#smrgKİTABEVİ İnkar - Karanlık Yıllar Aydınlık İzler -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9,78626E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199270144
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
278
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
288,00
Havale/EFT ile: 282,24
Temin süresi 4&6 gündür.
1199270144
658351
İnkar - Karanlık Yıllar Aydınlık İzler -
İnkar - Karanlık Yıllar Aydınlık İzler - #smrgKİTABEVİ
288
“O anda Serayê'nin sesi, kulağında çınladı: “Yukarıya bakma, ne varsa yere düşürdüler.” İbrahim, bu söz üzerine yere baktı. Serayê'nin hüzünlü sesi bir kez daha kulağında yankılandı: “Yere de bakma. Düşenlerin üstünden silindir gibi geçtiler.”Yazar Azad Sağnıç, araştırma kitapları ve tarihsel romanları boyunca Kürd toplumunun belleğine, siyasal mücadelelere ve 12 Eylül'ün bıraktığı izlere eğildi. Kendisi de darbe döneminde gözaltı, işkence ve hapis yaşamış bir yazar olarak, İbrahim Gürbüz'ün paylaştığı anıları ve tanıklıkları bu romanda edebî bir anlatıya dönüştürüyor. Olayların ağırlığını gündelik hayatın ayrıntılarıyla birlikte taşıması, okuru yalnızca bir döneme değil, o dönemi yaşamış insanların dünyasına yaklaştırıyor.İnkâr, bir yaşam öyküsünden yola çıkarak göçün, dilin, aşkın, korkunun ve direnişin iç içe geçtiği geniş bir toplumsal hafızayı anlatıyor. Serayê'nin şahsında hatıraları kuşaktan kuşağa taşıyan Kürd kadınlarına ithaf edilen roman, okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir ulusun geçmişi inkâr edildiğinde, onu hatırlamak ve anlatmak nasıl bir yaşama biçimine dönüşür?
“O anda Serayê'nin sesi, kulağında çınladı: “Yukarıya bakma, ne varsa yere düşürdüler.” İbrahim, bu söz üzerine yere baktı. Serayê'nin hüzünlü sesi bir kez daha kulağında yankılandı: “Yere de bakma. Düşenlerin üstünden silindir gibi geçtiler.”Yazar Azad Sağnıç, araştırma kitapları ve tarihsel romanları boyunca Kürd toplumunun belleğine, siyasal mücadelelere ve 12 Eylül'ün bıraktığı izlere eğildi. Kendisi de darbe döneminde gözaltı, işkence ve hapis yaşamış bir yazar olarak, İbrahim Gürbüz'ün paylaştığı anıları ve tanıklıkları bu romanda edebî bir anlatıya dönüştürüyor. Olayların ağırlığını gündelik hayatın ayrıntılarıyla birlikte taşıması, okuru yalnızca bir döneme değil, o dönemi yaşamış insanların dünyasına yaklaştırıyor.İnkâr, bir yaşam öyküsünden yola çıkarak göçün, dilin, aşkın, korkunun ve direnişin iç içe geçtiği geniş bir toplumsal hafızayı anlatıyor. Serayê'nin şahsında hatıraları kuşaktan kuşağa taşıyan Kürd kadınlarına ithaf edilen roman, okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir ulusun geçmişi inkâr edildiğinde, onu hatırlamak ve anlatmak nasıl bir yaşama biçimine dönüşür?
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat