#smrgKİTABEVİ İnka'nın Suskun Kızı - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199265870
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
176
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
262,50
Havale/EFT ile: 257,25
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199265870
653632
İnka'nın Suskun Kızı -         2026
İnka'nın Suskun Kızı - 2026 #smrgKİTABEVİ
262.5
“İnsan, unuttuğu her hakikati bir gün mutlaka taşa sormak zorundadır.” Bu eser; varlığın o en kadim çelişkisini, suskunluğu bir lisan hâline getiriyor. Pisagor'un matematiksel evreninden, İskender'in Hindistan önlerindeki bitkin zaferine, eski Mısır'ın gizemli tarihinden, Galileo'nun göğe çevirdiği isyankâr bakışına, İnka'nın ritüellerinden, İpek Yolu'nun tozuna karışan, o isimsiz bilgeliğe uzanan, geçmişte bir kazı çalışmasıdır. İnka'nın Suskun Kızı, zamanın rüzgârıyla savrulan insan ruhunu, tarihin ve bilimin sütunlarına yeniden yaslıyor. Her dize; bilginin kibrini tabiatın vakur duruşuyla, hırsın gürültüsünü ise yalnızlığın asil duruşuyla tartıyor. Bu sayfalar arasında yürüyeceğiniz yol, yalnızca coğrafyalar arasından değil, insanın kendi iç uçurumlarından ve tarihin unutulmuş dehlizlerinden geçer. “Çünkü mermer, dilsizdir ama her şeyi hatırlar; su, akıp gider ama yolu asla unutmaz. Şimdi konuşma sırası, çağlar boyu susanların...”
“İnsan, unuttuğu her hakikati bir gün mutlaka taşa sormak zorundadır.” Bu eser; varlığın o en kadim çelişkisini, suskunluğu bir lisan hâline getiriyor. Pisagor'un matematiksel evreninden, İskender'in Hindistan önlerindeki bitkin zaferine, eski Mısır'ın gizemli tarihinden, Galileo'nun göğe çevirdiği isyankâr bakışına, İnka'nın ritüellerinden, İpek Yolu'nun tozuna karışan, o isimsiz bilgeliğe uzanan, geçmişte bir kazı çalışmasıdır. İnka'nın Suskun Kızı, zamanın rüzgârıyla savrulan insan ruhunu, tarihin ve bilimin sütunlarına yeniden yaslıyor. Her dize; bilginin kibrini tabiatın vakur duruşuyla, hırsın gürültüsünü ise yalnızlığın asil duruşuyla tartıyor. Bu sayfalar arasında yürüyeceğiniz yol, yalnızca coğrafyalar arasından değil, insanın kendi iç uçurumlarından ve tarihin unutulmuş dehlizlerinden geçer. “Çünkü mermer, dilsizdir ama her şeyi hatırlar; su, akıp gider ama yolu asla unutmaz. Şimdi konuşma sırası, çağlar boyu susanların...”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat