#smrgKİTABEVİ Kar Tanesi -
Editör:
Mehmet Sebih Yoldaş
Kondisyon:
Yeni
Basıldığı Matbaa:
Kelebek
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786057485649
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
12x21
Sayfa Sayısı:
400
Basım Yeri:
Diyarbakır
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
336,00
Havale/EFT ile:
329,28
Siparişiniz 7&9 iş günü arasında kargoda
1199112964
498703
https://www.simurgkitabevi.com/kar-tanesi
Kar Tanesi - #smrgKİTABEVİ
336
Kar Tanesi: Seyid Rıza'nın Gün Yüzüne Çıkmamış Hikayesi
Kendisi gibi darağaçların altında duran insanlara baktı. Hüzünlendi. Darağacının altında duran oğluna bakmaktan korkuyordu. Çünkü daha çok küçüktü. Daha yaşam yolculuğunun başındaydı. Bu topraklarda yaşanmış olan şeylerde olumlu olumsuz hiçbir katkısı olmamıştı. Tamamen onun oğlu olduğu için asılıyordu. Pir Hasan'a baktı. Ah sevgili dostu, bir onur abidesi gibi duruyordu darağacının altında. Sanki az sonra sonsuz yokluğa gitmeyecekti. Sanki önünde daha çok çok uzun bir hayat yolculuğu varmış gibi duruyordu. Başıyla onu selamladı. Şimdi Buğday Meydanı'nın, şehrin göğünü kapkara bir bulut kaplamış rüzgâr uğuldayarak esmeye başlamıştı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca Seyit Rıza'nın yüreğini tatlı bir sıcaklık kapladı. Ağır ağır gökyüzünde dolanarak meydana düşen kar tanesine baktı. Ah şimdi özgür olsaydı da bu meydanda kar tanelerini yakalamaya çalışsaydı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca askerler idamları hızlandırmaya karar verdiler. Oysa biraz zaman verselerdi. Yeryüzüne düşen kar tanelerini biraz daha izlese, kokusunu ruhunun deriliklerine çekse onun varlığın güzelliğini teninde hissetse.
Kendisi gibi darağaçların altında duran insanlara baktı. Hüzünlendi. Darağacının altında duran oğluna bakmaktan korkuyordu. Çünkü daha çok küçüktü. Daha yaşam yolculuğunun başındaydı. Bu topraklarda yaşanmış olan şeylerde olumlu olumsuz hiçbir katkısı olmamıştı. Tamamen onun oğlu olduğu için asılıyordu. Pir Hasan'a baktı. Ah sevgili dostu, bir onur abidesi gibi duruyordu darağacının altında. Sanki az sonra sonsuz yokluğa gitmeyecekti. Sanki önünde daha çok çok uzun bir hayat yolculuğu varmış gibi duruyordu. Başıyla onu selamladı. Şimdi Buğday Meydanı'nın, şehrin göğünü kapkara bir bulut kaplamış rüzgâr uğuldayarak esmeye başlamıştı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca Seyit Rıza'nın yüreğini tatlı bir sıcaklık kapladı. Ağır ağır gökyüzünde dolanarak meydana düşen kar tanesine baktı. Ah şimdi özgür olsaydı da bu meydanda kar tanelerini yakalamaya çalışsaydı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca askerler idamları hızlandırmaya karar verdiler. Oysa biraz zaman verselerdi. Yeryüzüne düşen kar tanelerini biraz daha izlese, kokusunu ruhunun deriliklerine çekse onun varlığın güzelliğini teninde hissetse.
Kar Tanesi: Seyid Rıza'nın Gün Yüzüne Çıkmamış Hikayesi
Kendisi gibi darağaçların altında duran insanlara baktı. Hüzünlendi. Darağacının altında duran oğluna bakmaktan korkuyordu. Çünkü daha çok küçüktü. Daha yaşam yolculuğunun başındaydı. Bu topraklarda yaşanmış olan şeylerde olumlu olumsuz hiçbir katkısı olmamıştı. Tamamen onun oğlu olduğu için asılıyordu. Pir Hasan'a baktı. Ah sevgili dostu, bir onur abidesi gibi duruyordu darağacının altında. Sanki az sonra sonsuz yokluğa gitmeyecekti. Sanki önünde daha çok çok uzun bir hayat yolculuğu varmış gibi duruyordu. Başıyla onu selamladı. Şimdi Buğday Meydanı'nın, şehrin göğünü kapkara bir bulut kaplamış rüzgâr uğuldayarak esmeye başlamıştı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca Seyit Rıza'nın yüreğini tatlı bir sıcaklık kapladı. Ağır ağır gökyüzünde dolanarak meydana düşen kar tanesine baktı. Ah şimdi özgür olsaydı da bu meydanda kar tanelerini yakalamaya çalışsaydı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca askerler idamları hızlandırmaya karar verdiler. Oysa biraz zaman verselerdi. Yeryüzüne düşen kar tanelerini biraz daha izlese, kokusunu ruhunun deriliklerine çekse onun varlığın güzelliğini teninde hissetse.
Kendisi gibi darağaçların altında duran insanlara baktı. Hüzünlendi. Darağacının altında duran oğluna bakmaktan korkuyordu. Çünkü daha çok küçüktü. Daha yaşam yolculuğunun başındaydı. Bu topraklarda yaşanmış olan şeylerde olumlu olumsuz hiçbir katkısı olmamıştı. Tamamen onun oğlu olduğu için asılıyordu. Pir Hasan'a baktı. Ah sevgili dostu, bir onur abidesi gibi duruyordu darağacının altında. Sanki az sonra sonsuz yokluğa gitmeyecekti. Sanki önünde daha çok çok uzun bir hayat yolculuğu varmış gibi duruyordu. Başıyla onu selamladı. Şimdi Buğday Meydanı'nın, şehrin göğünü kapkara bir bulut kaplamış rüzgâr uğuldayarak esmeye başlamıştı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca Seyit Rıza'nın yüreğini tatlı bir sıcaklık kapladı. Ağır ağır gökyüzünde dolanarak meydana düşen kar tanesine baktı. Ah şimdi özgür olsaydı da bu meydanda kar tanelerini yakalamaya çalışsaydı. Karla karışık yağmur yağmaya başlayınca askerler idamları hızlandırmaya karar verdiler. Oysa biraz zaman verselerdi. Yeryüzüne düşen kar tanelerini biraz daha izlese, kokusunu ruhunun deriliklerine çekse onun varlığın güzelliğini teninde hissetse.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.