Kötülükten bahsederken kullandığımız kelime dağarcığını yitirdik. Bu yüzden Kötülüğün Felsefesi, bu sorunun güncelliği etrafında kötülüğe ilişkin bireysel ve toplumsal deneyimleri düşünebilmenin ufkunu yeniden belirlemeye çalışırken, kötülüğü çağdaş yaşamın olağan bir yüzü olarak; ahlaki, politik ve en çok da pratik içerikleriyle birlikte ele alıyor.
Kötülük ahlaki bir mesele olmayı sürdürüyor ve kötü eylemler söz konusu olduğunda hepimiz bunların hem suçlusu hem de kurbanıyız. “Kötü olan normal olandır.” derken normalin ne olduğunu da belirtir Svendsen: “Dünyadaki tüm kötülüğün tek açıklaması biziz; az çok terbiye almış, saygın, normal insanlar.” O halde ahlaki bir sorun uygulamaya ilişkin talebi de beraberinde getirir. “Kötülük ne meşrulaştırılmalı ne de sözde açıklamalarla savuşturulmalıdır. Yapmamız gereken kötülükle mücadele etmektir.”
Kötülükten bahsederken kullandığımız kelime dağarcığını yitirdik. Bu yüzden Kötülüğün Felsefesi, bu sorunun güncelliği etrafında kötülüğe ilişkin bireysel ve toplumsal deneyimleri düşünebilmenin ufkunu yeniden belirlemeye çalışırken, kötülüğü çağdaş yaşamın olağan bir yüzü olarak; ahlaki, politik ve en çok da pratik içerikleriyle birlikte ele alıyor.
Kötülük ahlaki bir mesele olmayı sürdürüyor ve kötü eylemler söz konusu olduğunda hepimiz bunların hem suçlusu hem de kurbanıyız. “Kötü olan normal olandır.” derken normalin ne olduğunu da belirtir Svendsen: “Dünyadaki tüm kötülüğün tek açıklaması biziz; az çok terbiye almış, saygın, normal insanlar.” O halde ahlaki bir sorun uygulamaya ilişkin talebi de beraberinde getirir. “Kötülük ne meşrulaştırılmalı ne de sözde açıklamalarla savuşturulmalıdır. Yapmamız gereken kötülükle mücadele etmektir.”