Arama için en az 3 karakter girmelisiniz.
#smrgKİTABEVİ Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak : Ebedi Sevgiliye Mektuplar - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786258530254
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
154
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
339,66
Havale/EFT ile:
332,87
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255509
642931
https://www.simurgkitabevi.com/felsefi-varolusun-sinirlarini-zorlamak-ebedi-sevgiliye-mektuplar-2026
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak : Ebedi Sevgiliye Mektuplar - 2026 #smrgKİTABEVİ
339.66
İnsan dünyaya hazır bir anlamla gelmez.
Varoluş, çoğu zaman yalnızlıkla, eksiklikle ve anlam arayışıyla başlar.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak, bu arayışın en çıplak, en cesur ve en samimi biçimi olan mektuplar üzerinden kaleme alınmış felsefi–edebi bir eserdir.
Bu kitapta aşk, sıradan bir duygu değil; varoluşu sorgulamanın, insanın kendini geleceğe fırlatmasının ve hiçliğe karşı “ben buradayım” diyebilmesinin bir yoludur. Sevgiliye yazılmış gibi görünen mektuplar, aslında varlığa, zamana, özgürlüğe, devrime ve ütopyaya yöneltilmiş felsefi seslenişlerdir.
46 bağımsız mektuptan oluşan eser;
varoluşsal yalnızlık,
aşk ve özgürlük ilişkisi
, bireysel acının kolektif bilince dönüşümü,
umut, direniş ve anlam yaratma çabası
gibi temaları derin bir içsel yolculuk eşliğinde ele alır.
Bu satırlarda okur, yalnızca yazarı değil; kendi sesini, kendi yarım kalmış duygularını ve kendi varoluş sorularını da bulur. Çünkü bu mektuplar tek bir sevgiliye değil, hissedebilen herkese yazılmıştır.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak,
aşkı bir sığınak değil, bir dönüşüm ve direniş alanı olarak gören;
edebiyat, felsefe ve duygu dünyasında derinlik arayan okurlar için güçlü ve sarsıcı bir metindir.
Bu kitap, geçmişe yazılmış bir özlem değil;
zamana karşı bırakılmış bir varlık kanıtıdır.
Varoluş, çoğu zaman yalnızlıkla, eksiklikle ve anlam arayışıyla başlar.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak, bu arayışın en çıplak, en cesur ve en samimi biçimi olan mektuplar üzerinden kaleme alınmış felsefi–edebi bir eserdir.
Bu kitapta aşk, sıradan bir duygu değil; varoluşu sorgulamanın, insanın kendini geleceğe fırlatmasının ve hiçliğe karşı “ben buradayım” diyebilmesinin bir yoludur. Sevgiliye yazılmış gibi görünen mektuplar, aslında varlığa, zamana, özgürlüğe, devrime ve ütopyaya yöneltilmiş felsefi seslenişlerdir.
46 bağımsız mektuptan oluşan eser;
varoluşsal yalnızlık,
aşk ve özgürlük ilişkisi
, bireysel acının kolektif bilince dönüşümü,
umut, direniş ve anlam yaratma çabası
gibi temaları derin bir içsel yolculuk eşliğinde ele alır.
Bu satırlarda okur, yalnızca yazarı değil; kendi sesini, kendi yarım kalmış duygularını ve kendi varoluş sorularını da bulur. Çünkü bu mektuplar tek bir sevgiliye değil, hissedebilen herkese yazılmıştır.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak,
aşkı bir sığınak değil, bir dönüşüm ve direniş alanı olarak gören;
edebiyat, felsefe ve duygu dünyasında derinlik arayan okurlar için güçlü ve sarsıcı bir metindir.
Bu kitap, geçmişe yazılmış bir özlem değil;
zamana karşı bırakılmış bir varlık kanıtıdır.
İnsan dünyaya hazır bir anlamla gelmez.
Varoluş, çoğu zaman yalnızlıkla, eksiklikle ve anlam arayışıyla başlar.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak, bu arayışın en çıplak, en cesur ve en samimi biçimi olan mektuplar üzerinden kaleme alınmış felsefi–edebi bir eserdir.
Bu kitapta aşk, sıradan bir duygu değil; varoluşu sorgulamanın, insanın kendini geleceğe fırlatmasının ve hiçliğe karşı “ben buradayım” diyebilmesinin bir yoludur. Sevgiliye yazılmış gibi görünen mektuplar, aslında varlığa, zamana, özgürlüğe, devrime ve ütopyaya yöneltilmiş felsefi seslenişlerdir.
46 bağımsız mektuptan oluşan eser;
varoluşsal yalnızlık,
aşk ve özgürlük ilişkisi
, bireysel acının kolektif bilince dönüşümü,
umut, direniş ve anlam yaratma çabası
gibi temaları derin bir içsel yolculuk eşliğinde ele alır.
Bu satırlarda okur, yalnızca yazarı değil; kendi sesini, kendi yarım kalmış duygularını ve kendi varoluş sorularını da bulur. Çünkü bu mektuplar tek bir sevgiliye değil, hissedebilen herkese yazılmıştır.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak,
aşkı bir sığınak değil, bir dönüşüm ve direniş alanı olarak gören;
edebiyat, felsefe ve duygu dünyasında derinlik arayan okurlar için güçlü ve sarsıcı bir metindir.
Bu kitap, geçmişe yazılmış bir özlem değil;
zamana karşı bırakılmış bir varlık kanıtıdır.
Varoluş, çoğu zaman yalnızlıkla, eksiklikle ve anlam arayışıyla başlar.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak, bu arayışın en çıplak, en cesur ve en samimi biçimi olan mektuplar üzerinden kaleme alınmış felsefi–edebi bir eserdir.
Bu kitapta aşk, sıradan bir duygu değil; varoluşu sorgulamanın, insanın kendini geleceğe fırlatmasının ve hiçliğe karşı “ben buradayım” diyebilmesinin bir yoludur. Sevgiliye yazılmış gibi görünen mektuplar, aslında varlığa, zamana, özgürlüğe, devrime ve ütopyaya yöneltilmiş felsefi seslenişlerdir.
46 bağımsız mektuptan oluşan eser;
varoluşsal yalnızlık,
aşk ve özgürlük ilişkisi
, bireysel acının kolektif bilince dönüşümü,
umut, direniş ve anlam yaratma çabası
gibi temaları derin bir içsel yolculuk eşliğinde ele alır.
Bu satırlarda okur, yalnızca yazarı değil; kendi sesini, kendi yarım kalmış duygularını ve kendi varoluş sorularını da bulur. Çünkü bu mektuplar tek bir sevgiliye değil, hissedebilen herkese yazılmıştır.
Felsefi Varoluşun Sınırlarını Zorlamak,
aşkı bir sığınak değil, bir dönüşüm ve direniş alanı olarak gören;
edebiyat, felsefe ve duygu dünyasında derinlik arayan okurlar için güçlü ve sarsıcı bir metindir.
Bu kitap, geçmişe yazılmış bir özlem değil;
zamana karşı bırakılmış bir varlık kanıtıdır.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.