#smrgKİTABEVİ Ruh Görme Üzerine -
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
120
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Çeviren:
Ali Nalbant
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
Versuch über Geistersehn und was damit
zusammenhängt
Kategori:
indirimli
140,00
Havale/EFT ile:
137,20
Temin süresi 4&6 gündür.
1199270276
658483
https://www.simurgkitabevi.com/ruh-gorme-uzerine
Ruh Görme Üzerine - #smrgKİTABEVİ
140
Arthur Schopenhauer'in doğaüstü fenomenlere yönelmesinin ardında doğrudan şahsi deneyimleri yatar. Berlin'deyken gördüğü kehanet içerikli bir rüya üzerine şehri terk etmesi; Frankfurt'a yerleştiğinde ise ölmüş babası ile henüz hayattaki annesinin vizyonlarıyla karşılaşması, filozofu bu olayları sistematik bir zeminde araştırmaya itmiştir. Literatürdeki pek çok vakayı sahtekârlık veya bilgisizlikle eleştirse de belirli vizyonların ve haberci rüyaların nesnel bir gerçekliğe dayandığını savunur.
Ruh Görme Üzerine, çağının katı akılcılığının dışladığı hayalet tezahürlerini, durugörüyü ve hayvansal manyetizmayı Schopenhauer'in “tasavvur, irade ve kendinde şey” sistematiği üzerinden yeniden tanımlayan cüretkâr bir metindir. Filozof bu olayları ne kolaycı bir reddiyeyle kestirip atar ne de batıl inançlara sığınır; tüm bu süreçleri dış duyulardan bağımsız işleyen bir “rüya organı”nın faaliyeti olarak konumlandırır.
Buradaki asıl mesele ruhlara inanıp inanmamak değil; nesnel sandığımız dış dünyanın, zihnin kurguladığı son derece esnek ve kırılgan bir inşa olduğunu kavramaktır. Schopenhauer, algının sınır uçlarında işleyen gizemli mekanizmaları çözümlerken, dönemin sığ materyalizmine ve dinsel dogmatizmine karşı radikal, idealist bir felsefi müdahale gerçekleştiriyor.
Ruh Görme Üzerine, çağının katı akılcılığının dışladığı hayalet tezahürlerini, durugörüyü ve hayvansal manyetizmayı Schopenhauer'in “tasavvur, irade ve kendinde şey” sistematiği üzerinden yeniden tanımlayan cüretkâr bir metindir. Filozof bu olayları ne kolaycı bir reddiyeyle kestirip atar ne de batıl inançlara sığınır; tüm bu süreçleri dış duyulardan bağımsız işleyen bir “rüya organı”nın faaliyeti olarak konumlandırır.
Buradaki asıl mesele ruhlara inanıp inanmamak değil; nesnel sandığımız dış dünyanın, zihnin kurguladığı son derece esnek ve kırılgan bir inşa olduğunu kavramaktır. Schopenhauer, algının sınır uçlarında işleyen gizemli mekanizmaları çözümlerken, dönemin sığ materyalizmine ve dinsel dogmatizmine karşı radikal, idealist bir felsefi müdahale gerçekleştiriyor.
Arthur Schopenhauer'in doğaüstü fenomenlere yönelmesinin ardında doğrudan şahsi deneyimleri yatar. Berlin'deyken gördüğü kehanet içerikli bir rüya üzerine şehri terk etmesi; Frankfurt'a yerleştiğinde ise ölmüş babası ile henüz hayattaki annesinin vizyonlarıyla karşılaşması, filozofu bu olayları sistematik bir zeminde araştırmaya itmiştir. Literatürdeki pek çok vakayı sahtekârlık veya bilgisizlikle eleştirse de belirli vizyonların ve haberci rüyaların nesnel bir gerçekliğe dayandığını savunur.
Ruh Görme Üzerine, çağının katı akılcılığının dışladığı hayalet tezahürlerini, durugörüyü ve hayvansal manyetizmayı Schopenhauer'in “tasavvur, irade ve kendinde şey” sistematiği üzerinden yeniden tanımlayan cüretkâr bir metindir. Filozof bu olayları ne kolaycı bir reddiyeyle kestirip atar ne de batıl inançlara sığınır; tüm bu süreçleri dış duyulardan bağımsız işleyen bir “rüya organı”nın faaliyeti olarak konumlandırır.
Buradaki asıl mesele ruhlara inanıp inanmamak değil; nesnel sandığımız dış dünyanın, zihnin kurguladığı son derece esnek ve kırılgan bir inşa olduğunu kavramaktır. Schopenhauer, algının sınır uçlarında işleyen gizemli mekanizmaları çözümlerken, dönemin sığ materyalizmine ve dinsel dogmatizmine karşı radikal, idealist bir felsefi müdahale gerçekleştiriyor.
Ruh Görme Üzerine, çağının katı akılcılığının dışladığı hayalet tezahürlerini, durugörüyü ve hayvansal manyetizmayı Schopenhauer'in “tasavvur, irade ve kendinde şey” sistematiği üzerinden yeniden tanımlayan cüretkâr bir metindir. Filozof bu olayları ne kolaycı bir reddiyeyle kestirip atar ne de batıl inançlara sığınır; tüm bu süreçleri dış duyulardan bağımsız işleyen bir “rüya organı”nın faaliyeti olarak konumlandırır.
Buradaki asıl mesele ruhlara inanıp inanmamak değil; nesnel sandığımız dış dünyanın, zihnin kurguladığı son derece esnek ve kırılgan bir inşa olduğunu kavramaktır. Schopenhauer, algının sınır uçlarında işleyen gizemli mekanizmaları çözümlerken, dönemin sığ materyalizmine ve dinsel dogmatizmine karşı radikal, idealist bir felsefi müdahale gerçekleştiriyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.