#smrgKİTABEVİ Londra'dan Ankara'ya Okul Çağı Çocuk Güvenliği - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
149
Basım Yeri:
Çanakkale
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
255,20
Havale/EFT ile:
250,10
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199266434
654316
https://www.simurgkitabevi.com/londradan-ankaraya-okul-cagi-cocuk-guvenligi-2026
Londra'dan Ankara'ya Okul Çağı Çocuk Güvenliği - 2026 #smrgKİTABEVİ
255.2
Elinizdeki –yükte hafif pahada ağır– kitabın sevgili yazarıyla tanışıklığımız, benim araştırma görevlisi olduğum Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde kendisinin lisans ve yüksek lisans eğitimini aldığı yıllara dayanmaktadır. Değerli meslektaşımla, öğrenciliğinde başlayıp pekişen dostluğumuz; bölümden mezun olduktan sonra Edirne'de öğretmenlik yaptığı yıllarda da, İngiltere'ye yerleşip Londra'da yaşadığı dönemlerde de devam etti.
İlk göz ağrısı olan bu kitabının muhtelif yerlerinde kendinden bir vesileyle bahsettiği için sevgili yazarın özgeçmişine dair bilgiler vermek yerine –çocuk güvenliği gibi hayati bir konuyu merkeze alan– bu kitaba dair birkaç noktaya temas etmek isterim:
Öncelikle bu kitap, uzmanı olmadığım bir alanda editörlük yaptığım ilk kitaptır. İtiraf etmeliyim ki sevgili yazarla bu konuyu ilk konuştuğumuzda tereddütte kalmadım diyemem. Tereddüdüm ‘alanım olmayan bir konuda editörlük yapmam ne derece doğru' ve ‘yirmi küsur yıldır yurt dışında öğretmenlik yapan bir edebiyatçının Türkçesi ne kadar doğru ve edebî olabilir ki' soru ve endişesinden ibaretti. Ancak, biraz düşündükten sonra çocuk güvenliğinin, profesyonel anlamda olmasa bile –toplumun yetişkin her bireyi gibi– benim de ilgi alanım olduğuna/olması gerektiğine kanaat getirmem zor olmadı. İngiliz klavyesiyle kaleme alınmış kitabın ilk hâlini –yazarın Türkiye'ye tatile geldiği geçen yaz– Türkçe klavyeye uyarlatıp okuyunca, yirmi küsur yıllık tecrübe ve gözleme dayalı yazılmış olan bu kitabın editörlüğünü üstlenmenin benim için de bir onur olduğu/olacağı kanısına vardım.
İlk göz ağrısı olan bu kitabının muhtelif yerlerinde kendinden bir vesileyle bahsettiği için sevgili yazarın özgeçmişine dair bilgiler vermek yerine –çocuk güvenliği gibi hayati bir konuyu merkeze alan– bu kitaba dair birkaç noktaya temas etmek isterim:
Öncelikle bu kitap, uzmanı olmadığım bir alanda editörlük yaptığım ilk kitaptır. İtiraf etmeliyim ki sevgili yazarla bu konuyu ilk konuştuğumuzda tereddütte kalmadım diyemem. Tereddüdüm ‘alanım olmayan bir konuda editörlük yapmam ne derece doğru' ve ‘yirmi küsur yıldır yurt dışında öğretmenlik yapan bir edebiyatçının Türkçesi ne kadar doğru ve edebî olabilir ki' soru ve endişesinden ibaretti. Ancak, biraz düşündükten sonra çocuk güvenliğinin, profesyonel anlamda olmasa bile –toplumun yetişkin her bireyi gibi– benim de ilgi alanım olduğuna/olması gerektiğine kanaat getirmem zor olmadı. İngiliz klavyesiyle kaleme alınmış kitabın ilk hâlini –yazarın Türkiye'ye tatile geldiği geçen yaz– Türkçe klavyeye uyarlatıp okuyunca, yirmi küsur yıllık tecrübe ve gözleme dayalı yazılmış olan bu kitabın editörlüğünü üstlenmenin benim için de bir onur olduğu/olacağı kanısına vardım.
Elinizdeki –yükte hafif pahada ağır– kitabın sevgili yazarıyla tanışıklığımız, benim araştırma görevlisi olduğum Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde kendisinin lisans ve yüksek lisans eğitimini aldığı yıllara dayanmaktadır. Değerli meslektaşımla, öğrenciliğinde başlayıp pekişen dostluğumuz; bölümden mezun olduktan sonra Edirne'de öğretmenlik yaptığı yıllarda da, İngiltere'ye yerleşip Londra'da yaşadığı dönemlerde de devam etti.
İlk göz ağrısı olan bu kitabının muhtelif yerlerinde kendinden bir vesileyle bahsettiği için sevgili yazarın özgeçmişine dair bilgiler vermek yerine –çocuk güvenliği gibi hayati bir konuyu merkeze alan– bu kitaba dair birkaç noktaya temas etmek isterim:
Öncelikle bu kitap, uzmanı olmadığım bir alanda editörlük yaptığım ilk kitaptır. İtiraf etmeliyim ki sevgili yazarla bu konuyu ilk konuştuğumuzda tereddütte kalmadım diyemem. Tereddüdüm ‘alanım olmayan bir konuda editörlük yapmam ne derece doğru' ve ‘yirmi küsur yıldır yurt dışında öğretmenlik yapan bir edebiyatçının Türkçesi ne kadar doğru ve edebî olabilir ki' soru ve endişesinden ibaretti. Ancak, biraz düşündükten sonra çocuk güvenliğinin, profesyonel anlamda olmasa bile –toplumun yetişkin her bireyi gibi– benim de ilgi alanım olduğuna/olması gerektiğine kanaat getirmem zor olmadı. İngiliz klavyesiyle kaleme alınmış kitabın ilk hâlini –yazarın Türkiye'ye tatile geldiği geçen yaz– Türkçe klavyeye uyarlatıp okuyunca, yirmi küsur yıllık tecrübe ve gözleme dayalı yazılmış olan bu kitabın editörlüğünü üstlenmenin benim için de bir onur olduğu/olacağı kanısına vardım.
İlk göz ağrısı olan bu kitabının muhtelif yerlerinde kendinden bir vesileyle bahsettiği için sevgili yazarın özgeçmişine dair bilgiler vermek yerine –çocuk güvenliği gibi hayati bir konuyu merkeze alan– bu kitaba dair birkaç noktaya temas etmek isterim:
Öncelikle bu kitap, uzmanı olmadığım bir alanda editörlük yaptığım ilk kitaptır. İtiraf etmeliyim ki sevgili yazarla bu konuyu ilk konuştuğumuzda tereddütte kalmadım diyemem. Tereddüdüm ‘alanım olmayan bir konuda editörlük yapmam ne derece doğru' ve ‘yirmi küsur yıldır yurt dışında öğretmenlik yapan bir edebiyatçının Türkçesi ne kadar doğru ve edebî olabilir ki' soru ve endişesinden ibaretti. Ancak, biraz düşündükten sonra çocuk güvenliğinin, profesyonel anlamda olmasa bile –toplumun yetişkin her bireyi gibi– benim de ilgi alanım olduğuna/olması gerektiğine kanaat getirmem zor olmadı. İngiliz klavyesiyle kaleme alınmış kitabın ilk hâlini –yazarın Türkiye'ye tatile geldiği geçen yaz– Türkçe klavyeye uyarlatıp okuyunca, yirmi küsur yıllık tecrübe ve gözleme dayalı yazılmış olan bu kitabın editörlüğünü üstlenmenin benim için de bir onur olduğu/olacağı kanısına vardım.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.