#smrgKİTABEVİ İslam İktisadı ve Modern Ekonomik Yaklaşımlar Teorik ve Mukayeseli Bir Yaklaşım Taha Yılmaz Kitap Dünyası Yayınları - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
ISBN-10:
9786255650283
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
432
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
450,00
Havale/EFT ile:
441,00
1199265510
653272
https://www.simurgkitabevi.com/islam-iktisadi-ve-modern-ekonomik-yaklasimlar-teorik-ve-mukayeseli-bir-yaklasim-taha-yilmaz-kitap-dunyasi-yayinlari-2026
İslam İktisadı ve Modern Ekonomik Yaklaşımlar Teorik ve Mukayeseli Bir Yaklaşım Taha Yılmaz Kitap Dünyası Yayınları - 2026 #smrgKİTABEVİ
450
İktisat sistemleri genel olarak iki temel kaynağa dayanır: ya insan aklının, tecrübesinin ve tarihsel birikiminin ürünü olan beşerî sistemler ya da vahiy ile şekillenen ilahî ilkelere dayalı sistemlerdir. Bu çerçevede “modern” kavramı, çoğu zaman beşerî aklın ürettiği sistemleri ifade etmek için kullanılmıştır. Oysa İslam iktisat ve hukuk sistemi, kaynağını vahiyden alan, fıtrata uygunluğu esas kabul eden bir yapıya sahiptir. Kur'an'da helal ve haram ölçüsünün temel belirleyici olduğu açıkça ifade edilmiş, “Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır” buyurularak ekonomik ilişkilerde normatif çerçeve ortaya konulmuştur (el-Bakara 2/275). Yine “Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin” emri, ekonomik hayatın meşruiyet temelini helal-ilke üzerine kurmuştur (el-Bakara 2/168). Hz. Peygamber de helal ve haramın açıkça belli olduğunu, ikisi arasında şüpheli alanların bulunduğunu bildirerek ekonomik ve hukuki davranışların ahlaki sınırlarını belirlemiştir (Buhârî, “Îmân”, 39; Müslim, “Müsâkât”, 107). Bu açıdan İslam iktisadı, sadece tekil menfaatleri değil, helal-haram ekseninde bütüncül bir sistem kurmayı amaçlar. Modern beşerî sistemler ise çoğu zaman değişken, parçalı ve tikel veriler üzerinden kuramsallaşırken; İslam iktisadı evrensel, fıtrata uygun ve normatif bir düzen önerir. Bu yaklaşım, Sezai Karakoç'un medeniyet tasavvurunda da görüldüğü üzere, değer merkezli ve vahiy temelli bir ekonomik ve toplumsal düzen anlayışıyla örtüşmektedir.
İktisat sistemleri genel olarak iki temel kaynağa dayanır: ya insan aklının, tecrübesinin ve tarihsel birikiminin ürünü olan beşerî sistemler ya da vahiy ile şekillenen ilahî ilkelere dayalı sistemlerdir. Bu çerçevede “modern” kavramı, çoğu zaman beşerî aklın ürettiği sistemleri ifade etmek için kullanılmıştır. Oysa İslam iktisat ve hukuk sistemi, kaynağını vahiyden alan, fıtrata uygunluğu esas kabul eden bir yapıya sahiptir. Kur'an'da helal ve haram ölçüsünün temel belirleyici olduğu açıkça ifade edilmiş, “Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır” buyurularak ekonomik ilişkilerde normatif çerçeve ortaya konulmuştur (el-Bakara 2/275). Yine “Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin” emri, ekonomik hayatın meşruiyet temelini helal-ilke üzerine kurmuştur (el-Bakara 2/168). Hz. Peygamber de helal ve haramın açıkça belli olduğunu, ikisi arasında şüpheli alanların bulunduğunu bildirerek ekonomik ve hukuki davranışların ahlaki sınırlarını belirlemiştir (Buhârî, “Îmân”, 39; Müslim, “Müsâkât”, 107). Bu açıdan İslam iktisadı, sadece tekil menfaatleri değil, helal-haram ekseninde bütüncül bir sistem kurmayı amaçlar. Modern beşerî sistemler ise çoğu zaman değişken, parçalı ve tikel veriler üzerinden kuramsallaşırken; İslam iktisadı evrensel, fıtrata uygun ve normatif bir düzen önerir. Bu yaklaşım, Sezai Karakoç'un medeniyet tasavvurunda da görüldüğü üzere, değer merkezli ve vahiy temelli bir ekonomik ve toplumsal düzen anlayışıyla örtüşmektedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.