#smrgKİTABEVİ Nakış'tan Nakkaş'a - 2025
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786253888459
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
270
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
indirimli
227,50
Havale/EFT ile:
222,95
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199252452
639464
https://www.simurgkitabevi.com/nakistan-nakkasa-2025
Nakış'tan Nakkaş'a - 2025 #smrgKİTABEVİ
227.50
Bütün âlemler bir hakikatin perdesidir: Cemil olan Cemâl'e işaret eder. Güzellik bir elçidir; mutlak güzelliğin, yani Allah'ın cemal sıfatının dili… Bu kitap, gönüllerin hakikate meyliyle yanıp tutuştuğu; suretten mânâya, mahlûktan Hakk'a, cemilden Cemâl'e olan seyrin hikâyesidir.
Tasavvuf; ne sadece bir ilimdir, ne yalnızca bir hal. O, hem kalple hem akılla hem de ruhla yaşanan bir yakîn yolculuğudur. Bu yolculukta ilk adım, kâinattaki güzelliği fark etmektir. Gülün kokusunda, çocuk tebessümünde, gecenin sessizliğinde, bir dervişin secdesinde… Her şeyde Cemil olanın cilvesi vardır. Lâkin asıl mesele, bu güzelliklerin ardında gizlenen Cemâl'i görebilmektir. Bu eser, aşkı sadece mecazda değil, hakikatte arayanlar içindir. Kalbine sorular düşenler, gözünden yaş, gönlünden “ah” dökülenler içindir. Çünkü aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikînin kapısıdır. Çünkü Cemal, kuluna bazen bir nîmet, bazen bir imtihan olarak görünür; ama her hal ü kârda, O'nun tecellisidir.
Sayfalarda, Yunus'un sadeliği, Mevlâna'nın aşkı, Hallâc'ın feryadı, Rabia'nın teslimiyeti yankılanır. Her kelime, kalbi uyandırmaya, gözleri içe döndürmeye, “ben”i eritip “O”nda yok etmeye niyetlidir. Zira tasavvufun maksadı var olmak değil, Hakk'ta yok olup O'nunla var olmaktır.
Ey gönül eri,
Bu kitap sana bir harita sunmaz, çünkü menzil bellidir: Cemal'e…
Lakin sana bir ayna tutar, ta ki sende sen olmayıp O'nu göresin.
Varlığının sırra dönüşmesi, kelâmının zikre bürünmesi, nefsinin rahmete ermesi duasıyla...
Tasavvuf; ne sadece bir ilimdir, ne yalnızca bir hal. O, hem kalple hem akılla hem de ruhla yaşanan bir yakîn yolculuğudur. Bu yolculukta ilk adım, kâinattaki güzelliği fark etmektir. Gülün kokusunda, çocuk tebessümünde, gecenin sessizliğinde, bir dervişin secdesinde… Her şeyde Cemil olanın cilvesi vardır. Lâkin asıl mesele, bu güzelliklerin ardında gizlenen Cemâl'i görebilmektir. Bu eser, aşkı sadece mecazda değil, hakikatte arayanlar içindir. Kalbine sorular düşenler, gözünden yaş, gönlünden “ah” dökülenler içindir. Çünkü aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikînin kapısıdır. Çünkü Cemal, kuluna bazen bir nîmet, bazen bir imtihan olarak görünür; ama her hal ü kârda, O'nun tecellisidir.
Sayfalarda, Yunus'un sadeliği, Mevlâna'nın aşkı, Hallâc'ın feryadı, Rabia'nın teslimiyeti yankılanır. Her kelime, kalbi uyandırmaya, gözleri içe döndürmeye, “ben”i eritip “O”nda yok etmeye niyetlidir. Zira tasavvufun maksadı var olmak değil, Hakk'ta yok olup O'nunla var olmaktır.
Ey gönül eri,
Bu kitap sana bir harita sunmaz, çünkü menzil bellidir: Cemal'e…
Lakin sana bir ayna tutar, ta ki sende sen olmayıp O'nu göresin.
