#smrgKİTABEVİ Dipte - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Roman
ISBN-10:
9789751050076
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
240
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
210,00
Havale/EFT ile:
205,80
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 22.04.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199260504
648171
https://www.simurgkitabevi.com/dipte-2026
Dipte - 2026 #smrgKİTABEVİ
210
Unvanlarını yan yana yazmaya kalksan dünyadan aya yol olacak adamlar, en büyük dalkavuk yarışmasında canlı canlı birbirini çiğniyordu. Bu hallerini çoluk çocukları, torun torbaları görür de utanır diye hiç endişe etmiyorlardı. Kafalarını tokuştura tokuştura akıllarını kaybetmiş, birbirlerinin kopyası olup çıkmışlardı. Öpüşe yalaşa yüz hatları silinmiş, ifadeleri kaybolmuş, güneşin altında sarı sarı parlayan bir koca salkım sultaniye üzümüne dönmüşlerdi. İcap ettiğinde muazzam bir ahenkle hep beraber ağlıyorlar, işaret verildiğinde kusursuz bir koro misali hep bir ağızdan gülüyorlardı.
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor… Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor… Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
Unvanlarını yan yana yazmaya kalksan dünyadan aya yol olacak adamlar, en büyük dalkavuk yarışmasında canlı canlı birbirini çiğniyordu. Bu hallerini çoluk çocukları, torun torbaları görür de utanır diye hiç endişe etmiyorlardı. Kafalarını tokuştura tokuştura akıllarını kaybetmiş, birbirlerinin kopyası olup çıkmışlardı. Öpüşe yalaşa yüz hatları silinmiş, ifadeleri kaybolmuş, güneşin altında sarı sarı parlayan bir koca salkım sultaniye üzümüne dönmüşlerdi. İcap ettiğinde muazzam bir ahenkle hep beraber ağlıyorlar, işaret verildiğinde kusursuz bir koro misali hep bir ağızdan gülüyorlardı.
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor… Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor… Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.