#smrgKİTABEVİ Peri - 2026

Editör:
Aslı Güneş
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Dizi Adı:
ISBN-10:
9786255683786
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199255502
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
224
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
195,00
Havale/EFT ile: 191,10
Siparişiniz 4&6 iş günü arasında kargoda
1199255502
642924
Peri -        2026
Peri - 2026 #smrgKİTABEVİ
195.00
“Elime alıyorum tokayı; ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden. Çıt çıt... Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum. Bir saç kılı bu; incecik, uzun. Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada. Kumral saçlı bir kız. Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış, çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar. Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor. Çocuk havlusunun yanında kocaman, beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı.”

Gölün kıyısına vuran bir ceset. Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak. Kaan, uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken, bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor. Bir öfke. Bir sızı. Bir utanç. Peri'nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç. Bu cenaze, yalnızca bir vedaya değil; geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları. Peri de Kaan da, yıllar boyunca söylenmiş yalanları, anlamla yüklenmiş suskunlukları, bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor. Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını. Çocukluk geri alınabilir mi? Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi, yoksa onu daha görünür mü kılar? Kumlara saplı bir bıçak, geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi? Bu roman, bireysel bir yasın içinden geçerek, çocukluğun korunmamış alanlarını, sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor. Menekşe Toprak, Peri'de zor bir meseleyi yüksek sesle değil, derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor; okuru, suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor.
“Elime alıyorum tokayı; ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden. Çıt çıt... Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum. Bir saç kılı bu; incecik, uzun. Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada. Kumral saçlı bir kız. Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış, çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar. Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor. Çocuk havlusunun yanında kocaman, beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı.”

Gölün kıyısına vuran bir ceset. Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak. Kaan, uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken, bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor. Bir öfke. Bir sızı. Bir utanç. Peri'nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç. Bu cenaze, yalnızca bir vedaya değil; geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları. Peri de Kaan da, yıllar boyunca söylenmiş yalanları, anlamla yüklenmiş suskunlukları, bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor. Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını. Çocukluk geri alınabilir mi? Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi, yoksa onu daha görünür mü kılar? Kumlara saplı bir bıçak, geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi? Bu roman, bireysel bir yasın içinden geçerek, çocukluğun korunmamış alanlarını, sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor. Menekşe Toprak, Peri'de zor bir meseleyi yüksek sesle değil, derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor; okuru, suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat