#smrgKİTABEVİ Küçük Erdemler -
Anı, deneme ve kişisel anlatı arasında dolaşan ve 1944-1960 yılları arasında yazılmış bu metinlerde Ginzburg eğitimi, aileyi ve insanın iç dünyasını yeniden düşünmeye çağırıyor. Başarıyı ve parayı merkeze alan bir dünyanın karşısına cesareti, cömertliği ve yaşam sevgisini koyarken çocuk yetiştirmeye ilişkin bildik kalıpları da tersyüz ediyor: Meselenin ne disiplin ne de başarı olduğunu, aslolanın çocuğun kendi yönünü bulabilmesi ve yaşamla kurduğu bağı koruyabilmesi olduğunu söylüyor.
Savaşın korku ve yoksullukla açtığı yaralar, kayıplar, kadın ve anne olmanın karmaşık deneyimi… hepsi, Natalia Ginzburg'un bu sayfalarda ustalıkla kurduğu –hem mütevazı hem de görkemli– bir hikâyenin parçaları.
Natalia Ginzburg (1916-1991)
1916'da Palermo'da doğdu. Edebiyat üretimine Floransa'da çıkan Solaria dergisinde kısa öyküler yayımlayarak başladı. 1938' de yayımcı ve direnişçi Leone Ginzburg'la evlendi; oğulları ünlü tarihçi Carlo Ginzburg'dur. Natalia Ginzburg aynı yıllarda antifaşist direnişin Torino'daki Cesare Pavese gibi önde gelen temsilcileriyle temas kurdu. Ginzburg'lar 1940'ta Abruzzo bölgesine iç sürgüne gönderildi; sürgündeyken 1942'de Alessandra Tornimparte mahlasıyla Kente Giden Yol'u yayımladı. Leone Ginzburg'un Gestapo tarafından öldürülmesi üzerine 1944'te Torino'ya döndü. 1947'de yayımladığı İşte Böyle Oldu'yla Tempo Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. 1950'de Gabriele Baldini'yle evlendi. 1952'de Bütün Dünlerimiz adlı romanını, 1957'de Viareggio Ödülü'ne layık görülen Valentino adlı öykü kitabını ve Sagittario (Yay) adlı romanı yayımladı. 1959'da Londra'ya taşındı. 1963'te otobiyografik romanı Aile Sözlüğü'yle Strega Ödülü'ne layık görüldü. 1983'te ve 1987'de İtalyan Komünist Partisi'nden İtalyan Parlamentosu'na seçildi ve Sinistra Indipendente (Bağımsız Sol) fraksiyonuna katıldı. 1991'de Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi'ne üye seçildi. Aynı yıl Roma'da öldü.
Anı, deneme ve kişisel anlatı arasında dolaşan ve 1944-1960 yılları arasında yazılmış bu metinlerde Ginzburg eğitimi, aileyi ve insanın iç dünyasını yeniden düşünmeye çağırıyor. Başarıyı ve parayı merkeze alan bir dünyanın karşısına cesareti, cömertliği ve yaşam sevgisini koyarken çocuk yetiştirmeye ilişkin bildik kalıpları da tersyüz ediyor: Meselenin ne disiplin ne de başarı olduğunu, aslolanın çocuğun kendi yönünü bulabilmesi ve yaşamla kurduğu bağı koruyabilmesi olduğunu söylüyor.
Savaşın korku ve yoksullukla açtığı yaralar, kayıplar, kadın ve anne olmanın karmaşık deneyimi… hepsi, Natalia Ginzburg'un bu sayfalarda ustalıkla kurduğu –hem mütevazı hem de görkemli– bir hikâyenin parçaları.
Natalia Ginzburg (1916-1991)
1916'da Palermo'da doğdu. Edebiyat üretimine Floransa'da çıkan Solaria dergisinde kısa öyküler yayımlayarak başladı. 1938' de yayımcı ve direnişçi Leone Ginzburg'la evlendi; oğulları ünlü tarihçi Carlo Ginzburg'dur. Natalia Ginzburg aynı yıllarda antifaşist direnişin Torino'daki Cesare Pavese gibi önde gelen temsilcileriyle temas kurdu. Ginzburg'lar 1940'ta Abruzzo bölgesine iç sürgüne gönderildi; sürgündeyken 1942'de Alessandra Tornimparte mahlasıyla Kente Giden Yol'u yayımladı. Leone Ginzburg'un Gestapo tarafından öldürülmesi üzerine 1944'te Torino'ya döndü. 1947'de yayımladığı İşte Böyle Oldu'yla Tempo Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. 1950'de Gabriele Baldini'yle evlendi. 1952'de Bütün Dünlerimiz adlı romanını, 1957'de Viareggio Ödülü'ne layık görülen Valentino adlı öykü kitabını ve Sagittario (Yay) adlı romanı yayımladı. 1959'da Londra'ya taşındı. 1963'te otobiyografik romanı Aile Sözlüğü'yle Strega Ödülü'ne layık görüldü. 1983'te ve 1987'de İtalyan Komünist Partisi'nden İtalyan Parlamentosu'na seçildi ve Sinistra Indipendente (Bağımsız Sol) fraksiyonuna katıldı. 1991'de Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi'ne üye seçildi. Aynı yıl Roma'da öldü.