#smrgKİTABEVİ II. Meşrutiyet'ten Sevr'e Giden Süreç: Tanıklıklar (1908–1920) - Sultan Mehmed Reşad'ın Üçüncü Mabeyncisi ve Kayınbiraderinin Oğlu Ahmet İhsan Tuğcu'nun Hatıratı -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Ana Basın Yayın
Dizi Adı:
Osmanlı Tarihi
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x23
Sayfa Sayısı:
416
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
350,00
Havale/EFT ile:
343,00
1199265013
652697
https://www.simurgkitabevi.com/ii-mesrutiyetten-sevre-giden-surec-tanikliklar-1908-1920-sultan-mehmed-resadin-ucuncu-mabeyncisi-ve-kayinbiraderinin-oglu-ahmet-ihsan-tugcunun-hatirati
II. Meşrutiyet'ten Sevr'e Giden Süreç: Tanıklıklar (1908–1920) - Sultan Mehmed Reşad'ın Üçüncü Mabeyncisi ve Kayınbiraderinin Oğlu Ahmet İhsan Tuğcu'nun Hatıratı - #smrgKİTABEVİ
350
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı yılları, bir babanın tanıklıkları ve bir oğlun titiz derlemesiyle bugünlere gelmekte. Ahmet İhsan Tuğcu, babası İbrahim Tuğcu'nun saraya yakın konumu sayesinde şahit olunan olayları; resmî belgeler, dönemin gazeteleri ve kişisel gözlemlerle bir araya getirerek dikkat çekici bir hatırat ortaya koyuyor.
Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır.
Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır.
Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı yılları, bir babanın tanıklıkları ve bir oğlun titiz derlemesiyle bugünlere gelmekte. Ahmet İhsan Tuğcu, babası İbrahim Tuğcu'nun saraya yakın konumu sayesinde şahit olunan olayları; resmî belgeler, dönemin gazeteleri ve kişisel gözlemlerle bir araya getirerek dikkat çekici bir hatırat ortaya koyuyor.
Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır.
Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Rumeli'deki komitacılık hareketlerinden 31 Mart Vakası'na, Edirne'nin geri alınışından Sevr Antlaşması'nın karanlık günlerine kadar uzanan bu eser; yalnızca bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda çözülmekte olan bir imparatorluğun iç yüzüne tutulmuş bir aynadır.
Eseri benzersiz kılan unsurlardan biri de kaleme alınış biçimidir. Savaşların, yokluğun ve ekonomik sıkıntıların hüküm sürdüğü bir dönemde, kâğıt teminindeki güçlükler nedeniyle hatıratın bazı bölümleri resmî belge taslaklarının arka yüzlerine yazılmıştır. Bu yönüyle eser, yalnızca tarihî olayları değil; dönemin ekonomik, idarî ve toplumsal şartlarını da satır aralarında taşıyan önemli bir belge niteliğindedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.