#smrgSAHAF Kapalı Kapı Arkasında -

Stok Kodu:
1199073525
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
184 s.
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Çeviren:
Çev. Nadire Sadi
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
3. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199073525
459414
Kapalı Kapı Arkasında -
Kapalı Kapı Arkasında - #smrgSAHAF
0.00
Bu kitapta yazılan bütün vak'alar zührevî hastalıklardan bahseder. Fakat bu meseleler hakkında o kadar çok şey yazılmıştır ki; acaba bir defa daha tekrarlamıya lüzum var mı ?

Şimdiye kadar hastalar, hastalıklarından haberdardır, fikri mevcuttu. Bu doğru değildir. Ekseriya fahişe olmıyan kadınlar, anneler, zevceler yalnız aşılanırlar, fakat aşılandıklarının farkına bile varmazlar. Onlar samimî olarak sıhhatlarının kusursuzluğuna kaildirler, zaten hiçbir zaman da hasta değillerdi ki!!...

Bununla beraber etrafı da bulaştırırlar, Netice?...

Neticede sıhhat kaybolur ve bu bilgisizlik yüzünden bir sürü facialar meydana çıkar. Frenginin kendisine mahsus sırları olduğu gibi, gonokokunda insan uzviyetinde hazan gizli hususiyetleri vardır. Ekseriya tanınmıyacak bir şekilde maske altında kadını yakalar. Bunu hekimden başka kim bilir? Hemen hemen hiç kimse. Veyahut pek az adam. Bundan bahsetmek icap eder mi? Bana kalırsa eder. Çünkü: bunlar maateessüf zührevî hastalıklar muayenehanelerinde göz yaşlarından, ıstıraplardan sonra meydana çıkıyor.

Bu kitapta yazılan bütün vak'alar hayattan alınmıştır. Uydurma değildir. Müellifin hiçbir ilâvesi olmadan kendi kendisine meraklıdır. Bu birinci. İkincisi: hadiseler izah edilirken şimdiki zamanın malûmatı seviyesinde bulunmağa çalışılmıştır. Beni bedbinlikle muaheze edenler olacaktır. Bunu inkâr etmiyorum. Belki bu kitaptaki sert görüşlere yabancı olmıyanlar bulunabilir. Yalnız, içtimaî arızalar sahasında çalışanlar biliyorlar ki, bazı şeyleri söylemek kifayet etmez, bağırmak icap eder. Şayet ben lüzumundan fazla haykırmış isem bu felâketli bir şey değildir. Yerinde bir işaret, bazan bir panik, ekseriya insanlar için tehlikeyi bildiren bir an olur. Bu zahmeti meydana getirirken can attığım şey de bu idi. (Önsöz)

Bu kitapta yazılan bütün vak'alar zührevî hastalıklardan bahseder. Fakat bu meseleler hakkında o kadar çok şey yazılmıştır ki; acaba bir defa daha tekrarlamıya lüzum var mı ?

Şimdiye kadar hastalar, hastalıklarından haberdardır, fikri mevcuttu. Bu doğru değildir. Ekseriya fahişe olmıyan kadınlar, anneler, zevceler yalnız aşılanırlar, fakat aşılandıklarının farkına bile varmazlar. Onlar samimî olarak sıhhatlarının kusursuzluğuna kaildirler, zaten hiçbir zaman da hasta değillerdi ki!!...

Bununla beraber etrafı da bulaştırırlar, Netice?...

Neticede sıhhat kaybolur ve bu bilgisizlik yüzünden bir sürü facialar meydana çıkar. Frenginin kendisine mahsus sırları olduğu gibi, gonokokunda insan uzviyetinde hazan gizli hususiyetleri vardır. Ekseriya tanınmıyacak bir şekilde maske altında kadını yakalar. Bunu hekimden başka kim bilir? Hemen hemen hiç kimse. Veyahut pek az adam. Bundan bahsetmek icap eder mi? Bana kalırsa eder. Çünkü: bunlar maateessüf zührevî hastalıklar muayenehanelerinde göz yaşlarından, ıstıraplardan sonra meydana çıkıyor.

Bu kitapta yazılan bütün vak'alar hayattan alınmıştır. Uydurma değildir. Müellifin hiçbir ilâvesi olmadan kendi kendisine meraklıdır. Bu birinci. İkincisi: hadiseler izah edilirken şimdiki zamanın malûmatı seviyesinde bulunmağa çalışılmıştır. Beni bedbinlikle muaheze edenler olacaktır. Bunu inkâr etmiyorum. Belki bu kitaptaki sert görüşlere yabancı olmıyanlar bulunabilir. Yalnız, içtimaî arızalar sahasında çalışanlar biliyorlar ki, bazı şeyleri söylemek kifayet etmez, bağırmak icap eder. Şayet ben lüzumundan fazla haykırmış isem bu felâketli bir şey değildir. Yerinde bir işaret, bazan bir panik, ekseriya insanlar için tehlikeyi bildiren bir an olur. Bu zahmeti meydana getirirken can attığım şey de bu idi. (Önsöz)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat