#smrgKİTABEVİ Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi - Kitabü Zemmi'l-Kibr ve'l-‘Ucb - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
Gazzali Kitaplığı
ISBN-10:
9786255695970
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
144
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Mehdi Cengiz
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
83,30
Havale/EFT ile:
81,63
1199257919
645577
https://www.simurgkitabevi.com/kibrin-ve-kendini-begenmenin-yergisi-kitabu-zemmil-kibr-vel-ucb-2026
Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi - Kitabü Zemmi'l-Kibr ve'l-‘Ucb - 2026 #smrgKİTABEVİ
83.3
Kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan kişi cennete girmez.
Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan kişi cehenneme girmez.
Hz. Muhammed [sav]
Bu eser, İhyâu Ulûmi'd-Dîn'de yer alan “Kitâbü Zemmi'l-Kibr ve'l-Ucb” bölümünün tercümesidir. İmam Gazzâlî, kibri ve kendini beğenmeyi insanı helâke sürükleyen en sinsi kalp hastalıkları arasında görür. Kişinin kendine yönelmesini, niyetini gözden geçirmesini, her amelinin arkasındaki ince niyeti tartmasını ister. Ona göre insan, yaptığı her amelin başında şu sorularla nefsini yoklamalıdır: “Bu ameli Allah için mi, nefsin için mi, yoksa insanların beğenisi için mi yapıyorsun? Niyetinin arkasında ucb, kibir ya da riya var mı?” İnsan bu soruları cevaplarken görünenden ziyade görünmeyenin yani kalbindeki gizli sırların peşine düşmelidir.
Gazzâlî burada; ilmin, ibadetin ve zühdün dahi kibirle kirlenebileceğini hatırlatarak en seçkin görünen amellerin bile gizli bir hastalıkla boşa çıkabileceğini söyler. Kibrin kişiyi haktan uzaklaştırdığını, nasihati ağırlaştırdığını, kardeşlik hukukunu zedelediğini açıkça ortaya koyar. Buna karşılık tevazuyu kalbi arındıran bir makam olarak konumlandırır ve insanın kendi acziyetini idrak etmeden gerçek kulluğa erişemeyeceğini bildirir. Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi, tevazunun kalbe inemeden dudaklarda kaldığı, görünür olma çabasının ve kendi kendine yeterlilik iddiasının ucbu ve kibri beslediği bu çağda nefsini habis duygulardan arındırmak isteyen modern insan için bir rehber niteliğindedir.
Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan kişi cehenneme girmez.
Hz. Muhammed [sav]
Bu eser, İhyâu Ulûmi'd-Dîn'de yer alan “Kitâbü Zemmi'l-Kibr ve'l-Ucb” bölümünün tercümesidir. İmam Gazzâlî, kibri ve kendini beğenmeyi insanı helâke sürükleyen en sinsi kalp hastalıkları arasında görür. Kişinin kendine yönelmesini, niyetini gözden geçirmesini, her amelinin arkasındaki ince niyeti tartmasını ister. Ona göre insan, yaptığı her amelin başında şu sorularla nefsini yoklamalıdır: “Bu ameli Allah için mi, nefsin için mi, yoksa insanların beğenisi için mi yapıyorsun? Niyetinin arkasında ucb, kibir ya da riya var mı?” İnsan bu soruları cevaplarken görünenden ziyade görünmeyenin yani kalbindeki gizli sırların peşine düşmelidir.
Gazzâlî burada; ilmin, ibadetin ve zühdün dahi kibirle kirlenebileceğini hatırlatarak en seçkin görünen amellerin bile gizli bir hastalıkla boşa çıkabileceğini söyler. Kibrin kişiyi haktan uzaklaştırdığını, nasihati ağırlaştırdığını, kardeşlik hukukunu zedelediğini açıkça ortaya koyar. Buna karşılık tevazuyu kalbi arındıran bir makam olarak konumlandırır ve insanın kendi acziyetini idrak etmeden gerçek kulluğa erişemeyeceğini bildirir. Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi, tevazunun kalbe inemeden dudaklarda kaldığı, görünür olma çabasının ve kendi kendine yeterlilik iddiasının ucbu ve kibri beslediği bu çağda nefsini habis duygulardan arındırmak isteyen modern insan için bir rehber niteliğindedir.
Kalbinde hardal tanesi kadar kibir olan kişi cennete girmez.
Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan kişi cehenneme girmez.
Hz. Muhammed [sav]
Bu eser, İhyâu Ulûmi'd-Dîn'de yer alan “Kitâbü Zemmi'l-Kibr ve'l-Ucb” bölümünün tercümesidir. İmam Gazzâlî, kibri ve kendini beğenmeyi insanı helâke sürükleyen en sinsi kalp hastalıkları arasında görür. Kişinin kendine yönelmesini, niyetini gözden geçirmesini, her amelinin arkasındaki ince niyeti tartmasını ister. Ona göre insan, yaptığı her amelin başında şu sorularla nefsini yoklamalıdır: “Bu ameli Allah için mi, nefsin için mi, yoksa insanların beğenisi için mi yapıyorsun? Niyetinin arkasında ucb, kibir ya da riya var mı?” İnsan bu soruları cevaplarken görünenden ziyade görünmeyenin yani kalbindeki gizli sırların peşine düşmelidir.
Gazzâlî burada; ilmin, ibadetin ve zühdün dahi kibirle kirlenebileceğini hatırlatarak en seçkin görünen amellerin bile gizli bir hastalıkla boşa çıkabileceğini söyler. Kibrin kişiyi haktan uzaklaştırdığını, nasihati ağırlaştırdığını, kardeşlik hukukunu zedelediğini açıkça ortaya koyar. Buna karşılık tevazuyu kalbi arındıran bir makam olarak konumlandırır ve insanın kendi acziyetini idrak etmeden gerçek kulluğa erişemeyeceğini bildirir. Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi, tevazunun kalbe inemeden dudaklarda kaldığı, görünür olma çabasının ve kendi kendine yeterlilik iddiasının ucbu ve kibri beslediği bu çağda nefsini habis duygulardan arındırmak isteyen modern insan için bir rehber niteliğindedir.
Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan kişi cehenneme girmez.
Hz. Muhammed [sav]
Bu eser, İhyâu Ulûmi'd-Dîn'de yer alan “Kitâbü Zemmi'l-Kibr ve'l-Ucb” bölümünün tercümesidir. İmam Gazzâlî, kibri ve kendini beğenmeyi insanı helâke sürükleyen en sinsi kalp hastalıkları arasında görür. Kişinin kendine yönelmesini, niyetini gözden geçirmesini, her amelinin arkasındaki ince niyeti tartmasını ister. Ona göre insan, yaptığı her amelin başında şu sorularla nefsini yoklamalıdır: “Bu ameli Allah için mi, nefsin için mi, yoksa insanların beğenisi için mi yapıyorsun? Niyetinin arkasında ucb, kibir ya da riya var mı?” İnsan bu soruları cevaplarken görünenden ziyade görünmeyenin yani kalbindeki gizli sırların peşine düşmelidir.
Gazzâlî burada; ilmin, ibadetin ve zühdün dahi kibirle kirlenebileceğini hatırlatarak en seçkin görünen amellerin bile gizli bir hastalıkla boşa çıkabileceğini söyler. Kibrin kişiyi haktan uzaklaştırdığını, nasihati ağırlaştırdığını, kardeşlik hukukunu zedelediğini açıkça ortaya koyar. Buna karşılık tevazuyu kalbi arındıran bir makam olarak konumlandırır ve insanın kendi acziyetini idrak etmeden gerçek kulluğa erişemeyeceğini bildirir. Kibrin ve Kendini Beğenmenin Yergisi, tevazunun kalbe inemeden dudaklarda kaldığı, görünür olma çabasının ve kendi kendine yeterlilik iddiasının ucbu ve kibri beslediği bu çağda nefsini habis duygulardan arındırmak isteyen modern insan için bir rehber niteliğindedir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.