#smrgKİTABEVİ Mısradan Öyküye -
Adı Konmayan Aşklar
Vatanın Kalbinde Susanlar
Mısradan Öyküye, şiir ile öykü arasında özgün bir anlatı köprüsü kuruyor. Bu kitapta şiirler yalnızca alıntılanmıyor veya yorumlanmıyor; Cemal Süreya, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Yahya Kemal, Edip Cansever, Faruk Nafiz ve Türk şiirinin farklı güçlü seslerinin dizelerinde saklı duygu, imge ve çağrışımlardan hareketle bağımsız kurgusal öyküler kuruluyor.
Her öykü, bir şiirin bıraktığı yerden başlıyor.
Şairin birkaç dizeye sığdırdığı özlem, aşk, ayrılık, çocukluk, memleket, yalnızlık, bekleyiş ve insanlık hâlleri; kurmaca karakterler, mekânlar ve olay örgüleri aracılığıyla yeni bir anlatı dünyasına taşınıyor.
Bu yönüyle Mısradan Öyküye, şiiri açıklamayı ya da yeniden yazmayı değil; şiirin çağrıştırdığı fakat dizelerde anlatılmadan kalan muhtemel hayatları öyküleştirmeyi amaçlıyor.
Mısralar eserin çıkış noktası, öyküler ise onlardan doğan yeni ve bağımsız kurmaca dünyalardır.
Şiir, bazen bir mısrada susar.
Öykü, o suskunluğun içinden konuşur.
Adı Konmayan Aşklar
Vatanın Kalbinde Susanlar
Mısradan Öyküye, şiir ile öykü arasında özgün bir anlatı köprüsü kuruyor. Bu kitapta şiirler yalnızca alıntılanmıyor veya yorumlanmıyor; Cemal Süreya, Nâzım Hikmet, Ahmed Arif, Yahya Kemal, Edip Cansever, Faruk Nafiz ve Türk şiirinin farklı güçlü seslerinin dizelerinde saklı duygu, imge ve çağrışımlardan hareketle bağımsız kurgusal öyküler kuruluyor.
Her öykü, bir şiirin bıraktığı yerden başlıyor.
Şairin birkaç dizeye sığdırdığı özlem, aşk, ayrılık, çocukluk, memleket, yalnızlık, bekleyiş ve insanlık hâlleri; kurmaca karakterler, mekânlar ve olay örgüleri aracılığıyla yeni bir anlatı dünyasına taşınıyor.
Bu yönüyle Mısradan Öyküye, şiiri açıklamayı ya da yeniden yazmayı değil; şiirin çağrıştırdığı fakat dizelerde anlatılmadan kalan muhtemel hayatları öyküleştirmeyi amaçlıyor.
Mısralar eserin çıkış noktası, öyküler ise onlardan doğan yeni ve bağımsız kurmaca dünyalardır.
Şiir, bazen bir mısrada susar.
Öykü, o suskunluğun içinden konuşur.