#smrgKİTABEVİ Feraya - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256664371
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199259584
Boyut:
12x20
Sayfa Sayısı:
205
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
192,50
Havale/EFT ile: 188,65
1199259584
647307
Feraya -        2026
Feraya - 2026 #smrgKİTABEVİ
192.5
Feraye, okuru bir kahve masasında başlayan bu hikâyenin paydaşı olmaya davet ediyor; belki de sayfalar ilerledikçe, anlatılanların bir yerinde kendi hayatınızdan bir iz bulacaksınız.

İstanbul'un kalabalığı içinde insanın kendine ait bir yer bulması zordur ama bazen bir semtin sokaklarında, bazen de beklenmedik bir masanın etrafında nadiren mümkün olur bu. Kurtuluş'un eski kahvelerinin birinde başlayan tanışıklık, Feraye'nin hayatını yavaşça başka bir yöne çevirir. Müzik öğretmeni olan genç kadın, ilk bakışta birbirine hiç benzemeyen iki adamın dünyasına girer. Duygularıyla yaşayan Ali ile her şeyi aklın süzgecinden geçiren Serkan. Biri şiirler ve kırılgan sevinçlerle dolu bir iç dünyaya sahiptir, diğeri insan davranışlarını mantığın keskin çizgileriyle çözmeye çalışan bir zihne. Feraye bu iki zıt karakterin arasında onların hikâyesini izlerken kendi içindeki soruların da peşine düşer.

Günler geçtikçe kahve masalarında başlayan sohbetler meyhane gecelerine, küçücük kâğıtlara yazılan şiirlere ve aşkın yarattığı sarsıntılara dönüşür. Rüyalar yorumlanır, eski yaralar konuşulur, Platon'un sayfalarından taşan düşünceler gündelik hayatın içine karışır. Ali kırılganlığını saklamadan yaşamanın bedelini öderken Serkan insanın kendini kandırma biçimlerini keskin bir açıklıkla ortaya koyar.

Feraye ise bütün bu sahnelerin ortasında durur ve başkalarının hikâyesini dinledikçe kendi hayatına dair daha derin bir gerçeği fark etmeye başlar.

Herkesin zihninde derin yaralar vardır ama çok az insan kendisini iyileştirmek için yaralarının kabuklarını kaldırabilir.

Feraye, okuru bir kahve masasında başlayan bu hikâyenin paydaşı olmaya davet ediyor; belki de sayfalar ilerledikçe, anlatılanların bir yerinde kendi hayatınızdan bir iz bulacaksınız.

İstanbul'un kalabalığı içinde insanın kendine ait bir yer bulması zordur ama bazen bir semtin sokaklarında, bazen de beklenmedik bir masanın etrafında nadiren mümkün olur bu. Kurtuluş'un eski kahvelerinin birinde başlayan tanışıklık, Feraye'nin hayatını yavaşça başka bir yöne çevirir. Müzik öğretmeni olan genç kadın, ilk bakışta birbirine hiç benzemeyen iki adamın dünyasına girer. Duygularıyla yaşayan Ali ile her şeyi aklın süzgecinden geçiren Serkan. Biri şiirler ve kırılgan sevinçlerle dolu bir iç dünyaya sahiptir, diğeri insan davranışlarını mantığın keskin çizgileriyle çözmeye çalışan bir zihne. Feraye bu iki zıt karakterin arasında onların hikâyesini izlerken kendi içindeki soruların da peşine düşer.

Günler geçtikçe kahve masalarında başlayan sohbetler meyhane gecelerine, küçücük kâğıtlara yazılan şiirlere ve aşkın yarattığı sarsıntılara dönüşür. Rüyalar yorumlanır, eski yaralar konuşulur, Platon'un sayfalarından taşan düşünceler gündelik hayatın içine karışır. Ali kırılganlığını saklamadan yaşamanın bedelini öderken Serkan insanın kendini kandırma biçimlerini keskin bir açıklıkla ortaya koyar.

Feraye ise bütün bu sahnelerin ortasında durur ve başkalarının hikâyesini dinledikçe kendi hayatına dair daha derin bir gerçeği fark etmeye başlar.

Herkesin zihninde derin yaralar vardır ama çok az insan kendisini iyileştirmek için yaralarının kabuklarını kaldırabilir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat