#smrgSAHAF Fotoğraf ve Kartpostallarıyla Girit'ten İstanbul'a Bahaettin Rahmi Bediz: Beyaz Atlı Fotoğrafçı 1875 - 1951 -

Stok Kodu:
1199056620
Boyut:
24x30
Sayfa Sayısı:
276 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2004
Kapak Türü:
Ciltli
Kağıt Türü:
Kuşe Kağıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199056620
442614
Fotoğraf ve Kartpostallarıyla Girit'ten İstanbul'a Bahaettin Rahmi Bediz: Beyaz Atlı Fotoğrafçı 1875 - 1951 -
Fotoğraf ve Kartpostallarıyla Girit'ten İstanbul'a Bahaettin Rahmi Bediz: Beyaz Atlı Fotoğrafçı 1875 - 1951 - #smrgSAHAF
0.00
Bahaettin Rahmi Bediz, bir dönem Türk Tarih Kurumu'nda birlikte çalıştığı Cumhuriyet Tarihinin ilk arkeologlarından biri olan Prof. Dr. Hamit Zübeyir Koşay'ın da dediği gibi, her şeyde önce bir “insan-ı kamil”dir.

Giritte tanıştığı fotoğraf sanatına olan aşkı ve tutkusu hayatını idame ettirmek için başka işler yapsa da onu hiç terketmedi. Avrupai tarzda çalışan stüdyolar kurdu, birçok öğrenci ve çırak yetiştirdi... Girit'te başladığı arkeolojik kazı fotoğrafçılığını, ilk Hitit kazılarında yetkinliğe ulaştırdı....

Ama ne yazık ki ilk arzusunu gerçekleştiremedi; hayalinde yaşattığı “fotoğraf okulu”nu kuramadı; çok önem verdiği, fotoğrafçılığın teori ve pratiğini anlattığı kitabını yayımlatamadı...

Bahaettin Rahmi Bediz'in dış çekimlerde yaşamı estetixze eden güçlü bir yapısal kurgu vardır. Büyük negatif camlar kullanarak ahşap makinelerle yaptığı “zaman” boyutunu aştığı çekimlerde, zarif bir kurgu anlayışı öne çıkar. Yaşadığı dönemin aydın ve sanatçılarıyla yaptığı portre çalışmalarında ise, yetkin bir “ekspresyonizm” vurgusu vardır. Çektiği her kare fotoğrafta, sanatına karşı sorumluluğu, yaratma güdüsü, ritmi, duygu, düşünce ve düş dünyası arasında kurduğu denge dikkat çekicidir. Yaşadığı dönemin en “zarif” tanıklarından biri olan “Beyaz Atlı Fotoğrafçı” Bahaettin Rahmi Bediz'in hayatı, birbirinden değerli fotoğrafları ve kartpostalalrı eşliğinde, Meşrutiyetten Cumhuriyete uzanan tarih dilimi içinde akıp giden bir “roman” gibi okumak da mümkün”

Bahaettin Rahmi Bediz, bir dönem Türk Tarih Kurumu'nda birlikte çalıştığı Cumhuriyet Tarihinin ilk arkeologlarından biri olan Prof. Dr. Hamit Zübeyir Koşay'ın da dediği gibi, her şeyde önce bir “insan-ı kamil”dir.

Giritte tanıştığı fotoğraf sanatına olan aşkı ve tutkusu hayatını idame ettirmek için başka işler yapsa da onu hiç terketmedi. Avrupai tarzda çalışan stüdyolar kurdu, birçok öğrenci ve çırak yetiştirdi... Girit'te başladığı arkeolojik kazı fotoğrafçılığını, ilk Hitit kazılarında yetkinliğe ulaştırdı....

Ama ne yazık ki ilk arzusunu gerçekleştiremedi; hayalinde yaşattığı “fotoğraf okulu”nu kuramadı; çok önem verdiği, fotoğrafçılığın teori ve pratiğini anlattığı kitabını yayımlatamadı...

Bahaettin Rahmi Bediz'in dış çekimlerde yaşamı estetixze eden güçlü bir yapısal kurgu vardır. Büyük negatif camlar kullanarak ahşap makinelerle yaptığı “zaman” boyutunu aştığı çekimlerde, zarif bir kurgu anlayışı öne çıkar. Yaşadığı dönemin aydın ve sanatçılarıyla yaptığı portre çalışmalarında ise, yetkin bir “ekspresyonizm” vurgusu vardır. Çektiği her kare fotoğrafta, sanatına karşı sorumluluğu, yaratma güdüsü, ritmi, duygu, düşünce ve düş dünyası arasında kurduğu denge dikkat çekicidir. Yaşadığı dönemin en “zarif” tanıklarından biri olan “Beyaz Atlı Fotoğrafçı” Bahaettin Rahmi Bediz'in hayatı, birbirinden değerli fotoğrafları ve kartpostalalrı eşliğinde, Meşrutiyetten Cumhuriyete uzanan tarih dilimi içinde akıp giden bir “roman” gibi okumak da mümkün”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat