#smrgKİTABEVİ Gürültülü Canavar : Osmanlı'da Otomobilin Tarihi - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
Siyaset Bilimi
ISBN-10:
9786255835734
Hazırlayan:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
208
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
171,50
Havale/EFT ile:
168,07
1199258129
645787
https://www.simurgkitabevi.com/gurultulu-canavar-osmanlida-otomobilin-tarihi-2026
Gürültülü Canavar : Osmanlı'da Otomobilin Tarihi - 2026 #smrgKİTABEVİ
171.5
Osmanlı şehirlerinde bir gün ansızın ortaya çıkan, duman püskürten ve gürültüsüyle sokakları titreten tuhaf bir makine... Kimileri ona hayranlıkla bakıyor, kimileri ise korkuyla geri çekiliyordu. Çünkü bu yeni araç yalnızca bir ulaşım aracı değil, modern dünyanın habercisiydi.
Avrupa ve Amerika'da hızla yayılan otomobil teknolojisi, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına ulaştığında yalnızca yolları değil, gündelik hayatı, şehir düzenini ve toplumsal alışkanlıkları da sarsmaya başladı. Dar sokaklara ve faytonların hâkim olduğu ulaşım düzenine giren bu yeni makine, kısa sürede merakın ve tartışmanın odağı hâline geldi.
Hakan Tan, arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir kaynak ağıyla otomobilin Osmanlı'daki izini sürüyor. Saray bahçelerinde yapılan ilk denemelerden İstanbul sokaklarında yaşanan kazalara, gümrükteki bürokratik tereddütlerden ilk otomobil sahiplerine kadar uzanan bu hikâye, modernleşmenin gündelik hayat üzerindeki etkilerini çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor.
Gürültülü Canavar, otomobilin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki şaşırtıcı ve çoğu zaman bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Tek bir makinenin izini sürerek Osmanlı toplumunun modernlikle kurduğu ilişkiye ışık tutuyor ve okuru değişen bir dünyanın eşiğine götürüyor.
Avrupa ve Amerika'da hızla yayılan otomobil teknolojisi, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına ulaştığında yalnızca yolları değil, gündelik hayatı, şehir düzenini ve toplumsal alışkanlıkları da sarsmaya başladı. Dar sokaklara ve faytonların hâkim olduğu ulaşım düzenine giren bu yeni makine, kısa sürede merakın ve tartışmanın odağı hâline geldi.
Hakan Tan, arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir kaynak ağıyla otomobilin Osmanlı'daki izini sürüyor. Saray bahçelerinde yapılan ilk denemelerden İstanbul sokaklarında yaşanan kazalara, gümrükteki bürokratik tereddütlerden ilk otomobil sahiplerine kadar uzanan bu hikâye, modernleşmenin gündelik hayat üzerindeki etkilerini çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor.
Gürültülü Canavar, otomobilin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki şaşırtıcı ve çoğu zaman bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Tek bir makinenin izini sürerek Osmanlı toplumunun modernlikle kurduğu ilişkiye ışık tutuyor ve okuru değişen bir dünyanın eşiğine götürüyor.
Osmanlı şehirlerinde bir gün ansızın ortaya çıkan, duman püskürten ve gürültüsüyle sokakları titreten tuhaf bir makine... Kimileri ona hayranlıkla bakıyor, kimileri ise korkuyla geri çekiliyordu. Çünkü bu yeni araç yalnızca bir ulaşım aracı değil, modern dünyanın habercisiydi.
Avrupa ve Amerika'da hızla yayılan otomobil teknolojisi, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına ulaştığında yalnızca yolları değil, gündelik hayatı, şehir düzenini ve toplumsal alışkanlıkları da sarsmaya başladı. Dar sokaklara ve faytonların hâkim olduğu ulaşım düzenine giren bu yeni makine, kısa sürede merakın ve tartışmanın odağı hâline geldi.
Hakan Tan, arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir kaynak ağıyla otomobilin Osmanlı'daki izini sürüyor. Saray bahçelerinde yapılan ilk denemelerden İstanbul sokaklarında yaşanan kazalara, gümrükteki bürokratik tereddütlerden ilk otomobil sahiplerine kadar uzanan bu hikâye, modernleşmenin gündelik hayat üzerindeki etkilerini çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor.
Gürültülü Canavar, otomobilin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki şaşırtıcı ve çoğu zaman bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Tek bir makinenin izini sürerek Osmanlı toplumunun modernlikle kurduğu ilişkiye ışık tutuyor ve okuru değişen bir dünyanın eşiğine götürüyor.
Avrupa ve Amerika'da hızla yayılan otomobil teknolojisi, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı topraklarına ulaştığında yalnızca yolları değil, gündelik hayatı, şehir düzenini ve toplumsal alışkanlıkları da sarsmaya başladı. Dar sokaklara ve faytonların hâkim olduğu ulaşım düzenine giren bu yeni makine, kısa sürede merakın ve tartışmanın odağı hâline geldi.
Hakan Tan, arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir kaynak ağıyla otomobilin Osmanlı'daki izini sürüyor. Saray bahçelerinde yapılan ilk denemelerden İstanbul sokaklarında yaşanan kazalara, gümrükteki bürokratik tereddütlerden ilk otomobil sahiplerine kadar uzanan bu hikâye, modernleşmenin gündelik hayat üzerindeki etkilerini çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor.
Gürültülü Canavar, otomobilin Osmanlı İmparatorluğu'ndaki şaşırtıcı ve çoğu zaman bilinmeyen hikâyesini anlatıyor. Tek bir makinenin izini sürerek Osmanlı toplumunun modernlikle kurduğu ilişkiye ışık tutuyor ve okuru değişen bir dünyanın eşiğine götürüyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.