#smrgKİTABEVİ Saklı Gölge - 2026
Editör:
Kondisyon:
Yeni
Sunuş / Önsöz / Sonsöz / Giriş:
Basıldığı Matbaa:
Sözkesen Matbaacılık
ISBN-10:
Hazırlayan:
Cilt:
Amerikan Cilt
Ciltçi:
Boyut:
14x20
Sayfa Sayısı:
136
Basım Yeri:
Ankara
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Enso
Dili:
Türkçe
Kategori:
indirimli
154,00
Havale/EFT ile:
150,92
1199259386
647054
https://www.simurgkitabevi.com/sakli-golge-2026
Saklı Gölge - 2026 #smrgKİTABEVİ
154
“Ben, köyün akılsızı! Siz konuştuğunuzda ben sustum. Siz güldüğünüzde ben ağladım.” “Hakikatler hep bir yerde durur...” “Kitaptaki mürekkep izleri, geçmişin silinmez lekelerini hatırlatıyordu.” “Her ses, her taş, her çatlak başka bir hikâyenin anlatıcısıydı.” Bu yorgun düşmüş toprakları “yurt” sayanların geride bıraktığı saklı ve sessiz izlerin hikâyesi... Aydın Kaşkal'ın ilk romanı Saklı Gölge'de, yıllar içinde bir kıyanın önüne katılıp gidenler, gidip de dönmeyenler, yollarda can verenler, parçalanan aileler yeniden yaşam buluyor. Gözden ırak tutulanları, istenmeyenleri, yok sayılanları, sürgün edilenleri, öldürülenleri herkes unutsa da vicdanlar unutmuyor. Hakikatler bir gölge, bir ağaç, bir “deli” olarak gün yüzüne çıkıyor. Kurbanlar değişiyor, trajedi aynı kalıyor. Birlikte yaşamanın, çok kültürlülüğe ve farklı düşüncelere alan tanımanın resmi tarihte anlatıldığı denli kolay olmadığını, yazgıların nasıl hoyratça altüst edildiğini ince bir dille anlatıyor Kaşkal. Her şeye karşın unutmamak için, anımsamak için, kötülüğe teslim olmamak için tarihin örtüsünü kaldırıyor elinizdeki kitap.
“Ben, köyün akılsızı! Siz konuştuğunuzda ben sustum. Siz güldüğünüzde ben ağladım.” “Hakikatler hep bir yerde durur...” “Kitaptaki mürekkep izleri, geçmişin silinmez lekelerini hatırlatıyordu.” “Her ses, her taş, her çatlak başka bir hikâyenin anlatıcısıydı.” Bu yorgun düşmüş toprakları “yurt” sayanların geride bıraktığı saklı ve sessiz izlerin hikâyesi... Aydın Kaşkal'ın ilk romanı Saklı Gölge'de, yıllar içinde bir kıyanın önüne katılıp gidenler, gidip de dönmeyenler, yollarda can verenler, parçalanan aileler yeniden yaşam buluyor. Gözden ırak tutulanları, istenmeyenleri, yok sayılanları, sürgün edilenleri, öldürülenleri herkes unutsa da vicdanlar unutmuyor. Hakikatler bir gölge, bir ağaç, bir “deli” olarak gün yüzüne çıkıyor. Kurbanlar değişiyor, trajedi aynı kalıyor. Birlikte yaşamanın, çok kültürlülüğe ve farklı düşüncelere alan tanımanın resmi tarihte anlatıldığı denli kolay olmadığını, yazgıların nasıl hoyratça altüst edildiğini ince bir dille anlatıyor Kaşkal. Her şeye karşın unutmamak için, anımsamak için, kötülüğe teslim olmamak için tarihin örtüsünü kaldırıyor elinizdeki kitap.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.