#smrgKİTABEVİ Dilin Dört Atlısı : Vüs'at O.Bener - Bilge Karasu - Leyla Erbil - Oğuz Atay'dan Türkçeye Armağanlar - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9789750410987
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
146
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
192,40
Havale/EFT ile:
186,63
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199257412
644995
https://www.simurgkitabevi.com/dilin-dort-atlisi-vusat-o-bener-bilge-karasu-leyla-erbil-oguz-ataydan-turkceye-armaganlar-2026
Dilin Dört Atlısı : Vüs'at O.Bener - Bilge Karasu - Leyla Erbil - Oğuz Atay'dan Türkçeye Armağanlar - 2026 #smrgKİTABEVİ
192.4
“Dilin Dört Atlısı” diye adlandırdığımız Vüs'at O. Bener, Bilge Karasu, Leyla Erbil ve Oğuz Atay'ın dil çabalarını, dil oyunculukları, bir bozma oyunu olduğu kadar bir yeniden yaratma, dağıtarak direnirken yeni tohumlar saçma uğraşı olarak da tanımlayabiliriz...
Dilin Dört Atlısı, resmi iktidar zorlamalarının tekil bir görünüm vermeye çalıştığı, kutsallaştırıp yüceleştirdiği, tanrısallaştırıp tartışılamaz kıldığı dil öğelerine karşı ortak bir savaş açmış gibidir. Onlar, kendi dillerine ve insanlık tarihine ait bilinen ezberleri bozarak, kurulmuş hiyerarşileri yıkarak uygunsuz buluşturmalar kurarlar, tarih ve kültürle karnavalcı, sıcak bir diyaloji sağlarlar, yalınkılıç yürürler resmiyetin, ciddiyetin üstüne...
İsyankâr bir oyun içinde dili ve hayatı yeniden okumaya, okutmaya çağırırlar.
Kybele Ana'dan, Umay Tanrı'dan, Dedem Korkut'tan bu yana birçok büyük insanlık kültürüne ev sahipliği yapmış Anadolu'nun güçlü edebiyat kaynağında kategorileştirmeler ve çatışmalar çıkararak, “Biçimci”, “İçerikçi” kayıkçı kavgaları içinde kendilerine yer açmak isteyenlere, kültürümüzü yavanlaştırma çabası içinde olanlara karşı yakılmış bir ışıktır “Dilin Dört Atlısı”...
Dilin Dört Atlısı, resmi iktidar zorlamalarının tekil bir görünüm vermeye çalıştığı, kutsallaştırıp yüceleştirdiği, tanrısallaştırıp tartışılamaz kıldığı dil öğelerine karşı ortak bir savaş açmış gibidir. Onlar, kendi dillerine ve insanlık tarihine ait bilinen ezberleri bozarak, kurulmuş hiyerarşileri yıkarak uygunsuz buluşturmalar kurarlar, tarih ve kültürle karnavalcı, sıcak bir diyaloji sağlarlar, yalınkılıç yürürler resmiyetin, ciddiyetin üstüne...
İsyankâr bir oyun içinde dili ve hayatı yeniden okumaya, okutmaya çağırırlar.
Kybele Ana'dan, Umay Tanrı'dan, Dedem Korkut'tan bu yana birçok büyük insanlık kültürüne ev sahipliği yapmış Anadolu'nun güçlü edebiyat kaynağında kategorileştirmeler ve çatışmalar çıkararak, “Biçimci”, “İçerikçi” kayıkçı kavgaları içinde kendilerine yer açmak isteyenlere, kültürümüzü yavanlaştırma çabası içinde olanlara karşı yakılmış bir ışıktır “Dilin Dört Atlısı”...
“Dilin Dört Atlısı” diye adlandırdığımız Vüs'at O. Bener, Bilge Karasu, Leyla Erbil ve Oğuz Atay'ın dil çabalarını, dil oyunculukları, bir bozma oyunu olduğu kadar bir yeniden yaratma, dağıtarak direnirken yeni tohumlar saçma uğraşı olarak da tanımlayabiliriz...
Dilin Dört Atlısı, resmi iktidar zorlamalarının tekil bir görünüm vermeye çalıştığı, kutsallaştırıp yüceleştirdiği, tanrısallaştırıp tartışılamaz kıldığı dil öğelerine karşı ortak bir savaş açmış gibidir. Onlar, kendi dillerine ve insanlık tarihine ait bilinen ezberleri bozarak, kurulmuş hiyerarşileri yıkarak uygunsuz buluşturmalar kurarlar, tarih ve kültürle karnavalcı, sıcak bir diyaloji sağlarlar, yalınkılıç yürürler resmiyetin, ciddiyetin üstüne...
İsyankâr bir oyun içinde dili ve hayatı yeniden okumaya, okutmaya çağırırlar.
Kybele Ana'dan, Umay Tanrı'dan, Dedem Korkut'tan bu yana birçok büyük insanlık kültürüne ev sahipliği yapmış Anadolu'nun güçlü edebiyat kaynağında kategorileştirmeler ve çatışmalar çıkararak, “Biçimci”, “İçerikçi” kayıkçı kavgaları içinde kendilerine yer açmak isteyenlere, kültürümüzü yavanlaştırma çabası içinde olanlara karşı yakılmış bir ışıktır “Dilin Dört Atlısı”...
Dilin Dört Atlısı, resmi iktidar zorlamalarının tekil bir görünüm vermeye çalıştığı, kutsallaştırıp yüceleştirdiği, tanrısallaştırıp tartışılamaz kıldığı dil öğelerine karşı ortak bir savaş açmış gibidir. Onlar, kendi dillerine ve insanlık tarihine ait bilinen ezberleri bozarak, kurulmuş hiyerarşileri yıkarak uygunsuz buluşturmalar kurarlar, tarih ve kültürle karnavalcı, sıcak bir diyaloji sağlarlar, yalınkılıç yürürler resmiyetin, ciddiyetin üstüne...
İsyankâr bir oyun içinde dili ve hayatı yeniden okumaya, okutmaya çağırırlar.
Kybele Ana'dan, Umay Tanrı'dan, Dedem Korkut'tan bu yana birçok büyük insanlık kültürüne ev sahipliği yapmış Anadolu'nun güçlü edebiyat kaynağında kategorileştirmeler ve çatışmalar çıkararak, “Biçimci”, “İçerikçi” kayıkçı kavgaları içinde kendilerine yer açmak isteyenlere, kültürümüzü yavanlaştırma çabası içinde olanlara karşı yakılmış bir ışıktır “Dilin Dört Atlısı”...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.