#smrgSAHAF Revnakoğlu'nun İstanbul'u: İstanbul'un İç Tarihi Fatih 5 Cilt TAKIM - 2021

Kondisyon:
Yeni
ISBN-10:
6057041418
Kargoya Teslim Süresi (İş Günü):
1&3
Hazırlayan:
Mustafa Koç
Cilt:
İplik Dikişli
Ciltçi:
Stok Kodu:
1199092988
Boyut:
19x24
Sayfa Sayısı:
2498
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
Fleksi Kapak
Kağıt Türü:
1. Hamur
Dili:
Türkçe
Kategori:
0,00
1199092988
478829
Revnakoğlu'nun İstanbul'u: İstanbul'un İç Tarihi Fatih 5 Cilt TAKIM -        2021
Revnakoğlu'nun İstanbul'u: İstanbul'un İç Tarihi Fatih 5 Cilt TAKIM - 2021 #smrgSAHAF
0
Revnakoğlu'nun 1968'de vefatının ardından terekesi mahkemece kayıt altına alınmış, ömrünce biriktirdiği ve evini müzeye dönüştüren eşyası yok pahasına elden çıkartılmış, ancak 400 dosya kadar tutan arşivi, müsvedde hâlindeki notları, Abdülbaki Gölpınarlı ve Halil Can'ın teşebbüsleriyle Galata Mevlevîhanesi'ne aktarılmıştı. Evlenmemiş ve akrabaları tesbit edilememiş olduğundan İstanbul'un meçhulünü malûm eden bu kalemden çıkanlar, yıllarca orada birkaç tecessüs sahibine yüzünü gösterdi. Zaman zaman müşkülleşen el yazısı, umumun kaldırabileceği mana duvağı değildi. Arşiv bu vaziyetteyken ondan istifadeye gelenler eksiksiz tasnifi hiçbir zaman yapılamayan bu terekeden çok şeyi alıp götürdü!

Arşiv yıllar sonra oradan 2007'de Süleymaniye Kütüphanesi'nin muhterem müdürlerinden Nevzat Kaya'nın gayretiyle Süleymaniye'ye intikal etttirildi. Bu intikal devresinde yapılmak istenen tasnif teşebbüsü de akamete uğradı, nihayetinde ilk dağınık hâliyle dosyalar Galata Mevlevîhane'sinden geldiği gibi kayda girdi. Dosya başlıkları muhtevasını aksettirmekte hayli kifayetsizdi ve bugün de hâl böyledir. Koca bir şehrin hafızasını toplamaya çalışan Revnakoğlu, İstanbul'u çalışanlardan farklıydı. Mabedi hariçten görüp yazmadı, içeri girdi, sesi duydu, insanı gördü, manayı aradı, hemen her şeyi her şey ayaktayken; şahsiyetler diriyken, her şeyi görürken yazdı. Revnakoğlu, müslüman İstanbul'u yazdı. Şehrin suretini yazıp bırakanlardan değildi, en ziyade siretini yazdı, suretle sireti ayırmadan yazdı. O yaşarken belleğiyle, insanlarıyla Osmanlı'nın son sesi, şimdi hafızasız bir şehre dönüşen İstanbul'da hâlâ duyuluyordu. Revnakoğlu bu sesi duydu ve duyduğu gibi kaleme döktü. Lâkin uğultuların arasında Revnakoğlu'nun sesi lâyıkıyla duyulmadı.

377 dosyada Osmanlı ve Cumhuriyet beraber yer aldı. Tulûat, şeyhler, edebî simalar, mevlidhânlar, mimarî… Hâsılı kırk ambardı ve dağınıktı. Binlerce not yerini bulamamış, kompozisyona girememiş, kitaba dönüşememişti.

Dosyaları bir referans metne dönüştürmek, bu sırada malzemeyi yerli yerine oturtmak için İstanbul haritasını açıp şahısları, mekânları, vakaları bu haritaya yayarak Revnakoğlu'nun İstanbulu'nu görmek istedik. Bu çalışma bu şekilde vücuda geldi. İlk planda Fatih İlçesi'ne dair Revnakoğlu envanteri çıkartıldı. Dört ciltlik bu çalışma, Revnakoğlu'nun Fatih notlarıdır.

Revnakoğlu'ndan aktarılan metinler çok defa farklı bir punto ve muhakkak referansları gösterilerek verildi. Bu çalışmada fark edileceği gibi okuyucuya kolaylık olması için ön hazırlık, kıymetlendirme kısımları bana aittir. Zaman zaman güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan yerlerde ilâvelerle bir bütünlük teşkiline gayret edildi. Yaptığım, Revnakoğlu'nun notlarına okuyucu için bir rehberlikten ibarettir. Temin edilebilen diğer kaynaklardan görsel malzeme ve bazen de bahsi geçmeyen yerler için notlar bu çalışmaya katılmıştır.

Dosya ve dosyalardaki imaj numaralarını beraber verdim. Bu usul, okuyucuya karşılaştırma imkânını da verir, zira Süleymaniye Kütüphanesi'nde her bir kağıt için bir fotoğraf çekilmemiş, bazen yedi sekiz kağıt tek bir imaja sığdırılmıştı ve sayfa numaraları da verilmemişti. Kullanımda olan dosyalar bu hâl üzeredir. İlâve edelim, imajlar alınırken atlamalar, kusurlu çekimden kaynaklanan görüntü problemleri de vardı.

Okuyucu için belirtelim, dosya ve imaj numarasıyla maksadım şudur: Misal olarak iktibas yaparken "(126:249)" denmişse, ilk rakamla (126), Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki Revnakoğlu bölümünde yer alan dosyanın numarası; iki noktadan sonraki rakamla (249), dosyadaki imaj sırası gösterilmiştir.

Bu çalışma sırasında isimlerini şükranla yâd edeceğim birçok dostun yardımını gördüm. Ali Özcan'ı bilhassa zikretmeliyim, haftalarca kendisiyle müzakere ederek kitabın yol haritasını çıkardım. Satır satır bu eser hazırlanırken Büşra Avşar'ın teşvikini unutamayacağım, emeği kıymet biçilemezdi. Ubeydullah Kısacık, hep destekledi, son okumaları yaptı, ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Ahmet Emre, her sıkıştığımda yetişti, koştu, yazılırken Ubeyd'le beraber yanımdaydı, minnettarım. Meslektaşım Mikail Cengiz'in dostluğu, insanlığı bu eserin hazırlanmasında teşvik ediciydi, şahsını hürmetle anıyorum.

Son olarak, eserin neşrini teklif eden Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan'a teşekkür ediyorum, alâkalandı, değer bildi. - Mustafa Koç
Revnakoğlu'nun 1968'de vefatının ardından terekesi mahkemece kayıt altına alınmış, ömrünce biriktirdiği ve evini müzeye dönüştüren eşyası yok pahasına elden çıkartılmış, ancak 400 dosya kadar tutan arşivi, müsvedde hâlindeki notları, Abdülbaki Gölpınarlı ve Halil Can'ın teşebbüsleriyle Galata Mevlevîhanesi'ne aktarılmıştı. Evlenmemiş ve akrabaları tesbit edilememiş olduğundan İstanbul'un meçhulünü malûm eden bu kalemden çıkanlar, yıllarca orada birkaç tecessüs sahibine yüzünü gösterdi. Zaman zaman müşkülleşen el yazısı, umumun kaldırabileceği mana duvağı değildi. Arşiv bu vaziyetteyken ondan istifadeye gelenler eksiksiz tasnifi hiçbir zaman yapılamayan bu terekeden çok şeyi alıp götürdü!

Arşiv yıllar sonra oradan 2007'de Süleymaniye Kütüphanesi'nin muhterem müdürlerinden Nevzat Kaya'nın gayretiyle Süleymaniye'ye intikal etttirildi. Bu intikal devresinde yapılmak istenen tasnif teşebbüsü de akamete uğradı, nihayetinde ilk dağınık hâliyle dosyalar Galata Mevlevîhane'sinden geldiği gibi kayda girdi. Dosya başlıkları muhtevasını aksettirmekte hayli kifayetsizdi ve bugün de hâl böyledir. Koca bir şehrin hafızasını toplamaya çalışan Revnakoğlu, İstanbul'u çalışanlardan farklıydı. Mabedi hariçten görüp yazmadı, içeri girdi, sesi duydu, insanı gördü, manayı aradı, hemen her şeyi her şey ayaktayken; şahsiyetler diriyken, her şeyi görürken yazdı. Revnakoğlu, müslüman İstanbul'u yazdı. Şehrin suretini yazıp bırakanlardan değildi, en ziyade siretini yazdı, suretle sireti ayırmadan yazdı. O yaşarken belleğiyle, insanlarıyla Osmanlı'nın son sesi, şimdi hafızasız bir şehre dönüşen İstanbul'da hâlâ duyuluyordu. Revnakoğlu bu sesi duydu ve duyduğu gibi kaleme döktü. Lâkin uğultuların arasında Revnakoğlu'nun sesi lâyıkıyla duyulmadı.

377 dosyada Osmanlı ve Cumhuriyet beraber yer aldı. Tulûat, şeyhler, edebî simalar, mevlidhânlar, mimarî… Hâsılı kırk ambardı ve dağınıktı. Binlerce not yerini bulamamış, kompozisyona girememiş, kitaba dönüşememişti.

Dosyaları bir referans metne dönüştürmek, bu sırada malzemeyi yerli yerine oturtmak için İstanbul haritasını açıp şahısları, mekânları, vakaları bu haritaya yayarak Revnakoğlu'nun İstanbulu'nu görmek istedik. Bu çalışma bu şekilde vücuda geldi. İlk planda Fatih İlçesi'ne dair Revnakoğlu envanteri çıkartıldı. Dört ciltlik bu çalışma, Revnakoğlu'nun Fatih notlarıdır.

Revnakoğlu'ndan aktarılan metinler çok defa farklı bir punto ve muhakkak referansları gösterilerek verildi. Bu çalışmada fark edileceği gibi okuyucuya kolaylık olması için ön hazırlık, kıymetlendirme kısımları bana aittir. Zaman zaman güzergâh üzerinde ihtiyaç duyulan yerlerde ilâvelerle bir bütünlük teşkiline gayret edildi. Yaptığım, Revnakoğlu'nun notlarına okuyucu için bir rehberlikten ibarettir. Temin edilebilen diğer kaynaklardan görsel malzeme ve bazen de bahsi geçmeyen yerler için notlar bu çalışmaya katılmıştır.

Dosya ve dosyalardaki imaj numaralarını beraber verdim. Bu usul, okuyucuya karşılaştırma imkânını da verir, zira Süleymaniye Kütüphanesi'nde her bir kağıt için bir fotoğraf çekilmemiş, bazen yedi sekiz kağıt tek bir imaja sığdırılmıştı ve sayfa numaraları da verilmemişti. Kullanımda olan dosyalar bu hâl üzeredir. İlâve edelim, imajlar alınırken atlamalar, kusurlu çekimden kaynaklanan görüntü problemleri de vardı.

Okuyucu için belirtelim, dosya ve imaj numarasıyla maksadım şudur: Misal olarak iktibas yaparken "(126:249)" denmişse, ilk rakamla (126), Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki Revnakoğlu bölümünde yer alan dosyanın numarası; iki noktadan sonraki rakamla (249), dosyadaki imaj sırası gösterilmiştir.

Bu çalışma sırasında isimlerini şükranla yâd edeceğim birçok dostun yardımını gördüm. Ali Özcan'ı bilhassa zikretmeliyim, haftalarca kendisiyle müzakere ederek kitabın yol haritasını çıkardım. Satır satır bu eser hazırlanırken Büşra Avşar'ın teşvikini unutamayacağım, emeği kıymet biçilemezdi. Ubeydullah Kısacık, hep destekledi, son okumaları yaptı, ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Ahmet Emre, her sıkıştığımda yetişti, koştu, yazılırken Ubeyd'le beraber yanımdaydı, minnettarım. Meslektaşım Mikail Cengiz'in dostluğu, insanlığı bu eserin hazırlanmasında teşvik ediciydi, şahsını hürmetle anıyorum.

Son olarak, eserin neşrini teklif eden Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan'a teşekkür ediyorum, alâkalandı, değer bildi. - Mustafa Koç
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat