#smrgSAHAF Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü - 1968

Kondisyon:
Çok İyi
Basıldığı Matbaa:
Ankara Üniversitesi Basımevi
Dizi Adı:
Yayın No: 264
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Stok Kodu:
1199070821
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
XIII + 138 s.
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
1968
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199070821
456723
Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü -        1968
Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü - 1968 #smrgSAHAF
0
Dilimizdeki resim, heykel ve mimarlık terimlerinin çoğunlukla yabancı kaynaklardan alındığını görüyoruz. Geçmiş çağlardaki yaratıcı ulusların dillerinden çeşitli zamanlarda, dilimize yabancı sözcükler girmiştir. Öyle ki, bugün bu üç sanat alanındaki yabancı terimlerin, kendi dilimizdekilere oranla çoğunlukta oldukları gerçeği ile karşılaşıyoruz. Arapça, Farsça, özellikle Fransızca terimler dilimizde bir çeşit egemenlik kurmuşlardır. Kaldı ki son zamanlarda bunlara İngilizce ve Almanca sözcükleri de katılmıştır.

Bugünkü çağdaş kültürün yaratıcısı olan uluslar ayni zamanda çağdaş kültürün yayıcısı durumundadırlar. Söz gelişi Batıdaki çağdaş hayatın gelişimi içinde ortaya çıkan çeşitli sanat olayları ve bilimsel buluşlar, o ülkelerin dillerinde yaratılan sözcüklerle birlikte geri kalmış ülkelere yayılmaktadır. Bu olay, tarihin geçmiş çağlarından bu yana çok kez süregelmiştir. Öyle ki, her çağın buluşlarıyle Türkçe karşılıkları aramaya vakit kalmadan, yabancı terimler yerli olmaları gereken sözcüklerin yerlerini kapmışlardır.

Son kez, yabancı ülkelere öğrenim yapmak üzere giden ressam, mimar ve heykelcilerimiz yurdumuza yeniden yabancı terimlerle dönmüşler ve bunları derslerinde olsun, yazdıkları yazı ve kitaplarda olsun yaymaya bilinçsiz olarak devam etmişlerdir. Giderek, bizde aşağı yukarı 150 yıllık bir geçmişi olan resim ve heykel sanatlarına ilişkin terimlerin hemen hemen tümü Fransızca, İngilizce ve Almanyalarından dilimize aktarılmıştır. Böylece biz, çağdaş kültür olaylarını izlerken Batının üç büyük dilinin kültür çemberi içine girmiş ve ister istemez dilimizi de bunların tutsağı durumuna düşürmüşüz. Bu noktadan bakınca büyük, ama gerçekten büyük Atatürk'ün dilimizin arılaştırılmasına neden bu kadar önem verdiğini daha iyi anlıyoruz.

Resim, heykel ve mimarlık alanlarını içine alan bu sözlük hazırlanırken, önce dilimizde kullanılan, yerli olsun yabancı olsun, bütün terimlerin toplanmasına çalışılmıştır. Bu işe girişirken Türkçede çıkmış sanat tarihi kitapları, sanat ansiklopedileri, resim, heykel ve mimarlık dergileri ile kitaplar taranmıştır. (Önsözden)

Dilimizdeki resim, heykel ve mimarlık terimlerinin çoğunlukla yabancı kaynaklardan alındığını görüyoruz. Geçmiş çağlardaki yaratıcı ulusların dillerinden çeşitli zamanlarda, dilimize yabancı sözcükler girmiştir. Öyle ki, bugün bu üç sanat alanındaki yabancı terimlerin, kendi dilimizdekilere oranla çoğunlukta oldukları gerçeği ile karşılaşıyoruz. Arapça, Farsça, özellikle Fransızca terimler dilimizde bir çeşit egemenlik kurmuşlardır. Kaldı ki son zamanlarda bunlara İngilizce ve Almanca sözcükleri de katılmıştır.

Bugünkü çağdaş kültürün yaratıcısı olan uluslar ayni zamanda çağdaş kültürün yayıcısı durumundadırlar. Söz gelişi Batıdaki çağdaş hayatın gelişimi içinde ortaya çıkan çeşitli sanat olayları ve bilimsel buluşlar, o ülkelerin dillerinde yaratılan sözcüklerle birlikte geri kalmış ülkelere yayılmaktadır. Bu olay, tarihin geçmiş çağlarından bu yana çok kez süregelmiştir. Öyle ki, her çağın buluşlarıyle Türkçe karşılıkları aramaya vakit kalmadan, yabancı terimler yerli olmaları gereken sözcüklerin yerlerini kapmışlardır.

Son kez, yabancı ülkelere öğrenim yapmak üzere giden ressam, mimar ve heykelcilerimiz yurdumuza yeniden yabancı terimlerle dönmüşler ve bunları derslerinde olsun, yazdıkları yazı ve kitaplarda olsun yaymaya bilinçsiz olarak devam etmişlerdir. Giderek, bizde aşağı yukarı 150 yıllık bir geçmişi olan resim ve heykel sanatlarına ilişkin terimlerin hemen hemen tümü Fransızca, İngilizce ve Almanyalarından dilimize aktarılmıştır. Böylece biz, çağdaş kültür olaylarını izlerken Batının üç büyük dilinin kültür çemberi içine girmiş ve ister istemez dilimizi de bunların tutsağı durumuna düşürmüşüz. Bu noktadan bakınca büyük, ama gerçekten büyük Atatürk'ün dilimizin arılaştırılmasına neden bu kadar önem verdiğini daha iyi anlıyoruz.

Resim, heykel ve mimarlık alanlarını içine alan bu sözlük hazırlanırken, önce dilimizde kullanılan, yerli olsun yabancı olsun, bütün terimlerin toplanmasına çalışılmıştır. Bu işe girişirken Türkçede çıkmış sanat tarihi kitapları, sanat ansiklopedileri, resim, heykel ve mimarlık dergileri ile kitaplar taranmıştır. (Önsözden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat