#smrgKİTABEVİ Mecnun Kelebekler -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
9,78605E+12
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199268261
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
336
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
330,00
Havale/EFT ile: 323,40
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199268261
656437
Mecnun Kelebekler -
Mecnun Kelebekler - #smrgKİTABEVİ
330
Gecelerin günleri aç fareler misali kemirdiği soğuk Ankara kışında karanlık, bazı hayatları rahim gibi sarar. Filiz ise bu karanlığın tam ortasında, düşünme hastalığının dipsiz kuyularında gezinir. Gündelikçi olarak gittiği evlerin aşırılıkları içinde ezilirken sığındığı mum ışığında, her gece biraz daha eriyen alevlerin arasında kendine yeni bir hayat kurar.

Onun çevresinde, hayatın yükünü yürekleriyle çekenler de kambur ve kahpe feleğin avucunda birbirlerine çarpa çarpa dolanan bezgin ruhlar gibidir. Cebinde büyüttüğü akrep Celalî'yle yaşayan İsmet, aşkın kendisine âşık Nilnehri, hayatın bütün büyülerden daha günahkâr olduğunu söyleyen Vedia, görmeyen bir çift göze masalsı âşıklar uyduran Cemal... Onlar bir avuç koyu sessizlikten yaratılmış, kendi küçük karanlıklarından çıkmanın yollarını arayan mecnun kelebeklerdir.

Sibel K. Türker, Mecnun Kelebekler'de dünyadaki en kör şeyin insanın talihi olduğunu hatırlatırken; yoksulluğun, sıkışmışlığın ve kıyıya itilmiş hayatların çoksesli hikâyesini anlatıyor.

“Filiz, soğuk 1 Kasım sabahına uyandığında sol göğsünün hemen altında, kalbinin olması gereken yerde bir yaranın, mevsimsiz kırmızı bir çiçek gibi açtığını biliyordu. ‘Böyle bir havada,' diye düşündü yorganı başının üzerine çekerek, ‘böylesi bir çiçek, şaşılacak şey.'”

Gecelerin günleri aç fareler misali kemirdiği soğuk Ankara kışında karanlık, bazı hayatları rahim gibi sarar. Filiz ise bu karanlığın tam ortasında, düşünme hastalığının dipsiz kuyularında gezinir. Gündelikçi olarak gittiği evlerin aşırılıkları içinde ezilirken sığındığı mum ışığında, her gece biraz daha eriyen alevlerin arasında kendine yeni bir hayat kurar.

Onun çevresinde, hayatın yükünü yürekleriyle çekenler de kambur ve kahpe feleğin avucunda birbirlerine çarpa çarpa dolanan bezgin ruhlar gibidir. Cebinde büyüttüğü akrep Celalî'yle yaşayan İsmet, aşkın kendisine âşık Nilnehri, hayatın bütün büyülerden daha günahkâr olduğunu söyleyen Vedia, görmeyen bir çift göze masalsı âşıklar uyduran Cemal... Onlar bir avuç koyu sessizlikten yaratılmış, kendi küçük karanlıklarından çıkmanın yollarını arayan mecnun kelebeklerdir.

Sibel K. Türker, Mecnun Kelebekler'de dünyadaki en kör şeyin insanın talihi olduğunu hatırlatırken; yoksulluğun, sıkışmışlığın ve kıyıya itilmiş hayatların çoksesli hikâyesini anlatıyor.

“Filiz, soğuk 1 Kasım sabahına uyandığında sol göğsünün hemen altında, kalbinin olması gereken yerde bir yaranın, mevsimsiz kırmızı bir çiçek gibi açtığını biliyordu. ‘Böyle bir havada,' diye düşündü yorganı başının üzerine çekerek, ‘böylesi bir çiçek, şaşılacak şey.'”

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat