#smrgKİTABEVİ Gotham Cafe'de Öğle Yemeği -
Steve Davis, bir gün işten eve döndüğünde karısının kendisini terk ettiğini ve boşanmak istediğini yazan bir notla karşılaşır. O gece sigarayı bırakır. Yirmi yıllık alışkanlığından bir anda vazgeçmesinin yol açtığı nikotin yoksunluğu, çökmekte olan evliliğinin yarattığı derin acıya nüfuz eder. Tam da bu zorlu günlerde eşinin avukatı onu Manhattan'ın modern ve pahalı restoranlarından Gotham Café'ye, boşanma meselelerini konuşmak üzere öğle yemeğine davet eder.
Steve için bu buluşma zaten başlı başına bir sınav gibidir. Ancak Gotham Café'nin kapısından içeri girdiğinde karşılaşacağı şey, boşanmanın acısından ve nikotin krizinden çok daha korkunç olacaktır.
Stephen King, Gotham Café'de Öğle Yemeği'nde gündelik hayatın sıradan bir ânını giderek yoğunlaşan, klostrofobik, kanlı ve dehşet verici bir kâbusa dönüştürüyor. Bastırılmış öfke, bağımlılık, uykusuzluk, iletişimsizlik ve akıl ile delilik arasındaki kırılgan sınır, birkaç dakikalık bir dehşet nöbetinde birbirine karışıyor.
İlk kez 1995 yılında Dark Love adlı antolojide yayımlanan ve aynı yıl Bram Stoker En İyi Uzun Öykü Ödülü'nü kazanan Gotham Café'de Öğle Yemeği, King'in korkuyu doğaüstü olandan değil, insan zihninin karanlık labirentlerinden ve gündelik yaşamın görünmez çatlaklarından nasıl çekip çıkardığını gösteren çarpıcı öykülerinden biri.
Steve Davis, bir gün işten eve döndüğünde karısının kendisini terk ettiğini ve boşanmak istediğini yazan bir notla karşılaşır. O gece sigarayı bırakır. Yirmi yıllık alışkanlığından bir anda vazgeçmesinin yol açtığı nikotin yoksunluğu, çökmekte olan evliliğinin yarattığı derin acıya nüfuz eder. Tam da bu zorlu günlerde eşinin avukatı onu Manhattan'ın modern ve pahalı restoranlarından Gotham Café'ye, boşanma meselelerini konuşmak üzere öğle yemeğine davet eder.
Steve için bu buluşma zaten başlı başına bir sınav gibidir. Ancak Gotham Café'nin kapısından içeri girdiğinde karşılaşacağı şey, boşanmanın acısından ve nikotin krizinden çok daha korkunç olacaktır.
Stephen King, Gotham Café'de Öğle Yemeği'nde gündelik hayatın sıradan bir ânını giderek yoğunlaşan, klostrofobik, kanlı ve dehşet verici bir kâbusa dönüştürüyor. Bastırılmış öfke, bağımlılık, uykusuzluk, iletişimsizlik ve akıl ile delilik arasındaki kırılgan sınır, birkaç dakikalık bir dehşet nöbetinde birbirine karışıyor.
İlk kez 1995 yılında Dark Love adlı antolojide yayımlanan ve aynı yıl Bram Stoker En İyi Uzun Öykü Ödülü'nü kazanan Gotham Café'de Öğle Yemeği, King'in korkuyu doğaüstü olandan değil, insan zihninin karanlık labirentlerinden ve gündelik yaşamın görünmez çatlaklarından nasıl çekip çıkardığını gösteren çarpıcı öykülerinden biri.