#smrgSAHAF Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü - 1968
Bugünkü çağdaş kültürün yaratıcısı olan uluslar ayni zamanda çağdaş kültürün yayıcısı durumundadırlar. Söz gelişi Batıdaki çağdaş hayatın gelişimi içinde ortaya çıkan çeşitli sanat olayları ve bilimsel buluşlar, o ülkelerin dillerinde yaratılan sözcüklerle birlikte geri kalmış ülkelere yayılmaktadır. Bu olay, tarihin geçmiş çağlarından bu yana çok kez süregelmiştir. Öyle ki, her çağın buluşlarıyle Türkçe karşılıkları aramaya vakit kalmadan, yabancı terimler yerli olmaları gereken sözcüklerin yerlerini kapmışlardır.
Son kez, yabancı ülkelere öğrenim yapmak üzere giden ressam, mimar ve heykelcilerimiz yurdumuza yeniden yabancı terimlerle dönmüşler ve bunları derslerinde olsun, yazdıkları yazı ve kitaplarda olsun yaymaya bilinçsiz olarak devam etmişlerdir. Giderek, bizde aşağı yukarı 150 yıllık bir geçmişi olan resim ve heykel sanatlarına ilişkin terimlerin hemen hemen tümü Fransızca, İngilizce ve Almanyalarından dilimize aktarılmıştır. Böylece biz, çağdaş kültür olaylarını izlerken Batının üç büyük dilinin kültür çemberi içine girmiş ve ister istemez dilimizi de bunların tutsağı durumuna düşürmüşüz. Bu noktadan bakınca büyük, ama gerçekten büyük Atatürk'ün dilimizin arılaştırılmasına neden bu kadar önem verdiğini daha iyi anlıyoruz.
Resim, heykel ve mimarlık alanlarını içine alan bu sözlük hazırlanırken, önce dilimizde kullanılan, yerli olsun yabancı olsun, bütün terimlerin toplanmasına çalışılmıştır. Bu işe girişirken Türkçede çıkmış sanat tarihi kitapları, sanat ansiklopedileri, resim, heykel ve mimarlık dergileri ile kitaplar taranmıştır. (Önsözden)
Bugünkü çağdaş kültürün yaratıcısı olan uluslar ayni zamanda çağdaş kültürün yayıcısı durumundadırlar. Söz gelişi Batıdaki çağdaş hayatın gelişimi içinde ortaya çıkan çeşitli sanat olayları ve bilimsel buluşlar, o ülkelerin dillerinde yaratılan sözcüklerle birlikte geri kalmış ülkelere yayılmaktadır. Bu olay, tarihin geçmiş çağlarından bu yana çok kez süregelmiştir. Öyle ki, her çağın buluşlarıyle Türkçe karşılıkları aramaya vakit kalmadan, yabancı terimler yerli olmaları gereken sözcüklerin yerlerini kapmışlardır.
Son kez, yabancı ülkelere öğrenim yapmak üzere giden ressam, mimar ve heykelcilerimiz yurdumuza yeniden yabancı terimlerle dönmüşler ve bunları derslerinde olsun, yazdıkları yazı ve kitaplarda olsun yaymaya bilinçsiz olarak devam etmişlerdir. Giderek, bizde aşağı yukarı 150 yıllık bir geçmişi olan resim ve heykel sanatlarına ilişkin terimlerin hemen hemen tümü Fransızca, İngilizce ve Almanyalarından dilimize aktarılmıştır. Böylece biz, çağdaş kültür olaylarını izlerken Batının üç büyük dilinin kültür çemberi içine girmiş ve ister istemez dilimizi de bunların tutsağı durumuna düşürmüşüz. Bu noktadan bakınca büyük, ama gerçekten büyük Atatürk'ün dilimizin arılaştırılmasına neden bu kadar önem verdiğini daha iyi anlıyoruz.
Resim, heykel ve mimarlık alanlarını içine alan bu sözlük hazırlanırken, önce dilimizde kullanılan, yerli olsun yabancı olsun, bütün terimlerin toplanmasına çalışılmıştır. Bu işe girişirken Türkçede çıkmış sanat tarihi kitapları, sanat ansiklopedileri, resim, heykel ve mimarlık dergileri ile kitaplar taranmıştır. (Önsözden)