#smrgKİTABEVİ Göç ve Edebiyat Okumaları - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255674525
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199260377
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
119
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
297,50
Havale/EFT ile: 291,55
1199260377
648052
Göç ve Edebiyat Okumaları -        2026
Göç ve Edebiyat Okumaları - 2026 #smrgKİTABEVİ
297.5
Edebî metinler, insanın, zamanın, mekânın ve toplumun ruhunu dil ile görünür kılar. Nitekim sanat, yaşamın düşünülmüş bir formudur. Sanatçı, günlük yaşam içerisindeki hareketleri, olayları, gelişmeleri çoğu zaman fark edemediğimiz küçük detayları yakından gözlemleyerek kurgusal bir anlatı içerisinde yeniden ifade eden kişidir. Bu sebeple ki psikoloji, sosyoloji, tarih, kültür bilimi ve daha birçok disiplin, insanı ve toplumu anlama çalışmalarına muhakkak edebiyatı ve diğer sanat dallarını dahil eder. Çünkü sanatla ifade edilmemiş hiçbir insan durumu yoktur. Duygular, olaylar, durumlar, gelişmeler, ideolojiler, aşk, aile, toplum, gelenek, örf, savaşlar, devrimler, siyaset, kültür… Her biri çeşitli sanat eserleriyle, sanatçının bakış acısana, gözlem gücüne ve bireysel duyarlılığına göre defalarca anlatılmıştır. İnsan en katı gerçekliğinden en mahrem duygularına, en somut görünümünden en derin sancılarına kadar edebiyatın, sanatın konusu olmuştur.

Bireysel ve toplumsal tarafıyla edebî eserlerde daima yer bulmuş bir diğer konu ise göç olgusudur. Göç çok uzun zamandır hikâyelere, şiirlere, türkülere, romanlara yansımış, sanatın ifade imkânları çerçevesinde anlatılmıştır. Türkiye ve Türk edebiyatı özelinde ise göç olgusu, neredeyse her yönüyle edebî metinlerin odağında yer almıştır. Bu kitapta da zaman içerisinde göç ve edebiyat ilişkisini irdelediğim metinler bir araya getirilmiştir. Özellikle de yakın geçmişteki göç ve edebiyat ilişkisinin izleksel ve yapısal çerçevesini belirleme amaçlı okumalara yer verilmiş, göç unsurlarının edebî düzlemdeki yeri ve kurgusal yapı içerisindeki işlevlerine odaklanılarak kapsamlı çıkarımlar elde edilmeye çalışılmıştır.

Edebî metinler, insanın, zamanın, mekânın ve toplumun ruhunu dil ile görünür kılar. Nitekim sanat, yaşamın düşünülmüş bir formudur. Sanatçı, günlük yaşam içerisindeki hareketleri, olayları, gelişmeleri çoğu zaman fark edemediğimiz küçük detayları yakından gözlemleyerek kurgusal bir anlatı içerisinde yeniden ifade eden kişidir. Bu sebeple ki psikoloji, sosyoloji, tarih, kültür bilimi ve daha birçok disiplin, insanı ve toplumu anlama çalışmalarına muhakkak edebiyatı ve diğer sanat dallarını dahil eder. Çünkü sanatla ifade edilmemiş hiçbir insan durumu yoktur. Duygular, olaylar, durumlar, gelişmeler, ideolojiler, aşk, aile, toplum, gelenek, örf, savaşlar, devrimler, siyaset, kültür… Her biri çeşitli sanat eserleriyle, sanatçının bakış acısana, gözlem gücüne ve bireysel duyarlılığına göre defalarca anlatılmıştır. İnsan en katı gerçekliğinden en mahrem duygularına, en somut görünümünden en derin sancılarına kadar edebiyatın, sanatın konusu olmuştur.

Bireysel ve toplumsal tarafıyla edebî eserlerde daima yer bulmuş bir diğer konu ise göç olgusudur. Göç çok uzun zamandır hikâyelere, şiirlere, türkülere, romanlara yansımış, sanatın ifade imkânları çerçevesinde anlatılmıştır. Türkiye ve Türk edebiyatı özelinde ise göç olgusu, neredeyse her yönüyle edebî metinlerin odağında yer almıştır. Bu kitapta da zaman içerisinde göç ve edebiyat ilişkisini irdelediğim metinler bir araya getirilmiştir. Özellikle de yakın geçmişteki göç ve edebiyat ilişkisinin izleksel ve yapısal çerçevesini belirleme amaçlı okumalara yer verilmiş, göç unsurlarının edebî düzlemdeki yeri ve kurgusal yapı içerisindeki işlevlerine odaklanılarak kapsamlı çıkarımlar elde edilmeye çalışılmıştır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat