Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

#smrgKİTABEVİ Gölgede Kalanlar 1 - Zeytin Sızısı -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199267323
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
221
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
308,00
Havale/EFT ile: 301,84
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199267323
655498
Gölgede Kalanlar 1 - Zeytin Sızısı -
Gölgede Kalanlar 1 - Zeytin Sızısı - #smrgKİTABEVİ
308
İlk zeytin ağacının köküne dokunduklarında, incecik yaprakları duygulu bir ses çıkarmaya başlamıştı sanki. Küçük bir uğultu yükseliyordu gökyüzüne. Bir insanın beli kalınlığındaki gövdesi, şahit olduğu yılların anılarını kaybetmemek ve inadına tutunabilmek için, bütün kökleriyle güçlü bir biçimde sarılıyordu kadim toprağına. Zeytin ağacı ile toprak birbirlerine sevdalılarmışçasına toprağa tutunuyor, iş makinası ise bu sevdalıları ayırmak için keskin dişlerini büyük bir hınçla geçiriyordu toprağın kara bağrına. Bu zeytin ağacının gölgesinde, kim bilir kaç işçi soluklanmış, azık açıp yemek yemiş, Ege'nin maviliğini seyretmişti doyasıya. Kaç at bağlanmıştı da hasat edilen zeytinler sırtlarına konulup zeytin fabrikalarına götürülmüştü. Kim bilir kaç aile peynir ve bakla ile öğle yemeği yemişti dallarının gölgesinde. Keşke dile gelse de anlatabilseydi yıllar boyu nelere şahit olduğunu… Bütün bu hatıraların yok oluşu, sadece imar rantı içindi. Yeşil feracesine bürünen toprak, çok yakında betonla doldurulacak ve ofis adı altında deniz manzaralı villalar yükselecekti bahtsız bağrında. Sadece gözlerde değil kulaklarda, ellerde, ayaklarda…
İlk zeytin ağacının köküne dokunduklarında, incecik yaprakları duygulu bir ses çıkarmaya başlamıştı sanki. Küçük bir uğultu yükseliyordu gökyüzüne. Bir insanın beli kalınlığındaki gövdesi, şahit olduğu yılların anılarını kaybetmemek ve inadına tutunabilmek için, bütün kökleriyle güçlü bir biçimde sarılıyordu kadim toprağına. Zeytin ağacı ile toprak birbirlerine sevdalılarmışçasına toprağa tutunuyor, iş makinası ise bu sevdalıları ayırmak için keskin dişlerini büyük bir hınçla geçiriyordu toprağın kara bağrına. Bu zeytin ağacının gölgesinde, kim bilir kaç işçi soluklanmış, azık açıp yemek yemiş, Ege'nin maviliğini seyretmişti doyasıya. Kaç at bağlanmıştı da hasat edilen zeytinler sırtlarına konulup zeytin fabrikalarına götürülmüştü. Kim bilir kaç aile peynir ve bakla ile öğle yemeği yemişti dallarının gölgesinde. Keşke dile gelse de anlatabilseydi yıllar boyu nelere şahit olduğunu… Bütün bu hatıraların yok oluşu, sadece imar rantı içindi. Yeşil feracesine bürünen toprak, çok yakında betonla doldurulacak ve ofis adı altında deniz manzaralı villalar yükselecekti bahtsız bağrında. Sadece gözlerde değil kulaklarda, ellerde, ayaklarda…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat