#smrgKİTABEVİ Kudüslü Bir Sufinin Hikayesi Şeyh Kudsi - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Ana Basın Yayın
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199264888
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
184
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
135,00
Havale/EFT ile: 132,30
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199264888
652572
Kudüslü Bir Sufinin Hikayesi Şeyh Kudsi -         2026
Kudüslü Bir Sufinin Hikayesi Şeyh Kudsi - 2026 #smrgKİTABEVİ
135
Anadolu'nun İslâmlaşma serüveni yalnızca siyasî fetihlerin ve askerî başarıların tarihi değildir. Bu toprakların rûh dünyasını inşa eden asıl güçlerden biri tasavvuf geleneği ve tarîkatlardır. Selçuklular devrinden itibaren Mâverâünnehir'den, Horasan'dan, Hârizm'den ve İslâm coğrafyasının farklı ilim merkezlerinden yola çıkan şeyhler ve dervişler, beraberlerinde sadece kendi şahsiyetlerini değil; bir irfan anlayışını, bir ahlâk terbiyesini ve köklü bir manevî mirası da taşıdılar.

Zeynüddin el-Hâfî'nin yanında seyrü sülûkunu tamamlayan Abdüllatîf Kudsî şeyhinden icazet aldıktan sonra irşad faaliyetlerine başlar; Kudüs'ten Kahire'ye, Şam ve Konya'ya, oradan Bursa'ya yerleşerek ömrünün son dönemini burada tamamlar. Hem kaleme aldığı eserlerle hem de Şeyh Vefâ ve Tâceddin Karamânî gibi yetiştirdiği halifelerle Osmanlı dönemi tasavvuf tarihinin etkili şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun hayatı, yalnızca bir sûfînin yolculuğu değil; aynı zamanda ilmî mücadelelerin, fikrî tartışmaların ve tasavvufun doğru anlaşılma çabasının hikâyesidir.

Anadolu'nun İslâmlaşma serüveni yalnızca siyasî fetihlerin ve askerî başarıların tarihi değildir. Bu toprakların rûh dünyasını inşa eden asıl güçlerden biri tasavvuf geleneği ve tarîkatlardır. Selçuklular devrinden itibaren Mâverâünnehir'den, Horasan'dan, Hârizm'den ve İslâm coğrafyasının farklı ilim merkezlerinden yola çıkan şeyhler ve dervişler, beraberlerinde sadece kendi şahsiyetlerini değil; bir irfan anlayışını, bir ahlâk terbiyesini ve köklü bir manevî mirası da taşıdılar.

Zeynüddin el-Hâfî'nin yanında seyrü sülûkunu tamamlayan Abdüllatîf Kudsî şeyhinden icazet aldıktan sonra irşad faaliyetlerine başlar; Kudüs'ten Kahire'ye, Şam ve Konya'ya, oradan Bursa'ya yerleşerek ömrünün son dönemini burada tamamlar. Hem kaleme aldığı eserlerle hem de Şeyh Vefâ ve Tâceddin Karamânî gibi yetiştirdiği halifelerle Osmanlı dönemi tasavvuf tarihinin etkili şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun hayatı, yalnızca bir sûfînin yolculuğu değil; aynı zamanda ilmî mücadelelerin, fikrî tartışmaların ve tasavvufun doğru anlaşılma çabasının hikâyesidir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat