Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Eski Yunanca-Türkçe Homeros Sözlüğü - İlyada Odysseia -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Sema Sandalcı
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
175
Basım Yeri:
Edirne
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2019
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
280,00
Havale/EFT ile:
274,40
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266810
654700
https://www.simurgkitabevi.com/eski-yunanca-turkce-homeros-sozlugu-ilyada-odysseia
Eski Yunanca-Türkçe Homeros Sözlüğü - İlyada Odysseia - #smrgKİTABEVİ
280
Bu sözlük, Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarında geçen kelimeleri içermektedir. Zaman içinde bazı değişiklikler olsa da kapsamı geniş bu iki destan, kelimeler açısından, erken Anadolu ve Yunan dillerinin kelimelerini, ayrıca sayıca az da olsa, aynı coğrafyada kullanıla kullanıla günümüze gelen dil ve deyiş izlerini görebilmede yararı olabilecek yazılı tek kaynak niteliğindeler. Bundan dolayı sözlüğün, araştırmalarda daha eski mevcut kelimelerle ilişkisini kurabilmede, ayrıca çok sonraki çağlarda Avrupa dillerindeki yansımalarını görebilmede yardımcı olması en büyük dileğimizdir. Söz konusu destanlar aracılığıyla eskiçağda başka bir coğrafyada bulunmayan, oldukça zengin kelimeleri içeren bu sözlük, ortalama üç bin yıl öncene ışık tuttuğu için, dahası bu coğrafyada yaşayan insanların somut ve soyut nitelemeleriyle nasıl bir yaşam, düşünce ve kültür seviyesinde olduklarını aktarabildiği için, kanaatimizce günümüz insanı tarafından da okunmalı, gözden geçirilmelidir.
Bu çalışmanın bizlere, günümüzde batı, yani yabancı dilden Türkçeye geçmiştir diye bildiğimiz birçok kelime kökünün, yaklaşık üç bin yıl önce zaten ilk olarak bu coğrafyada oluştuğunu gösteren örnekleri yansıtacağını, bu yüzden, Anadolu'nun her değerini korumaya çalışan Atatürk'ün bu coğrafyada, komşu ülkelerle birlikte ve özellikle yurdumuzdaki tarih, kültür ve dil çalışmalarına ayrı önem verilmesinin temellerini atmış olmasını bugün övünç saymamız gerektiğini de hatırlatalım.
Bu çalışmanın bizlere, günümüzde batı, yani yabancı dilden Türkçeye geçmiştir diye bildiğimiz birçok kelime kökünün, yaklaşık üç bin yıl önce zaten ilk olarak bu coğrafyada oluştuğunu gösteren örnekleri yansıtacağını, bu yüzden, Anadolu'nun her değerini korumaya çalışan Atatürk'ün bu coğrafyada, komşu ülkelerle birlikte ve özellikle yurdumuzdaki tarih, kültür ve dil çalışmalarına ayrı önem verilmesinin temellerini atmış olmasını bugün övünç saymamız gerektiğini de hatırlatalım.
Bu sözlük, Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarında geçen kelimeleri içermektedir. Zaman içinde bazı değişiklikler olsa da kapsamı geniş bu iki destan, kelimeler açısından, erken Anadolu ve Yunan dillerinin kelimelerini, ayrıca sayıca az da olsa, aynı coğrafyada kullanıla kullanıla günümüze gelen dil ve deyiş izlerini görebilmede yararı olabilecek yazılı tek kaynak niteliğindeler. Bundan dolayı sözlüğün, araştırmalarda daha eski mevcut kelimelerle ilişkisini kurabilmede, ayrıca çok sonraki çağlarda Avrupa dillerindeki yansımalarını görebilmede yardımcı olması en büyük dileğimizdir. Söz konusu destanlar aracılığıyla eskiçağda başka bir coğrafyada bulunmayan, oldukça zengin kelimeleri içeren bu sözlük, ortalama üç bin yıl öncene ışık tuttuğu için, dahası bu coğrafyada yaşayan insanların somut ve soyut nitelemeleriyle nasıl bir yaşam, düşünce ve kültür seviyesinde olduklarını aktarabildiği için, kanaatimizce günümüz insanı tarafından da okunmalı, gözden geçirilmelidir.
Bu çalışmanın bizlere, günümüzde batı, yani yabancı dilden Türkçeye geçmiştir diye bildiğimiz birçok kelime kökünün, yaklaşık üç bin yıl önce zaten ilk olarak bu coğrafyada oluştuğunu gösteren örnekleri yansıtacağını, bu yüzden, Anadolu'nun her değerini korumaya çalışan Atatürk'ün bu coğrafyada, komşu ülkelerle birlikte ve özellikle yurdumuzdaki tarih, kültür ve dil çalışmalarına ayrı önem verilmesinin temellerini atmış olmasını bugün övünç saymamız gerektiğini de hatırlatalım.
Bu çalışmanın bizlere, günümüzde batı, yani yabancı dilden Türkçeye geçmiştir diye bildiğimiz birçok kelime kökünün, yaklaşık üç bin yıl önce zaten ilk olarak bu coğrafyada oluştuğunu gösteren örnekleri yansıtacağını, bu yüzden, Anadolu'nun her değerini korumaya çalışan Atatürk'ün bu coğrafyada, komşu ülkelerle birlikte ve özellikle yurdumuzdaki tarih, kültür ve dil çalışmalarına ayrı önem verilmesinin temellerini atmış olmasını bugün övünç saymamız gerektiğini de hatırlatalım.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.