#smrgKİTABEVİ İsimsizler - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199256190
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
206
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
273,00
Havale/EFT ile: 267,54
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256190
643643
İsimsizler -        2026
İsimsizler - 2026 #smrgKİTABEVİ
273.00
“Çocuk, / doğanın en büyük mucizesi / insan soyunun varsıllığı; / ne dili dini ne de derisinin rengi / ayırır onu ötekinden... / Pandora'nın kutusundaki / umudun adıdır çocuk, / insanlığa bahşedilen...” Umudun adıdır çocuk; yaşamı varsıllaştırıp geleceğe taşıyan. O yüzdendir ki çocukların bugünden önemsenip iyi yetiştirilmesi gerekir. Oysa, günümüz dünyasında ne çok örseleniyor çocuklar... Büyüklerin çıkardıkları savaşlarda öldürülerek, kimsesiz kalıp göç yollarında örselenerek... Vahşi kapitalizmin ortaya çıkardığı çocuk işçiliğine zorlanıp emekleri sömürülerek, iş cinayetlerinde yaşamlarını yitirerek... Kitle iletişim araçlarındaki çocuklara yönelik programlarda bilinçsiz tüketiciler olarak suistimal edilerek, program nesnesi olarak kullanılıp emekleri sömürülerek ve masumiyetleri yok edilerek... Toplumsal koşulları ya da doğuştan getirdikleri özellikleri nedeniyle ötekileştirilip incitilerek, istenmeyip yok sayılarak... Tıpkı Nebat Bukrek'in İsimsizler romanındaki Pınar, Umut, Kasım, Hasan ve günümüz dünyasında engelli olarak adlandırılıp dışlanarak örselenen milyonlarca çocuk gibi... Disleksi olması nedeniyle harflerle ve sözcüklerle başı belada olan Pınar'ın öğretmeni tarafından diline toplu iğne batırılması, öğretmenin çocuğun babasına “... Pınar'dan bir şey olmaz. Neyse ki kız çocuğu,” diyebilmesi; hiperaktifliği nedeniyle sınıfta yerinde duramayan Umut'un veliler ve okul yönetimi tarafından kovulmak istenmesi; sınıfın en arkasındaki sırada dört yıl oturarak annesinin gelip kendisini almasını bekleyen bedensel ve konuşma engelli Kasım'ın yok sayılması; iş cinayetinde yaşamını yitiren babasının yerine ailesinin yükünü taşımak zorunda kalan Hasan'ın derslere devam edememesi... Kendisi de çocukluğunda örselenmiş olan Pınar Öğretmen'in, bütün engellemelere ve olumsuz koşullara karşın bu çocukları yaşama kazanmak için sevgi, sabır ve inatla direnip çırpınması... Beş yıl boyunca sabırla desteksiz yürüyemeyen, ancak anlaşılması güç sesler çıkarabilen Kasım çocuktan vazgeçmemesi... Bunları yaparken sınıfındaki diğer çocuklardan destek ve güç alması da umut verici... İsimsizler'e gelince; öyle çoklar ki çevremizde, kimi ebeveyn, kimi eğitimci, kimi yönetici kılığında...
“Çocuk, / doğanın en büyük mucizesi / insan soyunun varsıllığı; / ne dili dini ne de derisinin rengi / ayırır onu ötekinden... / Pandora'nın kutusundaki / umudun adıdır çocuk, / insanlığa bahşedilen...” Umudun adıdır çocuk; yaşamı varsıllaştırıp geleceğe taşıyan. O yüzdendir ki çocukların bugünden önemsenip iyi yetiştirilmesi gerekir. Oysa, günümüz dünyasında ne çok örseleniyor çocuklar... Büyüklerin çıkardıkları savaşlarda öldürülerek, kimsesiz kalıp göç yollarında örselenerek... Vahşi kapitalizmin ortaya çıkardığı çocuk işçiliğine zorlanıp emekleri sömürülerek, iş cinayetlerinde yaşamlarını yitirerek... Kitle iletişim araçlarındaki çocuklara yönelik programlarda bilinçsiz tüketiciler olarak suistimal edilerek, program nesnesi olarak kullanılıp emekleri sömürülerek ve masumiyetleri yok edilerek... Toplumsal koşulları ya da doğuştan getirdikleri özellikleri nedeniyle ötekileştirilip incitilerek, istenmeyip yok sayılarak... Tıpkı Nebat Bukrek'in İsimsizler romanındaki Pınar, Umut, Kasım, Hasan ve günümüz dünyasında engelli olarak adlandırılıp dışlanarak örselenen milyonlarca çocuk gibi... Disleksi olması nedeniyle harflerle ve sözcüklerle başı belada olan Pınar'ın öğretmeni tarafından diline toplu iğne batırılması, öğretmenin çocuğun babasına “... Pınar'dan bir şey olmaz. Neyse ki kız çocuğu,” diyebilmesi; hiperaktifliği nedeniyle sınıfta yerinde duramayan Umut'un veliler ve okul yönetimi tarafından kovulmak istenmesi; sınıfın en arkasındaki sırada dört yıl oturarak annesinin gelip kendisini almasını bekleyen bedensel ve konuşma engelli Kasım'ın yok sayılması; iş cinayetinde yaşamını yitiren babasının yerine ailesinin yükünü taşımak zorunda kalan Hasan'ın derslere devam edememesi... Kendisi de çocukluğunda örselenmiş olan Pınar Öğretmen'in, bütün engellemelere ve olumsuz koşullara karşın bu çocukları yaşama kazanmak için sevgi, sabır ve inatla direnip çırpınması... Beş yıl boyunca sabırla desteksiz yürüyemeyen, ancak anlaşılması güç sesler çıkarabilen Kasım çocuktan vazgeçmemesi... Bunları yaparken sınıfındaki diğer çocuklardan destek ve güç alması da umut verici... İsimsizler'e gelince; öyle çoklar ki çevremizde, kimi ebeveyn, kimi eğitimci, kimi yönetici kılığında...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat