzgün bir tarih anlayışına sahip olunabilir. Tabii tek başına düzgün bir tarih anlayışına sahip olmak da yeterli değildir. Temin edilen bilgilerin ve bunlar üzerine yapılan yorumların geniş kitlelere ulaşması da çok önemlidir. Konu buraya geldiğinde, tarih yazılarını herkesin anlayabileceği bir şekilde kaleme almak da büyük bir önem kazanmaktadır. İşte, ülkemizin önemli tarih otoritelerinden biri olan Murat Bardakçı'nın 2002 yılında çıkarmaya başladığı Hürriyet Tarih dergisi tam da böyle bir işlevi yerine getirmeyi amaçlamaktaydı.

Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyetin ilk yıllarındaki bazı olaylara değinen bu kitaptaki yazılar tamamen hayatın içinden konuları içeriyor. Hortumculuktan cami soygunculuğuna, büyücülükten çöpçatanlığa ve aşk intiharlarına, bütçe açıklarından enflasyona ve işçi grevlerine, futboldan boğa güreşine, İstanbul'un ilk ulaşım araçları ve bunların toplumsal konumundan İstanbul'un çöplerine, tarih boyunca gündemden düşmeyen kadın erkek çekişmelerine kadar birçok konu kitapta yer alıyor. Bu yönüyle bakıldığında kitap, gerek Osmanlının son dönemlerinde, gerekse de Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan ve içinde insan unsurunu da bulunduran bazı olayların bir derlemesi şeklinde oluştu. Bu aşamada Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet dönemi olayları arasındaki benzerlikler de dikkati çekiciydi. Esasında bu olayların birbirini takip eder ve benzer şekilde karşımıza çıkması da doğaldı.

Bunun en belirgin nedeni, Osmanlı Devleti diye nitelediğimiz siyasi yapı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinden farklı devletler olmamalarıdır. Hatta şu tespiti de yapmakta fayda vardır. Esasında 11. yüzyılın sonlarına doğru Anadolu'da oluşan ve giderek geniş coğrafyalara yayılan, sonra da biraz kabuğuna çekilen tek bir Türk devletinin varlığından söz edebiliriz.

Tarihimize sahip çıkma konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşadığımız bir gerçektir. Hâlbuki hep bilinir ve söylenir: Tarih toplumların hafızasıdır ve aynı zamanda da aynasıdır. Geçmişe bakarsınız ve orada geleceğinizi görürsünüz. Dolayısı ile geçmişimizi ne kadar iyi bilirsek ve sahip çıkarsak geleceğimizi de ona göre yönlendirmiş oluruz. Tarih geleceğe yönelik bir ayna vazifesi görür dedik. O zaman, geçmişe doğru olarak bakabilmek ve doğru bilgilere ulaşabilmek çok önem kazanıyor. Peki, bunu başarabiliyor muyuz? İtiraf etmek gerekir ki maalesef bu konuda sıkıntılarımız vardır. Bununla ilgili olarak çok değerli tarihçimiz Halil İnalcık'ın bir tespiti var. Halil İnalcık diyor ki: "Türk tarihi en çok tahrif edilmiş, bozulmuş bir tarihtir. Ne yazık ki, gençlerimiz de; batılıların düşmanca geleneklerle biriktirdiği kötü imajlardan kurtulamıyorlar. Bir aşağılık duygusu içindeyiz. Osmanlı sosyal ve kültür tarihini yeniden yazmak gereklidir". Halil Hoca'nın da isabetle belirttiği gibi tarihimiz bir takım önyargılarla ve yanlış bilgilerle maalesef tahrif edilmiştir. Bu önyargılar ve yanılgılardan kaçınma ve kurtulmanın yolu, tarihi bilgilere sağlam kaynaklardan ulaşmak ve aynı zamanda bu bilgileri doğru olarak yorumlamaktır.

Günümüzde Osmanlı arşivleri sağlam ve doğru bilgiye ulaşma konusunda bize birçok imkânlar sunmaktadır. Bu imkânlar değerlendirildiği ölçüde, doğru bilgiler üzerine bina edilmiş, düzgün bir tarih anlayışına sahip olunabilir. Tabii tek başına düzgün bir tarih anlayışına sahip olmak da yeterli değildir. Temin edilen bilgilerin ve bunlar üzerine yapılan yorumların geniş kitlelere ulaşması da çok önemlidir. Konu buraya geldiğinde, tarih yazılarını herkesin anlayabileceği bir şekilde kaleme almak da büyük bir önem kazanmaktadır. İşte, ülkemizin önemli tarih otoritelerinden biri olan Murat Bardakçı'nın 2002 yılında çıkarmaya başladığı Hürriyet Tarih dergisi tam da böyle bir işlevi yerine getirmeyi amaçlamaktaydı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat