#smrgKİTABEVİ Ot Dibinde Bir Göcen : Dukaginzâde Ahmed Bey'in Bir Şathiyyesinin Şerhi - Vuslatının 300. Yılı Anısına - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786256618312
Hazırlayan:
Mustafa Tatcı, Cemal Kurnaz
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
56
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
187,60
Havale/EFT ile:
183,85
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199256507
643960
https://www.simurgkitabevi.com/ot-dibinde-bir-gocen-dukaginzade-ahmed-beyin-bir-sathiyyesinin-serhi-vuslatinin-300-yili-anisina-2026
Ot Dibinde Bir Göcen : Dukaginzâde Ahmed Bey'in Bir Şathiyyesinin Şerhi - Vuslatının 300. Yılı Anısına - 2026 #smrgKİTABEVİ
187.60
Bursalı İsmail Hakkı (ö. 1725), kendi gönül ve tefekkür dünyasından damlayan pek çok hakikat sızıntısını kaleme alan ârif bir mutasavvıf olduğu kadar kendinden önce gelen üstâdların eserlerinin anlaşılması için de şerhler yazan mühim bir şârihtir. Ehlinin bildiği üzere vahdet sırlarına ârif olan edip ve şairlerin çoğu mecâzî sözler söyleyiponların hakiki mânâlarını kast ederler. Bursalı, bu tür söylem ve şiirlerin şerh edilmeden anlaşılamayacağını belirtir. O, bu sebeple şerh edebiyatına yönelmiş, özellikle remzî yoğunluğu olan ve belki de ‘edebî birer şathiyye' kabul edebileceğimiz bazı manzumeleri, tasavvufî lügaz ve muammaları açıklayan eserler yazmıştır. Türk edebiyatında sıradışı ifadelerle dikkat çeken şathiyyelerden bir kısmı yazıldıkları tarihten itibaren çeşitli yorumlara konu olmuştur.
Türkçemizde Yûnus'un “Çıktımerik dalına” şiiri bunların ilk örneğidir. İsmail Hakkı da, onlarca eser kaleme alan bir mutasavvıf şair ve yazar olmasının yanında yaptığı şathiyye şerhleriyle edebiyat tarihimize bir kitaplık eser bırakmıştır. O, kendinden önce yaşayan sûfîlerin bazı remizlerini açıklayan eserler kaleme alarak tasavvuf kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur. İsmail Hakkı'nın kaleme aldığı risâlelerden birisi de 16. asır mutasavvıf şairlerimizden Dukaginzâde Ahmed Bey'in şiirine 'Şerh-i Nazm-ı Ahmed' ismiyle yazdığı şerhtir. Biz kitabın adını “Ot dibinde bir göcen” koyduk. “Göcen” Türkçe'de tavşan demektir. Buibareyi şiirde geçen; “Bitmedik ot dibinde doğmadıcak bir göcen / Benleyüben sıçradı vüâşikâr oldu nihân” beytinden ödünç aldık. Bu beyitte şâir, varlık âleminde Hak'tangâl yaşayan insanı gözü açılmamış tavşan yavrusuna benzetir. Şiir bu gâ lin hikâyesidir aslında.
Okuyun, uyku gitsin gözünüzden, diyerek…
Türkçemizde Yûnus'un “Çıktımerik dalına” şiiri bunların ilk örneğidir. İsmail Hakkı da, onlarca eser kaleme alan bir mutasavvıf şair ve yazar olmasının yanında yaptığı şathiyye şerhleriyle edebiyat tarihimize bir kitaplık eser bırakmıştır. O, kendinden önce yaşayan sûfîlerin bazı remizlerini açıklayan eserler kaleme alarak tasavvuf kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur. İsmail Hakkı'nın kaleme aldığı risâlelerden birisi de 16. asır mutasavvıf şairlerimizden Dukaginzâde Ahmed Bey'in şiirine 'Şerh-i Nazm-ı Ahmed' ismiyle yazdığı şerhtir. Biz kitabın adını “Ot dibinde bir göcen” koyduk. “Göcen” Türkçe'de tavşan demektir. Buibareyi şiirde geçen; “Bitmedik ot dibinde doğmadıcak bir göcen / Benleyüben sıçradı vüâşikâr oldu nihân” beytinden ödünç aldık. Bu beyitte şâir, varlık âleminde Hak'tangâl yaşayan insanı gözü açılmamış tavşan yavrusuna benzetir. Şiir bu gâ lin hikâyesidir aslında.
Okuyun, uyku gitsin gözünüzden, diyerek…
Bursalı İsmail Hakkı (ö. 1725), kendi gönül ve tefekkür dünyasından damlayan pek çok hakikat sızıntısını kaleme alan ârif bir mutasavvıf olduğu kadar kendinden önce gelen üstâdların eserlerinin anlaşılması için de şerhler yazan mühim bir şârihtir. Ehlinin bildiği üzere vahdet sırlarına ârif olan edip ve şairlerin çoğu mecâzî sözler söyleyiponların hakiki mânâlarını kast ederler. Bursalı, bu tür söylem ve şiirlerin şerh edilmeden anlaşılamayacağını belirtir. O, bu sebeple şerh edebiyatına yönelmiş, özellikle remzî yoğunluğu olan ve belki de ‘edebî birer şathiyye' kabul edebileceğimiz bazı manzumeleri, tasavvufî lügaz ve muammaları açıklayan eserler yazmıştır. Türk edebiyatında sıradışı ifadelerle dikkat çeken şathiyyelerden bir kısmı yazıldıkları tarihten itibaren çeşitli yorumlara konu olmuştur.
Türkçemizde Yûnus'un “Çıktımerik dalına” şiiri bunların ilk örneğidir. İsmail Hakkı da, onlarca eser kaleme alan bir mutasavvıf şair ve yazar olmasının yanında yaptığı şathiyye şerhleriyle edebiyat tarihimize bir kitaplık eser bırakmıştır. O, kendinden önce yaşayan sûfîlerin bazı remizlerini açıklayan eserler kaleme alarak tasavvuf kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur. İsmail Hakkı'nın kaleme aldığı risâlelerden birisi de 16. asır mutasavvıf şairlerimizden Dukaginzâde Ahmed Bey'in şiirine 'Şerh-i Nazm-ı Ahmed' ismiyle yazdığı şerhtir. Biz kitabın adını “Ot dibinde bir göcen” koyduk. “Göcen” Türkçe'de tavşan demektir. Buibareyi şiirde geçen; “Bitmedik ot dibinde doğmadıcak bir göcen / Benleyüben sıçradı vüâşikâr oldu nihân” beytinden ödünç aldık. Bu beyitte şâir, varlık âleminde Hak'tangâl yaşayan insanı gözü açılmamış tavşan yavrusuna benzetir. Şiir bu gâ lin hikâyesidir aslında.
Okuyun, uyku gitsin gözünüzden, diyerek…
Türkçemizde Yûnus'un “Çıktımerik dalına” şiiri bunların ilk örneğidir. İsmail Hakkı da, onlarca eser kaleme alan bir mutasavvıf şair ve yazar olmasının yanında yaptığı şathiyye şerhleriyle edebiyat tarihimize bir kitaplık eser bırakmıştır. O, kendinden önce yaşayan sûfîlerin bazı remizlerini açıklayan eserler kaleme alarak tasavvuf kültürüne önemli katkılarda bulunmuştur. İsmail Hakkı'nın kaleme aldığı risâlelerden birisi de 16. asır mutasavvıf şairlerimizden Dukaginzâde Ahmed Bey'in şiirine 'Şerh-i Nazm-ı Ahmed' ismiyle yazdığı şerhtir. Biz kitabın adını “Ot dibinde bir göcen” koyduk. “Göcen” Türkçe'de tavşan demektir. Buibareyi şiirde geçen; “Bitmedik ot dibinde doğmadıcak bir göcen / Benleyüben sıçradı vüâşikâr oldu nihân” beytinden ödünç aldık. Bu beyitte şâir, varlık âleminde Hak'tangâl yaşayan insanı gözü açılmamış tavşan yavrusuna benzetir. Şiir bu gâ lin hikâyesidir aslında.
Okuyun, uyku gitsin gözünüzden, diyerek…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.