#smrgKİTABEVİ Platon Euthyphron Diyaloğu - 2026

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199265703
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
106
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
192,00
Havale/EFT ile: 188,16
1199265703
653465
Platon Euthyphron Diyaloğu -         2026
Platon Euthyphron Diyaloğu - 2026 #smrgKİTABEVİ
192
Platon'un Euthyphron Diyaloğu, Sokrates'in mahkeme savunmasından önce Euthyphron ile mahkeme önünde tesadüfi bir şekilde karşılaşmasını konu edinen ve "Dindarlık nedir?" sorusuyla yoğunlaşan ilk eseri olarak görülmektedir. Filozof, Euthypron'dan dindarlığın tanımını yapmasını ister. Euthyphron ise o sırada babasını cinayetle suçlayacak kadar dindar olduğuna inanırken Sokrates dindarlığın genelgeçer bir tanımının olup olmadığını sorar. Kitap boyunca ortaya atılan tanımlar tek tek sorgulanır: "Dindarlık ne demektir?", "Tanrı bir şeyi emrettiği için mi o şey iyi olur yoksa Tanrı iyi olanı mı emreder?" dikotomisinin temellerini oluşturur. Bu ikilem, ahlakın Tanrı'dan bağımsız bir iyilik ölçütüne mi yoksa Tanrı'nın buyruğuna mı dayandığı tartışmasına yol açmaktadır. Bu kitap aynı zamanda Atina kent devletinin mahkeme süreçlerine, dönemin mitolojik anlatılarına, dinsel gelenek ile felsefi geleneği arasındaki karşıtlara ilk örnekler olarak gösterilebilir. Böylece bu eser yalnızca dindarlık tanımı üzerine değil aynı zamanda erdem, kutsal adalet, inanç ve akıl, ahlaki sorumluluk ilişkilerinin de klasik bir sorgulaması hâline gelmiştir.
Platon'un Euthyphron Diyaloğu, Sokrates'in mahkeme savunmasından önce Euthyphron ile mahkeme önünde tesadüfi bir şekilde karşılaşmasını konu edinen ve "Dindarlık nedir?" sorusuyla yoğunlaşan ilk eseri olarak görülmektedir. Filozof, Euthypron'dan dindarlığın tanımını yapmasını ister. Euthyphron ise o sırada babasını cinayetle suçlayacak kadar dindar olduğuna inanırken Sokrates dindarlığın genelgeçer bir tanımının olup olmadığını sorar. Kitap boyunca ortaya atılan tanımlar tek tek sorgulanır: "Dindarlık ne demektir?", "Tanrı bir şeyi emrettiği için mi o şey iyi olur yoksa Tanrı iyi olanı mı emreder?" dikotomisinin temellerini oluşturur. Bu ikilem, ahlakın Tanrı'dan bağımsız bir iyilik ölçütüne mi yoksa Tanrı'nın buyruğuna mı dayandığı tartışmasına yol açmaktadır. Bu kitap aynı zamanda Atina kent devletinin mahkeme süreçlerine, dönemin mitolojik anlatılarına, dinsel gelenek ile felsefi geleneği arasındaki karşıtlara ilk örnekler olarak gösterilebilir. Böylece bu eser yalnızca dindarlık tanımı üzerine değil aynı zamanda erdem, kutsal adalet, inanç ve akıl, ahlaki sorumluluk ilişkilerinin de klasik bir sorgulaması hâline gelmiştir.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat