#smrgKİTABEVİ Şafak Söktü -

Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Dizi Adı:
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Stok Kodu:
1199269089
Boyut:
14x21
Sayfa Sayısı:
152
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
2
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso Kâğıt
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
210,00
Havale/EFT ile: 205,80
1199269089
657266
Şafak Söktü -
Şafak Söktü - #smrgKİTABEVİ
210
İşkenceciler görünmedi ortalıkta: ışığı gören yarasalar gibi sinmişlerdi kuytu karanlıklara. Hiçbiri koğuşun mazgalını açmaya cesaret edemedi.Panikteydiler. Tutsaklara dayattıkları kurallar bin kez parçalandı o gece. Ve o gece bilinçlerden dillere destanlar aktı. O gece bestelendi; ‘Tarihin Şen Çocukları' türküsü.…9. hücrede, elinde üç kibrit çöpünü bir meşale gibi tutan Keko, hücresinden çıktı. Saçtığı aydınlıklarla zindanın içi kızılımsı bir renge bürünmüştü. Keko, direnişin içleri ısıtan gülümsemesiyle tutsakları selamdı. Tüm tutsaklar hücredemirlerine adeta yapışmış, Keko'yu yürekleriyle izliyorlardı. Keko, yaraları iyileştiriyor, direnişler sunuyordu. Ve sonra engin diyarlardaki ateşlere katılmak üzere, ayın o renk alaşımı ışınlarının parlaklığında gözlerden yitti...Ve şafak söktü, Mazlum'un aleviyle zindan karanlığı aydınlandı, gün dirildi.…Onlarca tutsak ölüme kendi ayaklarıyla, kendi yürekleriyle, kendi bilinçleriyle koşuyordu. İşkenceci başı kimi öldürecek, kime işkence yapacaktı? Ölmesini öğrenen, ölüm yolunu Arşimet'in “Buldum, buldum” sözünü anımsatır şekilde coşkuyla bulan tutsakları ne ile korkutacak, nasıl yargılayacaklardı…
İşkenceciler görünmedi ortalıkta: ışığı gören yarasalar gibi sinmişlerdi kuytu karanlıklara. Hiçbiri koğuşun mazgalını açmaya cesaret edemedi.Panikteydiler. Tutsaklara dayattıkları kurallar bin kez parçalandı o gece. Ve o gece bilinçlerden dillere destanlar aktı. O gece bestelendi; ‘Tarihin Şen Çocukları' türküsü.…9. hücrede, elinde üç kibrit çöpünü bir meşale gibi tutan Keko, hücresinden çıktı. Saçtığı aydınlıklarla zindanın içi kızılımsı bir renge bürünmüştü. Keko, direnişin içleri ısıtan gülümsemesiyle tutsakları selamdı. Tüm tutsaklar hücredemirlerine adeta yapışmış, Keko'yu yürekleriyle izliyorlardı. Keko, yaraları iyileştiriyor, direnişler sunuyordu. Ve sonra engin diyarlardaki ateşlere katılmak üzere, ayın o renk alaşımı ışınlarının parlaklığında gözlerden yitti...Ve şafak söktü, Mazlum'un aleviyle zindan karanlığı aydınlandı, gün dirildi.…Onlarca tutsak ölüme kendi ayaklarıyla, kendi yürekleriyle, kendi bilinçleriyle koşuyordu. İşkenceci başı kimi öldürecek, kime işkence yapacaktı? Ölmesini öğrenen, ölüm yolunu Arşimet'in “Buldum, buldum” sözünü anımsatır şekilde coşkuyla bulan tutsakları ne ile korkutacak, nasıl yargılayacaklardı…
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat