#smrgKİTABEVİ ÖN SİPARİŞ Roma'nın Beş Günü -
Editör:
Korkut Erdur
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
YKY Edebiyat / Roman
ISBN-10:
9789750868702
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x23
Sayfa Sayısı:
512
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
325,00
Havale/EFT ile:
318,50
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 01.10.2026 tarihinde dağıtıma verilecektir.
1199267281
655247
https://www.simurgkitabevi.com/on-siparis-romanin-bes-gunu
ÖN SİPARİŞ Roma'nın Beş Günü - #smrgKİTABEVİ
325
“Oysa adına dünya denilen bu vahşi gezegende ayakta kalmaya çalışan sıradan canlılarız sadece…”
Ahmet Ümit'ten toplumsal çürümüşlüğün beslediği suç ve onun felsefi doğasına edebi bir bakış: Roma'nın Beş Günü
Roma ölülerin omuzlarında yükselir... Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias'tan Roma'ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias'ın kadim ve gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Ahmet Ümit Roma'nın Beş Günü'nde okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.
"İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz."
Ahmet Ümit'ten toplumsal çürümüşlüğün beslediği suç ve onun felsefi doğasına edebi bir bakış: Roma'nın Beş Günü
Roma ölülerin omuzlarında yükselir... Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias'tan Roma'ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias'ın kadim ve gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Ahmet Ümit Roma'nın Beş Günü'nde okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.
"İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz."
“Oysa adına dünya denilen bu vahşi gezegende ayakta kalmaya çalışan sıradan canlılarız sadece…”
Ahmet Ümit'ten toplumsal çürümüşlüğün beslediği suç ve onun felsefi doğasına edebi bir bakış: Roma'nın Beş Günü
Roma ölülerin omuzlarında yükselir... Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias'tan Roma'ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias'ın kadim ve gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Ahmet Ümit Roma'nın Beş Günü'nde okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.
"İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz."
Ahmet Ümit'ten toplumsal çürümüşlüğün beslediği suç ve onun felsefi doğasına edebi bir bakış: Roma'nın Beş Günü
Roma ölülerin omuzlarında yükselir... Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias'tan Roma'ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias'ın kadim ve gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Ahmet Ümit Roma'nın Beş Günü'nde okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.
"İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz."
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.