Varlığının sırra dönüşmesi, kelâmının zikre bürünmesi, nefsinin rahmete ermesi duasıyla...
Bütün âlemler bir hakikatin perdesidir: Cemil olan Cemâl'e işaret eder. Güzellik bir elçidir; mutlak güzelliğin, yani Allah'ın cemal sıfatının dili… Bu kitap, gönüllerin hakikate meyliyle yanıp tutuştuğu; suretten mânâya, mahlûktan Hakk'a, cemilden Cemâl'e olan seyrin hikâyesidir.
Tasavvuf; ne sadece bir ilimdir, ne yalnızca bir hal. O, hem kalple hem akılla hem de ruhla yaşanan bir yakîn yolculuğudur. Bu yolculukta ilk adım, kâinattaki güzelliği fark etmektir. Gülün kokusunda, çocuk tebessümünde, gecenin sessizliğinde, bir dervişin secdesinde… Her şeyde Cemil olanın cilvesi vardır. Lâkin asıl mesele, bu güzelliklerin ardında gizlenen Cemâl'i görebilmektir. Bu eser, aşkı sadece mecazda değil, hakikatte arayanlar içindir. Kalbine sorular düşenler, gözünden yaş, gönlünden “ah” dökülenler içindir. Çünkü aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikînin kapısıdır. Çünkü Cemal, kuluna bazen bir nîmet, bazen bir imtihan olarak görünür; ama her hal ü kârda, O'nun tecellisidir.
Sayfalarda, Yunus'un sadeliği, Mevlâna'nın aşkı, Hallâc'ın feryadı, Rabia'nın teslimiyeti yankılanır. Her kelime, kalbi uyandırmaya, gözleri içe döndürmeye, “ben”i eritip “O”nda yok etmeye niyetlidir. Zira tasavvufun maksadı var olmak değil, Hakk'ta yok olup O'nunla var olmaktır.
Ey gönül eri,
Bu kitap sana bir harita sunmaz, çünkü menzil bellidir: Cemal'e…
Lakin sana bir ayna tutar, ta ki sende sen olmayıp O'nu göresin.
Varlığının sırra dönüşmesi, kelâmının zikre bürünmesi, nefsinin rahmete ermesi duasıyla...
Tasavvuf; ne sadece bir ilimdir, ne yalnızca bir hal. O, hem kalple hem akılla hem de ruhla yaşanan bir yakîn yolculuğudur. Bu yolculukta ilk adım, kâinattaki güzelliği fark etmektir. Gülün kokusunda, çocuk tebessümünde, gecenin sessizliğinde, bir dervişin secdesinde… Her şeyde Cemil olanın cilvesi vardır. Lâkin asıl mesele, bu güzelliklerin ardında gizlenen Cemâl'i görebilmektir. Bu eser, aşkı sadece mecazda değil, hakikatte arayanlar içindir. Kalbine sorular düşenler, gözünden yaş, gönlünden “ah” dökülenler içindir. Çünkü aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikînin kapısıdır. Çünkü Cemal, kuluna bazen bir nîmet, bazen bir imtihan olarak görünür; ama her hal ü kârda, O'nun tecellisidir.
Sayfalarda, Yunus'un sadeliği, Mevlâna'nın aşkı, Hallâc'ın feryadı, Rabia'nın teslimiyeti yankılanır. Her kelime, kalbi uyandırmaya, gözleri içe döndürmeye, “ben”i eritip “O”nda yok etmeye niyetlidir. Zira tasavvufun maksadı var olmak değil, Hakk'ta yok olup O'nunla var olmaktır.
Ey gönül eri,
Bu kitap sana bir harita sunmaz, çünkü menzil bellidir: Cemal'e…
Lakin sana bir ayna tutar, ta ki sende sen olmayıp O'nu göresin.
Varlığının sırra dönüşmesi, kelâmının zikre bürünmesi, nefsinin rahmete ermesi duasıyla...
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.